ayyıldız vekaletle kurban kampanyası
ayyıldız bir hafızın oldun

Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

Müslümanlar, Şirkin, Bidat ve Hurafenin Zararından Korunmalıdır
" ( Ey! Muhammed) De ki : Eğer Allah'ı seviyorsanız bana uyun ki Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın..." ( Âl-i İmrân sûresi, âyet 31)
 
    " Sözlerin en güzeli Allah'ın kelamıdır. Yolların en hayırlısı Muhammed'in (s) yoludur. İşlerin en şerlisi dine sonradan sokulanlardır. Dine sonradan sokulan her şey bid'at, her bid'at sapıklık ve her sapıklık da cehennemliktir." ( Hadis)
 
    Sanırım, bu iki muhteşem ve güzel emirler, mes'elemize ışık tutacak, bizlere yol gösterecektir!.. Çünkü, İslam ve Müslümanlar, Asr-ı Saadet döneminden hemen sonra, her türlü uyduruk bid'at ve hurafelerle boğuşmaya başlamış, o tarihten bu yana da boğuşması, cedelleşmesi,  temiz inancını onlara tutsak etmesi aynen devam etmektedir!..
 
    Tabii ki, bu çirkinliğin temelinde çok tanrılı Mısır ve Yunan mitolojisinden etkilenmeler, Şamanizmden alıntılar, Budizmden uyarlamalar, maniheizmden , Zerdüştlükten kopup gelen adet, gelenek ve yaşayışların baskısı, geçmesi  inkar edilemeyecek kadar büyüktür!..  Örneklendirmek istersek,
    Dün ve bu gün, camilerimizde, evlerimizde, dost toplantılarında, sünnet merasimlerinde, düğünlerimizde okunmakta olan Süleyman Çelebi'nin mevlidi neyin nesidir, neresi ibadettir, neresinden sevap kazanılacaktır?
 
    İslam aleminin, Mehdi, Mesih, İsa, Deccal ve 12 nci imamı beklemesine ne demeliyiz? Yani, elde bulunan aziz Kur'an ve sahih hadis, Müslümanlara kifayet etmiyormu ki, zikredilen uydurma isimler beklenir olmuş, Müslümanlar, tüm ümitlerini kaybederek, İsa'nın, Mehdi'nin ve Mesih'in yolunu gözler olmuştur?
 
    Bir adam düşünün!.. l5-20 yıl şeyhine hizmet ediyor, onun bir dediğini iki etmiyor, abdest suyundan tutunda, taharetine kadar şeyhi ile ilgileniyor!.. Hizmet ehl-i bu kişiyi, 20 yıl sonra bir bakıyorsunuz, küçük bir imtihan ediyorsunuz, Kur'an'dan bihaber, sahih sünnetten bihaber yaşamaktadır!..
 
    Niçin? Çünkü, bu adam 20 yıl boyunca, hurafe dinledi, göklerde uçmayı, karnına şiş saplamayı, keramet görmeyi , rabıtayı, şeyhi sayesinde cennete gitmeyi öğrendi de onun için!.. Yazık değil mi bu insanlara?
 
    Yahu kardeşim!.. 20 yıl çok zaman parçasıdır!.. Bir ömrün en azından dörtte biridir!.. 20 yılda, bir Müslüman, kaç tefsir okuyabilir, kaç hadisi gözden geçirebilir?, kaç takım İslam tarihini okur, Kur'anî bilgisi ne kadar olabilir?
 
    Bir kere şunu unutmayalım: Ebu Hüreyre (ra) gibi bir sahabe, Resulullah (sav)'in yanında dört yıl kalıyor ve hizmet ediyor!.. Ne kadar hadis rivayet biliyor musunuz? 5300 küsur hadisi şerif rivayetinde bulunuyor!..
 
    Ya benim mürid dostum ne yapıyor? 20 yıl şeyhe hizmet ediyor, 20 yıl sonra kafayı yiyor, aklı terkedip, sokaklarda çılgıncasına " Hay!" (!) çekmesini, nara atmasını öğreniyor!.. Yazıklar olsun!.. Şimdi, şu güzel alıntıyı birlikte okuyalım:
 
    " Sünnete uyduğunu iddia eden tasavvufçulara soralım, " sizin meşhur evliyanızın hangisi gibi, Rasûlulah (sav) bir gün kalkıp " Ben Allahım" diye ( hâşâ) nâra attı? Hangi sahabe " bazen ben Allah'a ibadet ederim, bazen Allah bana ibadet eder " dedi?
    Hangi sahabe veya tabiin şeyhinin kabrinden yardım istedi veya ilim tahsil etti veya hangisine gaipten vahiyler geldi? Rasûlullah (sav)'in vefatından sonra Ebu Bekr (ra) Ömer (ra):
    " Bizimle gel rasulullahın yaptığı gibi Ümmü Eymen'i (r.anha) ziyaret edelim" dedi. Ziyaretine gittiler, yanına varınca kadıncağız ağladı. Kendisine: " Niye ağlıyorsun? Allah'ın kendi nezdinde hazırladığı, Rasulullah (sav) için daha hayırlıdır" dediler.
    Kadın onlara: " ben de biliyorum ki Allah'ın yanındaki Rasûlullah (sav) için elbette daha hayırlıdır. Ancak ben semadan vahyin kesilmesine ağlıyorum". Cevabını verdi. ( Ümmü Eymen) bu sözüyle onları da ağlattı ve Ümmü Eymen'le beraberce ağladılar.
 
    O sahabe ne şeyhinin bakışlarından feyz ile bilgileniyordu, ne onu rabıta ederek manen yükseliyordu, ne de ölülerin kabrinden ilim tahsil ediyorlardı. Onlar Kur'an'ı Kerim ve peygamberin sünnetini bilenleri arayıp buluyor, dizlerinin dibinde dinliyor, bilmediğini soruyor ve öğrendiklerini öğretmek için çalışıyorlardı.
   
    Muaz Bin Cebel genç yaşta ölüm döşeğinde iken etrafında talebeleri ağlaşıyordu. Niçin ağlıyorsunuz, ben nasıl olsa bu emaneti sahibine vereceğim deyince talabeler:
    " Biz senin ölümüne değil, seninle birlikte giden ilme ağlıyoruz" demişlerdi. Hepsi de onun kabrinden ilim öğrenileyemeyeceğini biliyordu. Ya kabirlerde şeyhinden ilim tahsil etmeye devam ettiğini iddia eden tasavvufçulara ne demeli? Zira tasavvuf kitapları bu zırvalarla dolu." ( kurantevhidsunnet.blogcu.com)
 
    Netice olarak;
    21 nci asrın Müslümanları uyanık, dikkatli, bilinç sahibi olmak zorundadır!.. Üstad, ağabey, gavs, kutup, kutbul aktab, şeyh, mürid, müntesip, Mehdi, Mesih, Deccal, 12 İmam vb. çılgınlıkları Müslümanlar bihakkın bilecek, bunları, ölçü olarak Kur'an ve Sünnet ölçeğine vurarak, haklıyı, haksızı, haramı, helali tayin edeceklerdir!..
    Yani, Yukarıda zikredilen isimler, namlar, ünvanlar, ne Resulullah döneminde, nede sahabe-i kiram devrinde söylenmemiş, dillendirilmemiş, ama, sonraki zamanlarda, " at izi, it izine karışınca" söylenmeye, konuşulmaya,, Kur'an ve Sünnet yolu terkedilmeye başlanmıştır!..  Dolayısıyla;
    Müslümanlar olarak, bid'at nedir, hurafe nedir, şirk nerelerden kaynaklanmaktadır bunları bilmemiz, tanımamız, şerlerinden, zararlarından bihakkın korunmamız üzerimize terettüp eden en büyük sorumluluktur.
    Varsın, bir kısım gelenekçi Müslümanlar, şu anda Allah'ın yanında oturmakta (!) olan İsa'yı tıpkı Hristiyan alemi gibi bekleye dursunlar!.. Mülhid Şia gibi 12 imam yolunu gözleyip dursunlar!.. Daha dünkü zamanın yapımı olan Şam'daki beyaz minare ne zaman şenlenecek, İsa ne zaman geldi, gelecek diye yol gözleyip, beyin ve kafalarını böylesi Kur'an dışı şeylerle tüketsinler!..
    Rabbim!.. Bizlere, Akıl, basiret ve Kur'anî bilinç nasip eylesin!.. Selam ve dua ile..
    Şerafettin Özdemir

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık