Dini Haberler Mobil

Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

NİKAH ÖNCESİ BİRLİKTELİK, İMAM VE MUT'A NİKAHLARI

EVLİLİĞİN ÖNÜNDEKİ ÜÇ ENGEL: NİKAH ÖNCESİ BİRLİKTELİK, İMAM VE MUT'A NİKAHLARI!.

" ( Harp esiri olarak) sahip olduğunuz cariyeler müstesna, evli kadınlar da size haram kılındı Allah'ın size emri budur.

Bunlardan başkasını, namuslu olmak ve zina etmemek üzere mallarınızla ( mehirlerini vererek) istemeniz size helal kılındı Onlardan faydalanmanıza karşılık kararlaştırılmış olan mehirlerini verin Mehir kesiminden sonra ( bir miktar indirim için) karşılıklı anlaşmanızda size günah yoktur.

Şüphesiz Allah ilim ve hikmet sahibidir" ( Nisâ sûresi, âyet 24 ) Ayetin içeriği hakkında kısa bir yorum: Bilindiği üzere, bazı dinlerde bunlara dayalı hukuklarda kadın, kendisi ile evlenecek olan erkeğe vermek üzere mal ( dırahoma) edinir; yani bu sayede erkeklerin kendisine rağbet etmelerini sağlamaya çalışır İslam'da ise kadın bizatihi değerlidir.

Onun malına değil, kendisine rağbet edilir Bunu sembolize etmek üzere de kadın değil, onun evlenmek isteyen erkek ona bir şeyler verir ki, buna İslâm'da mehir denilmiştir Epey zamandır, bu mevzuyu gündemden düşürmüş, başka acil ve daha önemli olan konuları yazmaya çalışıyordum.

Ama, görülen odur ki, ülkemizde, kadın-erkek kavgaları, evli çiftler arasındaki ölümüne düellolar, vurmalar, kırmalar, sokak ortalarında darp etmeler, silahların konuşması, bıçaklamalar eksileceğine, maalesef, günden güne yoğunlaşmakta, gittikçe artmaktadır Mahkemeler, hapishaneler, emniyet güçleri, zabıta kuvvetleri , bu tür çirkinlikleri önleyememekte, ölüm-kalım hadiselerini durduramamaktadır Niçin ve neden? Çünkü, bana göre, bu sorunun temelinde her zaman vurguladığım gibi, yanlış din algısı, uydurma hadislerin erkekleri şımartması yatmaktadır.

Söz konusu uydurma hadisleri, ne acı ki, hoca efendiler, camii kürsülerinde ballandıra ballandıra, üstüne basa basa anlatmakta, bir kısım hanzo erkekler de bundan cesaret alarak, evdeki hanımdan kendisine mutlak itaat istemekte, itaat edilmediği zaman da kavga, gürültü, vurma, kırma ve öldürme vak'aları olmaktadır Konuyu, sayın Sait Köse hoca farklı zaviyeden değerlendirmekte, sıkıntının nereden ve nasıl kaynaklandığına parmak basmaktadır: " Bana göre bu temel sorun modernliğin kendisini din karşıtlığı üzerine konumlandırması.

Bunun temelinde kilise kültürünün kötü kullanımıyla insanlarda dine karşı antipatinin oluşması sonucu yatıyor Ailedeki çöküşle ilgili sıkıntıların başında gelen bir başka nedenin ise ilişkilerin " Hak" üzerine oluşturulup, oradan fedakarlık yapılmaması olduğudur İkinci önemli sorun kadın-erkek eşitliğiyle ilgili çıkmaz.

Bizim anayasamızda da var Ama, bizim kültürümüzde aslolan kadın erkek eşitliği değil, eş değerliliğidir İkisi arasında büyük fark var.

Bu gün kadını biraz erkekleştirmek, erkeği kadınlaştırıp orta noktada buluşmak türü ifadeler var Eşitliğin geleceği yer burasıdır Oysa, eşdeğerlilik birisi olmadan diğeri olmayan, birbirinden vaz geçilmeyen , birisi olmadığında diğeri anlamsızlaşan, kendi özelliklerini koruyan ve bununla bütünleşen iki ayrı varlık demektir.

Ve o iki varlık birbirini tamamladığında eşdeğer olabilirler Bizim kültürümüzde olan budur Bu gün batı dünyasında 14 ülkede eşcinsel evlilikler yasalaştırıldı.

En son Fransa'da erkek erkeğe evlilik naklen yayınlandı Eşcinsel evliliğin temelinde kadın-erkek eşitliği vardır Çünkü heteroseksüel ilişkilerde birisinin mutlaka diğerinden bir farkı var ve birisi diğerine göre çok daha fazla önde olduğunda eşitlik sağlanamıyor.

Eşitliği sağlayan eşcinsel evlilikler oldu çıktı O noktaya gelindi maalesef Bizim kavramlarımızın genetiğiyle oynadılar.

İlişkilerimizi bunlar üzerine kurduğumuz zaman işin içinden çıkma şansımız yok Bunun farkında olamazsak faturasını hep beraber ağır ödüyoruz Hazcılık, hedonizm.

Her yerde bu var artık Sürekli hızlı ve isteğini almaya dönük tüketim kültürü Ve tükettikçe tükenen bir nesil var yeryüzünde.

" ( wwweilahiyatcom) Esefle ve üzülerek ifade edelim ki, ülkemiz de evlilikler, yuvalar çatırdamaktadır.

Kadınlar öldüğü gibi, öldüren cahil erkeklerde hapishane yolunu tutmakta, geride kalan çocuklar boyunları bükük bir şekilde annesiz-babasız bir halde yurtlarda, yuvalarda ve sokak aralarında kimsesizliği yaşamakta, sonra da, uyuşturucu kullanmakta, çete oluşturmakta, bonzai hastalığına yakalanarak toplumun huzurunu bozmaktadırlar Dolayısıyla, en son duyumlarım şunlar olmuştur: Suriyeli gariban, kadersiz, hamisiz, sahipsiz insanlar, kadın-erkek, çoluk-çocuk ülkemize sığınmışlardır Tabii ki, bunlara sahip çıkan, bunların iaşesi, ibatesi için yardımlarını esirgemeyen duyarlı kardeşlerimize teşekkürü bir borç biliriz.

Allah onlardan razı olsun! Ancak, almış olduğumum duyumlara binaen, nice uçkur düşkünü, hazcı, şehvetperest sözde Müslüman Türk erkeği, Suriyeli garibanların etinden faydalanmak için, onların kadınlarını " imam nikahı" kıydırarak, sahiplenenlerin gittikçe çoğaldığı bir gerçektir.

Halbuki, imam nikahı denilen nikah, ülkemizde, yasalar karşısında geçersiz, anlamsız , bir etkinliği olmayan nikah türüdür Oğluna, kızına düğün yaptıran çok Müslüman kardeşimiz, resmi nikah kıydırdıktan sonra, sanki belediye memurluğunun nikahı geçersizmiş gibi, son düğün gecesinde mahallenin imamı davet edilerek birde " imam nikahı" adı altında ikinci kez nikah kıydırmaktadırlar Oysa, nikah, akittir, sözleşmedir.

Mühim olan şahitlerin bulunması, nikahın tescil edilmesidir Diğer taraftan, son zamanlarda basından, yayından duyduğumuza göre, İran'da geçerli olan, Şiilik mezhebinin olmazsa olmazı kabul Mut'a nikahı bizim ülkemizde de konuşulmaya, tartışılmaya başlanmış durumdadır.

Tabii ki, Türkiye Müslümanları olarak, bu tür bir nikah şeklinin gündeme alınmasından elem duymamak, üzülmemek mümkün değildir Halbu ki, " Mut'a nikahı Şii geleneğinde var Ancak, bu nikah İran'ın temsil ettiği Caferilik dışında kimse tarafından caiz görülmemiştir.

Mut'a süreli evlilik demektir Şartı, sürenin ve ücretin belirlenmesi Şahit gerekmiyor.

Mut'a nikahını savunanlar ücreti de mehir diye kamufle ediyorlar Mut'ayı da nikah diye kabul ettiklerini beyan ediyorlar Mut'a nikahı'n da süre 1 dakikadan istediğiniz süreye kadar olabiliyor.

Mut'a yapılacak kadın sayısında sınır yok İstediğiniz sayıda kadın ile Mut'a yapabilirsiniz Peki boşama var mı? Yok.

Süre bitti mi nikah da bitiyor Buna çeşitli delil ileri sürüyorlar ama hiç birisinin tutar tarafı yok.

' Kadınlardan yararlanma karşılığı onların mehirini verin' ayetini delil gösteriyorlar Oysa, bu mehir hükümlerinden birisini belirler ki burada kastedilenle Mut'a nikahı'nın ilgisi yoktur Bunlar ayeti kerimeyi çarpıtıp, Mut'aya delil olarak gösteriyorlar.

Mut'a cahiliye dönemine ilişkin bir uygulamadır Dinimizde diğer yasakların aşama aşama belirlenmesi gibi, Mut'a da şartlar oluştuğunda yasaklanmıştır Peygamberimiz .

Ali aracılığıyla Allah'ın kıyamete kadar Mut'ayı yasakladığını ilan etmiştir" ( a g.

site) Demek ki, bin yıllık Müslüman Türk tarihimizde dillendirilen, hüllecilik, Mut'a nikahı, beşik kertmesi ve evlilik öncesi birliktelikler vb evlenme türleri, sahih, doğru nikah türleri olmayıp, İslami emirlerin altını oyma, Türk aile hayatını istismar ederek perişan etmekten başka şeyler değildir Netice olarak; Ülkemizde çatırdayan yuvaların, kavgaların, vurmaların, kırmaların önüne geçmek için, mes'eleyi enine-boyuna araştırmak, tartışmak, erkeğin baş kaldırışına meydan vermekte olan mevzu ( uydurma) hadisleri camii kürsülerine, sohbetlere taşımamak gerekir.

Çünkü, aile kavgalarından ülkemiz zarar görmekte, milletimiz içten içe çürümeye yüz tutmaktadır Bilhassa, güncel Tv kanallarında devam etmekte olan evlilik proğramların da gündeme gelen " ben senden elektrik alamadım" sözleri, maalesef kokuşmuşluğu, iffetsizliği, edepizliği sergileyen söz ve davranışlardır.

Daha doğrusu, millet olarak, kadın olsun, erkek olsun insanımızın Tv basına, yayına, internete, çeşitli telefonlara esir olmaması, bağımlı duruma düşmemesi gerekir Tabii ki, evlilikler, Allah'ın emridir.

Her şey aleni olmalı, şahitler, toplum huzurunda yapılmalıdır Uzun süren Avrupa hayatım da, buralarda da görmüş olduğum kadarıyla, nice insanımızın batı ülkelerinde oturum almak maksadıyla, eşlerinden boşandıklarını, sadece kağıt üzerinde evlilikler yaparak, eşlerinden ayrılmaktalar, işleri bittikten sonra da yeniden eski ailelerine dönmüş olduklarını bilmekteyim Demek ki, aileler arasındaki kavgayı önlemek, kadınların huzurunu temin etmek istiyorsak, özümüz, hayatımız, imanımız olan İslam'a ve Kur'an'a dönmekten başka çıkar yolumuz bulunmamaktadır.

Rabbimiz! Aziz milletimize güzel günler, huzur dolu hayatlar nasip eylesin!.

Selam ve dua ile Şerafettin Özdemir.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık