ayyıldız bir hafızın oldun

Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

Neden Abdestsiz Okumayın Denir?

  "KUR'AN; HZ. EBUBEKİR (ra) DEVRİNDE KİTAP HALİNE GETİRİLDİĞİNE GÖRE, NASIL OLURDA "ABDESTSİZ OKUMAYIN" DENİR?!.."
 
 
    " Gul hâtû bürhanekum  in küntüm sadıkîn: De ki: Hadi getirin delilinizi , eğer doğru söylüyorsanız?" ( Bakara sûresi, âyet 111)
 
    Bu gün, son kez " abdestsiz Kur'an okunmaz" eleştiri yazımla karşınızdayım. Çünkü, bu iddia müthiş bir iddiadır. Helala haram, harama helal deme iddiasıdır!.. Halbu ki, yüce Allah'ın dışında, hiç bir kimse din adına ne yasa koyabilir, ne kanun geliştirebilir.
 
    Asr-ı Saadet döneminden ,  yani Emeviyye'den sonra, bu tür yanlış alışkanlıklar, huylar, mizaçlar yaygınlaşmış, Resulullah (sav) ve sonraki hülefa-i raşidin döneminde olmayan, adet haline getirilmeyen dinin içerisine helal-haram koyma uygulamaları yaygınlaşmıştır!.. 
 
    Onun içindir ki, son devrin büyük alimi M. İslamoğlu hocanın bazı tesbitlerini yazıma alıntılayacağım!.. Onun ve benzeri alimlerin kalemlerine ve ellerine sağlık!..
    " Ben bu zamana kadar ne Kur'an'dan, ne Rasulullah'tan, ne sahabeden ve ne de müctehid imamlardan Kur'an okurken abdestin farz olduğuna dair ' sahih' bir şey okumadım, duymadım.
 
    Bir şeye " farzdır" demek, helâl ve haram koyma yetkisine girer. Helâl ve haram koyma yetkisinin ise kime verildiği bellidir. Burada " farz olduğu" söylenen bir hüküm olduğuna göre, o hükmü farz kılan delili muhkem ve mütevatir nasslarda bulmamız gerekir.
 
    Bu konuda, çok yaygın bir yanlış anlamaya alet edilen bir ayet vardır:
    " Ona temiz olanlardan başkası dokunamaz." ( Vakıa /79) Birazcık Arapçadan, ilimden, Kur'an'dan, tefsirden nasibi olan kimsenin bu ayetteki " o" zamirinin bir önceki ayetteki " Kitab-ı Meknûn'a/Gizli Kitab'a/Levh-i mahfuza" gittiğini bilir.  bir.
 
    Bu ayet Mekke'de, abdestin geçtiği tek Kur'an ayeti  ( Maide/6) ise Medine'de inmiştir. İki. Ayetteki " dokunmasın" şeklinde yanlış algılanan " la yemessuhu" ibaresi " inşai " değil " ihbari"dir ve " dokunamaz" demektir; oysa ki Kur'an'a kafiri de müşriği de dokunur, üç...
 
    Bilgime güvenmeyip. " Kur'an okumak için abdest farzdır" diyen sahih bir hadis, bir imam, bir alim var mıdır diye Mektebetu'l-Elfiyye'den 4000.000 hadisi, bazıları Mebsut gibi 30 cildi bulan 1000'e yakın kitabı, tüm mezheplerin 40'ı aşkın kaynaklarını taradım, böyle bir şey bulamadım. En iyisi , bu konularda en katı davrandığını bildiğimiz Süyuti'nin " Kur'an okumanın adabı" başlığında yazdıklarını aynen terceme etmek:
 
    " Kur'an okuma sırasında abdest almak müstehaptir: çünkü tilavet zikirden efdaldir ve Peygamber temizlenmeksizin zikretmeyi hoş karşılamazdı. İmamu'l-Harameyn dedi ki:
 
    " Abdestsiz Kur'an okumak mekruh değildir, çünkü Peygamber abdestsiz okuyordu. El-Mühezzeb şerhi'nde ise: Eğer kişi Kur'an okurken yellenme ihtiyacı hissetse, yellenme sırasında harfleri doğru telaffuz edemeyeceği ihtimaline karşı okumayı durdurur." ( el-ıtkan, 1/295)
 
    Buraya, başta Hanefiler olmak üzere, tüm mezhep ve meşreplerin temel referanslarından sayfalarca alıntı yapar, tercüme ederim. Fakat yerim yok, vaktim yok, keyfim yok; lüzum da yok. Tüketenler de, üretenler de hep olacak. Böyle başa böyle tarak. Biraz da insanımız ciddi ve ve uyanık olsun: bitli baklanın kör alıcısı olmasın.
 
    Şafii'dir, Hanefi'dir meselesi değil bu! Allah'ın emretmediği bir şeyi emretmek, farz kılmaktır ki, bunun vahameti " Kur'an okurken abdest almanın hükmü nedir?" sorusundan çok daha derindir ve problem dinin temelleriyle ilgilidir.
 
    Şakası var mı bu işin? Biri kalkıp da " Şu farzdır?"  diyorsa, dinini donundan birazcık fazla ciddiye alan bir Müslümanın, " Nerede, hangi delille?" diye sorması " farz olur."
 
    Çünkü, o ünlü usul kuralı gereğince " farzı"  bilmek farz olduğu gibi, farz olmayanı farz bilmek de " haram" olur. Eğer o kişi üçüncü, beşinci sınıf ilmihalleri getirip de önünüze koyuyorsa, bu kez sizin " ilmihal yazarlarının farz koyma yetkisi olduğunu bilmiyordum" demeniz " farz" olur. Kaldı ki bunlar arasında " Tevrat'ı abdestli okumak farzdır" diyenini bile gördüm ben.
 
    Bir şeye " farz" demek, " haram" demek ciddi bir iştir; Allah'a atfen verilmiş bir hükümdür, kimse keyfi olarak " farz" ve "haram" ilan edemez. Ne demiştik bir yazımızda:
 
    " Cahiller dinden iskonto yaparlar, ham sofularsa dine zam yaparlar; bu ikisi de birdir."
 
    Siz siz olun, etrafınızda ahkâm kesenlere Kur'an'ın öğrettiği gibi sorun: " Gul hâtû burhaneküm in küntüm sadıkîn: De ki: Hadi getirin delilinizi , eğer doğru söylüyorsanız?" ( Bakara/111)
 
    Netice olarak;
 
    Günümüz dünyası, yaşayışı, şartları ve gelişmeleri dünkü zamanlara göre çok çok farklıdır!..  Selçuklu, Osmanlı klasik dönemlerinde, bir hanım efendi, hayızlı günlerinde, abdest, nifas halerinde rahat durumdaydı.
 
    Oysa, günümüz çalışma şartları, memuriyet, hafızlık yapma, kız öğrencilere ders verme, zorunluluktur ve " ben bu günlerde yokum, işe gelmiyeceğim" diye bir itirazda, kaçamakda bulunması mümkün değildir!..
 
    Hafızlık yapmakta olan binlerce delikanlı kız öğrenciler ve öğretmen hanımlar içinde derse katılmak, ders vermek kursun olmazsa olmaz şartlarındandır!.. Aksi halde, diyelim ki, on gün hafızlık yapmaya ara veren bir kız öğrencinin, bütün gayretleri, çalışmaları, emekleri ziyan olacaktır!..
 
    Onun içindir ki, var sayalım ki, Hanefi, Şafii müctehidleri, böylesi durumlarda, Kur'an okumayı mekruh gördüler.. Olabilir!.. Ders gören, hafızlık yapan öğrencilerde, örneğin, Zahiri mezhebinde böyle bir uygulama gördüler, onu tatbik etmelerinde bir beis olmasa gerektir..
 
    Hani, gelenekçi zihniyet mensupları, " ümmetimin ihtilafı rahmettir" sözüne sarılmakta idiler.. O halde, öyleyse, sarılın Zahiri mezhebinin kurallarına!.. Sarılında, hayatı, dersi, çalışmayı, okumayı inkıta uğratmamış olun!.. Selam ve dua ile..
    Şerafettin Özdemir


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık