Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

ÖMRÜNÜ NEREDE HARCADIN?
" Veya: Allah bana hidayet verseydi, elbette sakınanlardan olurdum., diyeceği, yahut azabı gördüğünde: Keşke benim için bir kez ( dönmeye) imkân bulunsa da iyilerden olsam! diyeceği günden sakının." ( Zümer sûresi, âyet 57, 58)
 
    " Hayır ( dönmeyeceksin)! Âyetlerim sana gelmişti de sen onları yalanlamış, büyüklük taslamış ve inkârcılardan olmuştun." ( Zümer sûresi, âyet 59)
 
    Yazı gündemimize, önemli ve can alıcı bir soru ile başlamış bulunuyorum: Rabbim!.. İnananları, bu mevzuda dikkatli, duyarlı eylesin, ömrünü güzel bir şekilde dolu dolu Kur'an yolunda harcayarak, ukbaya göçenlerden eylesin!..
 
    Esefle belirtelim ki, insanımız, " ömrünü nerede harcadın?" sorusuna iyi bir cevap veremeyecek, not alamayacak, sınıfta kalmış olacaktır!..
 
    Evlerimizde atıl, tembel durumdayız!.. Camilerimiz de bile, rast gele namaz vakitlerini bekleyerek, " uydum imama" sözünden başka bir işle meşgul olmamakta, her hangi bir Kur'anî faaliyetimiz, incelememiz, hareketimiz  yoktur.. Ve bulunmamaktadır!..
 
    Oysa, elde Kur'an, dilde Kur'an, gönüllerde Kur'an makes bulmalı, hayatımız Kur'an'a gören dizayn edilmeli değil mi idi?..  Camilerimiz; her biri birer kütüphane ile, tefsirlerle dop dolu olarak, Müslüman kardeşlerimiz " Ashab-ı Suffa" misali, gecelerini gündüz, gündüzlerini nurlarla doldurmalı idi!..
 
    Vakti değerli kılan şey!..
 
    " Araplar vakit hakkında şöyle derler: " el-vaktü ke's-seyf, fe in lem lak'ta yak'ta'- Vakit kılıç gibidir. Sen onu kesmezsen o seni keser."
 
    Yani sen zamanı değerlendirmezsen, o seni eskitir, yıpratır, zarara uğrarsın. Elindeki imkânları, fırsatları kaçırırsın. Geçen zamanı geri getirmek mümkün olmadığı gibi, kazası da imkânsız. Bu gün yapamadım, ama yarın telafi edebilirim diyenler aldanırlar.
 
    Kur'an kendilerine sunulan ömür sermayesini boşa veya dünyalık zevklere harcayanların, ahiret gerçeğini gördükleri zaman kendilerine bir fırsat daha verilmesini isteyeceklerini haber veriyor.
 
    " Nihayet onlardan birine ölüm gelince, " Rabbim beni dünyaya geri gönder ki, terk ettiğim dünyada salih bir amel yapayım" der. Hayır! Bu sadece onun söylediği ( boş) bir sözden ibarettir." ( Mü'minun 99-100)
 
    " Yahut azabı gördüğünde, ' Keşke benim için dünyaya bir dönüş daha olsa da iyilik yapanlardan olsam' demesin." ( Zümer sûresi, âyet 58 )
 
    Müslümanlar inanırlar ki, hesap verecekleri nimetlerden biri de zamandır. " Ömrünü nerede harcadın?" sorusunu düşündükçe onların yürekleri titrer. Bir ömrün her gününün hesabını vermek... Kolay olmasa gerek. Hatta saatlerin bile.. Neler düşündün, neler yaptın, ortaya neler koydun diye. Peygamber (sas) şöyle buyuruyor:
 
    " Şu beş şey gelmeden, beş şeyin kıymetini bil: Ölüm gelmeden hayatının, hastalık gelmeden, sağlığının, meşguliyet gelmeden boş vaktinin, ihtiyarlık gelmeden gençliğinin, fakirlik gelmeden zenginliğinin." 
 
 
    Kur'an, insanın bir yolcu olduğundan hareketle yanına azık almasını tavsiye etmektedir. Öyle ya yolcuya, hem yol boyunca hem gideceği yerde yol nevâlesi, yani azık lazımdır.
 
    İnsanın doğumdan ölüme doğru olan yolculuğu ise başlı başına bir hakikat. Ebede doğru, dönmemek üzere... Bu yolculuk da azıksız olmaz. Ama nasıl bir azık? Cevabı Kur'an veriyor.
 
    " Ne hayır işlerseniz Allah onu bilir. ( Ey müminler! Ahiret için) azık edinin. Bilin ki azığın en hayırlısı takvadır. Ey akıl sahipleri! Benden ( emirlerime muhalefetten) sakının." ( Bakara sûresi, âyet 197) ( www.kuraniterbiye.com)
 
    Netice olarak;
    Ömrümüzü nerede, nasıl ve ne şekil harcıyoruz, geçiyoruz?.. Yoksa, kahve köşelerinde mi? Çay ocaklarında mı? İçeriksiz camii köşelerinde mi? Yoksa, yoksa evlerimizde atıl, batıl bir halde Tv'nin karşısın damı?
 
    Evet, " ömrünü nerede harcadın?" sorusu mutlaka sorulacak ve hesaba çekileceğiz!.. A'den Z'ye ne kadar iyilik, güzellik ve seyyiat var ise, hepsinden hesaba çekileceğiz!..
 
    Elde Kur'an, dilde Kur'an, anlamı ile, meali, ile, emirleri ile hemhal olduğumuzdan da hesaba çekileceğiz!.. İnşaallah!.. Mükafaaatını göreceğiz!..
 
    Göz yaşlarını silmiş olduğumuz yetimlerin, öksüzlerin, dulların, asker yavuklularının, çocuklarının ahı-eninleri bizim imdadımıza koşacaktır!..
    Türkiye'nin, ülkemizin bütün üniversitelerinde zar-zor tahsil yapmakta olan çocuklarımızın ellerinden tutmuş isek, imdatlarına yetişmiş isek, onlara, yurt, yuva, barınak hazırlamış isek, tahsillerine faydalı olmuş isek, onları yurt kalkınmasına hazırlamış isek, bunlar da yevmi ahirette karşımıza çıkacaktır!..
 
    Öylesi!.. Ölülerimizin, 7'si, 40'ı veya 52'si karşımıza çıkmayacak, okutmuş olduğumuz saçma sapan mevlid törenleri bize faydalı olamayacaktır!.. Bunlar, anlık mes'ele, anında unutulan şeylerdir!.. O halde, " Ömrünü nerede harcadın?" sorusuna cevap vermek için, büyük işlere, volkan gibi eylemlere imza atmaya var mısınız?.. Selam ve dua ile..
    Şerafettin Özdemir
 
     
            

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık