ayyıldız bir hafızın oldun

Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

Müşrikliğe Açılan KApı
MÜŞRİKLİĞE AÇILAN KAPI VE MEZARLIK KARDEŞLİĞİ!..
 
 
    " Onun önünde ve arkasında Allah'ın emriyle onu koruyan takipçiler ( melekler) vardır. Bir toplum kendilerindeki özellikleri değiştirinceye kadar Allah, onlarda bulunanı değiştirmez. Allah bir topluma kötülük diledi mi, artık onun için geri çevrilme diye bir şey yoktur. Onların Allah'tan başka yardımcıları da yoktur." ( Ra'd sûresi, âyet 11)
 
    Malum olduğu üzere, her insanın önünde ve arkasında koruyucu ve yazıcı melekler vardır. Bunlar insanı korudukları gibi amellerini de yazarlar.
    Ayeti kerime de işaret edilen bir diğer husus da şudur: Allah bir millete başkalarına nazaran bazı üstünlükler ve bazı nimetler verdiğinde o millet, şımarır ve ahlâkını bozar da o nimete liyakatini kaybederse , Allah nimetini onların elinden alır.
    Millet kendi üstün liyakat ve meziyetlerini bozmadığı müddetçe Allah vermiş olduğu nimeti onların elinden almaz.
 
    Bu girişten sonra, ana mes'eleye başlayacak olursam, defalarca yazmış olduğum gibi, millet olarak, türbelere, mezarlara, kabirlere, yatırlara, ululara, ermişlere karşı aşırı davranışlarımız nedir, ne değildir, Kur'anî ve İslam hukuku açısından bizleri nereye taşıdığını irdelememiz gerekmektedir.
 
    Dikkatimizi şu notlara çevirelim:
 
    " Hangi yatır, hani türbe " kaça kaç" veriyor? Hangisi " koca"sı olmayana koca,  " işi" olmayana iş buluyor? Hangisi " jinekolog", hangisi " psikolog"?  Hangisi "KPSS"ye, hangisi " ÖSSY"ye bakıyor? Her işe ölülerin baktığı, cesetlerin iktidar olduğu, türbelerden yönetilen bir toplum! Alın size " Mezarlık Kardeşliği"
 
    Ölülerin egemen olduğu bir toplumda yaşıyoruz. Her işe onlar bakıyor, her kapıyı onlar açıyor... Genci, yaşlısı, erkeği, kadını kapısında kul olmuş, mermerine elini sürüyor, öpüp okşuyor, avuçlarını açmış yardım diliyor, dua ediyor, önünde sabahlıyor, önünde iftarını açıyor. Ve gerçekten güveniyor, yürekden inanıyor, hatta eşine dostuna tavsiye bile ediyor. Bu nasıl bir sevgi, bağlılık ve sadakat. Bu nasıl bir inanç?
 
    Bilseniz, mezarda kemikler bile kalmamış, belki de içerisi bile bomboş, ceset bile yok!
 
    Ey, dini bütün " Mezarlık kardeşliği " mensupları; " Eyüp Sultan"ı kutsal topraklar ilan ederek her özel gününü ve ibadetini oraya giderek taçlandıran, " Telli Baba"sız düğünü, " Hızır"sız Hıdırellez'i " Oruç Baba"sız ramazanı geçirmeyenler; Neden, Allah bu kainatı ve bizi yaratmışken, şah damarımızdan dahi yakınken, her an yanımızda, her an bizi görüp gözetliyorken " O'"na güvenmiyor ve "O"ndan istemeyi akledemiyorsunuz?
    Neden?
    Hiç ölmeyecekmişsiniz gibi şirk içinde, Allah'a envayı çeşit ortaklar koşarak, uydurma bir dini yaşıyorsunuz ya, birde gün gelip o türbelerde, mezarlarda yatanlar gibi öleceğinizi, hesap vereceğiniz günü ve neden hesaba çekileceğinizi düşünün. İşte o gün gelip çattığında, bazı soruların size sorulacağını ve ne cevap vereceğinizi düşünün." ( www.diniyazilar.com)
 
    Sanırım, bu sözler, bu satırlar, kimi Müslüman kardeşlerime ağır ve baskın gelecektir!.. Ama, acı gerçek böyledir!.. Yaşanılan, yaşadığımız ekser Müslümanlık böyledir!..
 
    Diyorsanız ki, bu sözler, bu iddialar çok ağırdır, bizler suçlanmaktayız!.. diyorsanız.. Tavsiyem, önerim şu olacaktır!.. Ankara Hacı Bayram Camiine gitmeniz, Hacı Bayram türbesinin içerisinde, kenarında ve önünde icra edilen yanlışlara, bid'atlara, isteklere,taleplere bir nazar ediniz!..
 
    İstanbul Eyüp Sultan camiinin önüne gidiniz!.. Orada da, aynı rezaleti, rüsvaylığı, perişanlığı, din dışı, Kur'an dışı şeylere şahit olacaksınızdır!..
 
    Ben kendim; Afşin İlçesinden olduğum, uzun müddet Müftülükte görev yapmış sebebiyle, " Dedebaba Türbesi" etrafında, içerisinde yapılan din dışılıkları, Kur'an'a ters düşen hurafelere şahidim!..
 
    Kimileri, " baş ağrısı" için, kimisi " lumbago" kimisi " Çocuk istemek" için, kimisi "felç" hastalığından, bazıları da kızına, oğluna "baht" açmak vb. durumlar için orada yatıp, kalkmaktadırlar!..
 
    Yani, hangi Müslüman kardeşim, hangi dindar insan, hangi din adamı bu tür menfi, negatif, haram olan şeylere cevaz verebilir? Hal böyle iken;
 
    " Her gün en az kırk kez " Senden başka ilah yoktur" ve " Yalnız sana ibadet eder, yalnız senden yardım dileriz" dediğin halde ( tabii ki arapça okuyorsan farkında olamayabilirsin) dileklerini camii yanındaki türbelerde arayanlardan olduğun ve Rab'bimin yanına bir başkasını koyduğun için sana " istek" konusunda da aşağıdaki sorular sorulacaktır:
 
    Neden " Eyüp Sultan"a gidip mum yakarak dilekte bulundun?
    Neden " Hacı Bayram Türbesi"ne gittiğinde çaput bağlayıp oğlun için hayırlı bir iş istedin?
    Neden yanına sirke alıp yarım dilim ekmek ile " Oruç Baba Türbesi"nde orucunu açtın?
    Neden " şu efendiden" ya da " bu efendiden" dilekte bulundun?
 
    Neden
    Yüce Allah, Kitabı'nda kutsallarını belirlemişken ( Ramazan ayı, Cuma günü, Kadir gecesi gibi) Beraat, Regaip, Mira ve benzeri isimlerde " kandil" geceleri icat ederek kutsallaştırılması ile ilgili sana aşağıdaki soru da sorulacaktır:
    Neden bu gecelerde normal ibadetinin dışında " mübarek (!) uydurma kandil geceleri hürmetine" ibadet ettin? Neden?" ( www.diniyazilar.com)
 
    Hasılı, yukarıda sıralanan, sorulan suallerden, Müslüman hesaba çekilecektir!.. Çünkü, aziz kitabımız Kur'an var iken, İslam'ın emirleri, Resulullah'ın tavsiyeleri, berrak yaşantışı ortada iken, illaki, Yahudiler gibi, Hristiyan mensupları gibi, dini değiştirmenin, din uydurmanın, Kur'an'a nazire peydahlamanın bir anlamı var mıdır?
 
    Netice olarak;
    Zaten, 21 asrın Müslümanları niçin perişandır, rezildir, payimaldir, zillet içerisinde yaşamaktadır? Bu soruların, bu sıralanan satırların, soruların cevabı ortadadır!..
 
    Yüzlerce çeşit farklı Müslümanlık, mezhepçilik, fırkacılık, mişnacılık, ehli sünnetçilik, şiacılık, nusayrilik vb. bin bir başlı bir İslami yaşam içerisindeyiz!..
 
   Biz diyoruz ki, " Ehl-i Sünnet"ciler doğru, İran  Ayatullahları iddia ediyor ve ölümüne mücadelesini veriyor " Şia" doğru, Vehhabiler farklı bir alemde, sufi çevreler bunların hiç birini kabule yanaşmıyor, " üstad" " kutup" "gavs" " Mehdi" "mesih"  geldi , gelecek diye rüyalar görmektedirler!..
 
    Diğer taraftan, batıcılar, maneviyatsız entelektüeller, tamamen farklı bir alemde " dini" sorgulamaktadırlar!..
    Rabbimiz!.. Bizlere, akıl ve Kur'anî şuur lütfetsin!.. Selam ve dua ile..
    Şerafettin Özdemir

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık