Dini Haberler Mobil

Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

Örtünmekten Amaç
" ÖRTÜNMEKTEN  AMAÇ; KORUMAK VE KORUNMAKTIR!"
 
 
    " Ey Âdem oğulları! Şeytan, ana-babanızı, ayıp yerlerini kendilerine göstermek için elbiselerini soyarak cennetten çıkardığı gibi sizi de aldatmasın. Çünkü o ve yandaşları, sizin onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler. Şüphesiz biz şeytanları, inanmayanların dostları kıldık."  ( A'raf sûresi, âyet 27 )
 
    Bilindiği üzere, şeytan da cinlerden olduğu için insanların göremeyeceği bir şekilde insana yaklaşır ve ona vesvese, şüphe, vehim verir. Şeytanın insanlara göründüğünü ifade eden bazı rivayetler bulunmaktadır.
 
    Ne yazık ki, İslam'a düşman şeytan ha bire faaliyet gösterdiği, çirkinlikleri güzel gösterdiği gibi, onun yandaşları da tıpkı onun gibi, Müslümanların önünden, arkasından, sağından ve solundan dolaşarak, her türlü pisliği cici göstermekte, tüm haramları, çirkinleri allayıp-pullayıp hayata sokmaktadır. 
 
    İnternet, basın-yayın, sosyal ağlar, Tv.lar, renkli renkli filmler, dokunmatik telefonlar vb. her türlü alet; Müslüman hanımın iffetini, hicabını, hayasını, utanmasını, edebini, imanını dejenere etmek, onu; kimliksiz, şahsiyetsiz  hale getirmek için her türlü manevra, desise ve hile yapılmaktadır.  Onun içindir ki, Ahmed Kalkan beyin ifade ettiği gibi:
 
    " Hicabın, tesettürün içi boşaltılmış, sadece başörtüsü, varsa yoksa türban kalmış. Onun da suyunu çıkartarak cıvıttılar; örtüsüz örtü gibi zıtlık ve tuhaflıklar ortalığı kapladı. Her şeye rağmen baş örtülü kızlar bu ülkenin gülleri, fidanları, meyve vermesi beklenen ağaçları, kökü kuruyan ağacın yaprakları da tabii kısa zaman sonra kuruyacaktır.
 
    Ağacın kökü iman idi, sulanmadı, beslenmedi, gıdasız bırakıldı bu ağaç. Hatta su diye kurutacak zehir verildi özellikle resmi kurumlarca. Kuruyan kökün başörtüsü şeklindeki yaprakları döküldü.
 
    Sulanması gereken bazı fidanlar ise sulanmadı, ama sulandırıldı; cahiliye kültürünün hormonlu bilgi kirliliğiyle yetişen körpe fidanlar çürümeye başladı.
 
    Hormonlu ve yanlış aşılarla özü kaybettirilen, genlerini/fıtratına müdahale edilen ağaçların meyveleri durumundaki baş örtüleri de kanserojen özellikler taşımaya başladı.
 
    Çöplükte gül bitebilir, ama gübrelikte gül bitmez; bitse bile kokusu da aldığı gıda cinsinden olur; baş örtüsü gibi açan goncası/çiçeği huzur vermek yerine, çirkin görüntüsü ve kocaman dikenleri göze batar.
 
    Türkiye'de İslam'la savaşan laik putperestler, İslam'ın hayata yansıyan ve kimlik görüntüsü veren özelliğinden dolayı baş örtüsüne tavizsiz bir düşmanlık göstermektedir. Bu topraklarda hakla batıl arasındaki savaş bazı simgesel alanlarda yapılıyor.
 
    O alanlardan biri de baş örtüsü denilen savaş alanı. Baş örtüsünü teferruat gören ve açmanın en fazla küçük bir günah olduğunu düşünenler, baş örtüsünün simgesel konumunu, yani İslam'ın günümüzdeki önemli bir sembolü olduğunu görmezden geliyorlar.
 
    Sancağın/bayrağın basit bir bez parçası olmadığını, onun çok önemli bir misyonu temsil ettiğini kabul eden kimseler, baş örtüsünün de dava açısından bundan farksız olduğunu unutuyorlar.
 
    Bu topraklarda her Müslüman, baş örtüsünü, belki normal ülkelerde ve normal zamanlarda olduğundan daha fazla ( râyet/sancak gibi) önemsemek zorundadır. Tamam da, bu simgesel özelliğin abartılıp putlaştırılmasına da olumlu bakmamız her halde beklenilmemektedir.
 
    Tevhidi bağlamından koparılmış dini özelliklerin insanı ve toplumu kurtarması beklenemez. İbadetlerin adetleşmesi, ya da modern seküler hayatın bir parçası, kapitalizmin işleyen bir çarkı konumuna girmesi, insanı da yozlaştıracak ve yobazlaştıracaktır. Olan da budur. Sanıldığının aksine; yozluk-yobazlık da modern insana geleneksel kişilerden çok daha yakındır." ( http://gencmuslumanlar.com)
 
    Hal böyle iken; bu aziz millet, tesettürü için, örtüsü için, iffeti için düşmana, emperyal güçlere kurşun sıkmış bir millettir.
 
    K. Maraş'ta; merhum Sütçü İmam'ın kahramanlığını kim unutabilir? Hamamdan çıkmış bulunan bir kaç  Müslüman Türk hanımlarının baş örtüsüne, iffetine, tesettürüne, namusuna tecavüze yeltenen Fransız  askerleri ve Ermeni çeteleri, anında karşılık görmüş, Sütçü İmamın toplu tabancasından çıkan kurşunlarla cehennemi boylamışlardır!..
 
    Demek ki, gönderdeki bayrağımız, sancağımız ne kadar kıymete değer ise, hanımlarımızın, kızlarımızın başındaki örtülerde o denlu kıymete haizdir. Dolayısıyla;
 
    Hanımlarımız, kızlarımız bu düşünceyi hiç bir zaman unutmamalıdırlar!.. Baş örtülerine, tesettürlerine, laf, tenkit, eleştiri getirilmemelidir!.. Öylesi " Giyinik çıplaklar" pozisyonuna düşmeden,  ağırbaşlı, bütün halleriyle, oturmaları, kalkmaları, yemeleri, içmeleri, konuşmaları, edaları ve davranış tarzları ile tam bir İslam hanımı olduklarını göstermelidirler!..
 
    Her zaman ifade ettiğim gibi, öylesi, düğünlerde, şenliklerde, merasimlerde, törenlerde, çalgının ritmine kendilerini kaptırıp, birer dansöz, şantöz,, dansçı, hippi ve yippi halini aksettirmemelidirler..
 
    Zaten, giyinmekten, örtünmekten, tesettürden kasıt da bu değil midir? İman ve İslam'ı temsil etme şerefi, izzeti ve ikramı!.. Ne mutlu öylesi hanımlara!.. Baş örtüsüne bihakkın yakışır davrananlara!.. Allah; bu tür hanım kardeşlerimizden razı olsun!.. Âmin!..
 
    Bu tür hanım kardeşlerimiz; yetiştirecekleri evlatları da kendileri gibi olacaktır!.. Onlar da, daha mini, minnacık iken, imanın hazzına erecekler, baş örtüsünün ne olduğunu, mahiyetini kavrayacaklardır!..   
 
    Netice olarak;
    İffetli, tesettürlü Müslüman hanımların hasımları, düşmanları dolu doludur!.. Tv.larda, görüntülenen evlilik proğramları; sulandırılmış, yapmacık, kıytırık pozlarla, endamlarla bu milletin ırzını, namusunu, terbiyesini, hicabını dejenere etmeye çalışmaktadırlar!..
 
    Kalabalıklara karışmış; altı kot pantolonlu, üstü kerhen baş örtülü hanımlarmız, lütfen, ama lütfen!.. Kendinize geliniz!.. Etrafınızda şeytanlar, şeytanın avaneleri kol gezmektedir!.
 
    Sizleri, şahsiyetsiz, kimliksiz, " adı Müslüman" tipi yapmak için, bütün hünerlerini, maharetlerini göstermektedirler!.. Onun içindir ki, bu şeytanların ağına düşmemek adına, çok çok okumalıyız!.. Kur'an, Meal, tefsir, siyer ve asr-ı saadet hanımlarının hayatlarını içeren, anlatan eserleri okumalıyz!..
 
    Onlar, yani Asr-ı Saadet hanımları ne yapıyorlardı, bizlen ne yapıyoruz? Bunun hesabını, muhakemesini yapmalıyız!.. İşte, bunları yapmış olduğumuz zaman görülecektir ki, bilginlik, bilgelik, aydın, çok okumuş, kültürlü Müslüman hanımlar olduğumuz zaman, hiç bir cahil sizi sokak ortasında kurşunlamayacak, sizleri darp edemeyecektir!..
 
   İslam adına, Allah'ın sizlere lütfetmiş olduğu " Kadın Hakları"nı iyice bilmeniz gerekir. Cuma namazları, bayram, cenaze ve her türlü dini etkinlikte yerinizi alınız!.. Aksi halde, yaşamış olduğunuz ızdıraplar, çıkmazlar bitmeyecektir!.. Selam ve dua ile..
    Şerafettin Özdemir        

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık