Dini Haberler Mobil

Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

NEREYE GİDİYOR İSLAM DÜNYASI, NEREDE DURULACAK?..

" Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düşenler gibi olmayın. İşte bunlar için büyük bir azap vardır." ( Âl-i İmrân sûresi, âyet 105 )

" Dinlerini parça parça edip gruplara ayrılanlar var ya, senin onlarla hiç bir ilişkin yoktur. Onların işi ancak Allah'a kalmıştır. Sonra Allah onlar yaptıklarını bildirecektir." ( En'âm sûresi, âyet 159 )

" Ne var ki insanlar kendi aralarındaki işlerini parça parça böldüler. Her gurup kendilerinde bulunan ( fikir ve davranış) ile sevinip böbürlenmektedirler." ( Müminûn sûresi, âyet 53 )

" Dini ayakta tutun ve onda ayrılığa düşmeyin" diye Nuh'a tavsiye ettiğini, sana vahyettiğimizi, İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya tavsiye ettiğimizi Allah size de din kıldı. Fakat kendilerini çağırdığın bu ( din), Allah'a ortak koşanlara ağır geldi. Allah dilediğini kendisine ( peygamber) seçer ve kendisine yöneleni de doğru yola iletir." ( Şûrâ sûresi, âyet 13 )

Gündemim dop dolu, içler acısı ile, sancı ile kalbi rahatsızlıkla debelenen bir dünyadan, bir İslam aleminden bahsetmekle uğraş vereceğim!.. Hakikaten,

" Nereye gidiyor İslam dünyası, nerede durulacak?" bu gidiş, bu uğraş ve kör eylemler? Maalesef, Hristiyan alemi mesut ve mutludur. Kalkınmışlığı, tekniği, teknolojiyi yakalamış, refah seviyesi yüksek, sosyal adaleti temin etmiş bir Batı dünyası ve alemi Hristiyanlık!..

Neredeyse, hemen ülkemizin yanında sayılabilecek olan İsrail devletinden hiç bir haber, hiç bir kötü haber alınmamaktadır. Çünkü, o küçücük Yahudi devleti de rahat ve huzur içerisinde yaşamaktadır!..

Oysa, İslam dünyası denildiği zaman, üzerimize kara basanlar, hafakanlar basmakta, korkunç bir ağırlık çökerek, mes'elenin bir türlü altından kalkamıyoruz!..

Ne yapsak, ne etsek, ne tutsak, nasıl bir çare bulsak ki, bu zilletten, düşüncesizlikten, Kur'an'sızlıktan kurtulup, hakka, hakkaniyete vasıl olabiliriz? Bir kere,

Mezhepçilik hastalığı her tarafı sarmalamış, Şia'nın elinde " on iki imam" " Masumiyet" " Mut'a" kılıcı ile, sürekli sağa sola saldırmakta, bu kılıç sallamalardan sadece alemi İslam nasiplenmekte, ölenler tamamen Müslümanlardır!..

Sünni kesimlerde, Muaviye'nin kılıcı ile, hilesi ile saldırmakta, bir hayli Yezid'ler türetmekte, ölenler Müslümanlar olurken, öldürenler de Müslümanlar olmaktadır.

Mezhepler, kollarını sıvamışlar, fıkıh adına birbirlerinin kavil, ictihad, rey, kıyas ve görüşlerini inkar ederek, bin bir başlı bir alemi İslam vücuda getirilmiş durumdadır.

İstanbul sokaklarında, cübbe sallayanlar, kavuklu gezenler, dişlerinin misvakları ile öğünenler, parmaklarındaki gümüş yüzükleri sünnet zanneden gafiller, " Efendi hazretleri" naraları ile, birbirlerini küfürle itham ederek gezip tozmaktadırlar!..

Irkçılık desek hakeza!.. Türklükle, Kürtlükle, Lazlıkla, Çerkezlikle övünüp, İslam'ın " Takva" elbisesini unutanlara ne demeliyiz?..

Elbette ki, bu didişlerden, boğuşmalardan nasiplenen yine dış mihraklar, yabancı güçler olmaktadır!.. Kerkük petrolleri dünyası nasiplendirmekte, ama, Kerkük'lü bu nimetten mağdur ve mahrumdur.

Ya, oluk oluk akan hac ve umre paraları, Suudi Arabistan'ı nereye götürmektedir?.. Bu gidişatın bir önü ve son yok mudur?

Yabancı ve emperyal güçler, Müslümanların yumuşak karınlarını tesbit etmişler, ha bre kaşıyıp durmaktadırlar!.. Bir yanda, Pkk. bir yanda Daeş, Taliban, Pyd. Öso, Hizbullah, el-Kaide vb. bir hayli ne idüğü belirsiz İslam ve Kur'an kaçkınları!..

Sahi, " Nereye gidiyor İslam dünyası ve nerede durulacak?" bu gidişat!.. Ülkemiz de, 3,5 milyon ülkesinden kaçmış Müslüman bulunurken, bir Allah kulu Müslüman ülkesi çıkıp da neler oluyor arada demektedirler!..

Hani, Tasavvuf !.. " İslam'da ruhî ve manevi hayatı öne çıkaran, dini hayat ve düşünce biçimine verilen ad" idi!.. Ne oldu bu anlayışa ki, " neme lazım" " bana ne" " bana değmeyen yılan bin yaşasın" umursamazlığı içerisinde, balın, böreğin içerisinde yaşayıp gitmektedir?..

" Düşünme zahmetine katlanamayanlar, düşünmeye cesaret edemeyenler, paketlenmiş hazır düşüncelerle  hayatlarını sürdürürler.

Resmi düşünce yapıları, ideolojik düşünce yapıları, hizipsel düşünce yapıları, insanların kendi düşüncelerini oluşturmalarına fırsat vermez.

Söylemek/yazmak zorundayım: Kendilerinden koptuğum arkadaşlar, şimdilerde şeyhlerinin/üstadlarının/ efendilerinin ufku/düşüncesi/eylemi ile sınırlı dünyalarda yaşıyorlar.

Yazar/düşünür/şair vb. gibi arkadaşlarım zaman zaman şeyhlerinin çoraplarını kokluyor, şeyhlerinin su içtiği bardaklara dudaklarını temas ettirerek kutsanıyor, şeyhlerinin/üstadlarının bir ömür boyu hiç ( affedersiniz) abdest bozmadıklarına inanıyor;

Kimileri şeyhlerinin nargilesinin marpucunu ibadet kastıyla öpüyor, kimileri mübarek bir iftar saatinde tasavvufi eserler dinlerken şeyhlerinin talimati doğrultusunda hareket ederek Onuncu Yıl marşı söylüyor.

Kimileri dünyayı kurtaracaklarına inandıkları hoca efendilerinin iç çamaşırını açık artırmayla satın alıyor, İslam'la, insanlıkla, ahlakla, tasavvufla asla ilgisi bulunmayan bu tür örnekleri çoğaltabilirim, yüzlerce somut örnekler verebilirim." ( İktibas Dergisi, A. Müftüoğlu, Nisan 2009, sayfa 39 )

Netice olarak;

" Nereye gidiyor İslam dünyası, nerede durulacak?" sorumuzu tekraren ifade ediyorum. Irkçılık, mezhepçilik, sufizm, mistizm, sünnilik şialık, nusayrilik, zeydilik fikirleri ile, nerede son bulacak bu tartışma, cedelleşme ve vuruşmalar?..

Müşahede ediyorum ki, hiç bir kimse , elini taşın altına koymamakta, herkes " gel keyfim gel" dercesine gününü gün ederek, yaşayıp gitmektedirler!..

Çek tesbihini, kıl beş vakit namazını, indir hatmini,, oku mevlidini, kutla kandillerini, at mesajlarını kutsal (!) gecelerde, iki bayram yerine, Berat, Regaaib, Mevlid, Miraç kandilleri ile çoğalt bayramları!..

Sonra da, yılda indir bir hatmini, veya hocalar çağırarak Yasinler okut, Mevlid tilave ettir ve sonra da, tüm bu okumaları ölülerine gönder, işte, böylece kurtar alemi İslam'ı!..

Hayır!.. Hayır!.. Bu gidişat hayra alamet değildir!.. Hem ülkemiz içerisinde hayra alamet değil, hem de alemi İslam'da yuvarlanıp gitmekteyiz!..

Hiç bir İslam ülkesi, bir diğer İslam memleketini kabullenmemekte, kabul etmemektedir. Şura yok,meşveret yok, alimler topluluğu hiç yok, herkes, her ülke kendi aleminde öylece savrulup gitmektedir.. Selam ve dua ile..

Şerafettin Özdemir


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık