Dini Haberler Mobil

Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

Peygamber (sav)'e Komşu Olmak için, İyi Komşu Olmalıyız

"  Allah'a  ibadet edin ve O'na hiç bir şeyi ortak koşmayın. Ana-babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yakın arkadaşa, yolcuya, ellerinizin altında bulunanlara ( köle, cariye, hizmetçi ve benzerlerine) iyi davranın; Allah kendini beğenen ve daima böbürlenip duran kimseyi sevmez." ( Nisâ sûresi, âyet 36 )

Allah'a halis kul olmanın gereği, komşuluk ilişkilerine, komşuluk hukukuna riayet göstermek ve dikkat etmektir.

İslam'ın emrettiği böyle bir ahlâka sahip bulunmaktır; kaba-saba, haksız, zalim, cimri, herkese kötülük eden... kimseler yalnızca bazı ibadetleri yapmakla Allah yanında makbul, muteber, değerli bir kul olamazlar.  Çünkü,

Toplum nazarında parçalayıcı, korkulan, sevilmeyen bir hayvan olan Kurt bile, ata sözünde vurgulandığı gibi: " Kurt komşusunu yemez" Veya diğer bir ata sözünde:" Sırça köşkte oturan komşusuna taş atmamalı." denilmiştir. Çünkü;

Ata sözlerimiz, kıymetli, muteber, değerli sözlerdir. Millet olarak onları yabana atmamız, " boş ver" dememiz mümkün değildir.

     - Bir gün Resulullah (sav); bir hadisi şeriflerinde, hem de üç kere tekrar ederek şöyle buyurmuştur: " Vallahi iman etmiş olmaz!.. Vallahi iman etmiş olmaz!.. Vallahi iman etmiş olmaz!.. 

- Sahabiler: - Kim iman etmiş Ya Resulallah? diye sordular. Resulullah (sav): Yapacağı günahlardan komşu güven içinde olmayan kimse!" diye buyurdular.

Ne acı ki, günümüz dünyasında komşuluk ilişkileri, hakları, nizam ve intizamı "sos"vermektedir. Hatır, gönül, güven, itimad, din kardeşliği, inanç geri plana atılmış, herkes, herkesten çekinir, korkar olmuştur.

Komşu; komşusunun dara düşmesini, zorda kalmasını, maddi ve manevi şekilde perişan, zelillik  içerisinde kalması için neler hem de ne planlar peşindedir.

Bilhassa, 15 Temmuz 2016 cunta hareketi sırasında İlçem'de tatildeydim. Maalesef, komşular komşularını ihbar etmiş, ekmeğinden, aşından olması için, komşusu " Fetöcu" olmasa bile, diğer komşu bu fırsatı değerlendirmiş, komşusunu ihbar ederek, jurnallayerek yanı başındaki komşusunu mahvı perişan etmiştir.

Daha olmadı, " kurtarıcı" pozisyonuna soyunarak, komşusundan maddi alanlarda istifade ederek, suçsuz komşusundan kotarmış olduğu haram para ile hem kendisi, hem de peşkes çekmiş olduğu tefeciler yararlanmıştır.  Onun içindir ki;

" Peki adı Müslüman olan ama kendisi İslam dışı bir hayat yaşayan böylesi nominal Müslümanların durumu hakkında farklı olarak ne söylenebilir?

Onlar hakkında söylenebilecek en âdil ve en insaflı şey, kendilerinin " bıçak sırtında" olduklarıdır. Çünkü dilleriyle iman ettiklerini, mümin ve Müslüman olduklarını söylemekle, Cehennem çukuruna veya uçuruma yuvarlanmaktan kendilerini kurtarmış olmakla beraber;

Kötü ameller, işledikleri haramlar ve günahları, Allah'a olan isyankârlıkları, hayasızlıkları, yalanları, haksızlıkları, gaddarlıkları, hırsızlıkları, zulümleri, hıyanetleri ve işbirlikçilikleri sebebiyle de Cehennem'in kenarına gelip, her an bu uçuruma yuvarlanma tehlikesiyle karşı karşıya bulunmaktadırlar.

Allah'ın emir ve yasaklarına aldırmaksızın, onlara kulak tıkayarak geçirilen bir hayatın, hele mümin ve Müslüman olduğu iddiasındaki bir insanın yaşadığı böylesi İslam dışı bir hayatın, İslam'ın ve Kur'an'ın istediği bir hayat olduğunu elbette kimse söyleyemez.

Bu durumda olanların iman ve İslam'larında herhangi bir problem olmadığını söylemek, İslam'ı anlamamak veya ciddiye almamak demektir.

Dolayısıyla ülkemizde ve diğer İslam toplumlarında yaygın olan, iman-amel çelişkisine dayalı bir Müslümanlığın, ne Allah'ın istediği ve Kur'an'da belirlediği Müslümanlık olduğunu söylemek mümkündür, ne de bu durumda olanların imansız ve kâfir olduklarını söylemek doğru olur." ( Ahir Zaman İlmihali, M. H. Kırbaşoğlu, sayfa 45 )

Evet, komşular, komşularını incitmekte, onların hak ve hukuklarına, insani değerlerine, helal ve haram mevzularına aldırış etmemektedirler..

Sormadan edemiyorum: Komşu, komşuya güvenmeyecekte, kime, kimlere güvenecektir?..Batı'da komşularım bulunmaktadır. Ama, tamamı da, güvenilir, istikrarlı, itimad edilecek komşulardır.

Adları Hans'tır, Petra'dır, Richard'dır vb. ama, insan haklarına riayet eden, uyan, uyum gösteren kimselerdir. Bir komşum vardır. Adı Gerda'dır.. Kapımızın önüne düşen karları erkenden kalkıp," komşum rahatsız olmasın" diye temizleyen insandır.

Oysa, ülkemdeki, komşum hacıdır, sakallıdır, beş vakit namazlıdır, namazlarında, hep imamın tam arkasında namazlarını eda etmektedir, ama, muamelesi, " komşumun, arsasını, gayrimenkulünü nasıl çalarım" peşindedir. Yazıklar olsun!.. Bizim böyle Müslümanlığımıza!..

Netice olarak;

Komşular, komşuluk ilişkileri olarak talihsizliğe bakınız ki, sınıfta kalıyoruz.  Doğruluk, hakkaniyet, adil davranma, kul hakkı, hesap, kitap, cennet, cehennem düşünceleri  gerilerin gerisindedir.

Namazlarımız el gördülük, haccımız riyakârca, nevafillerimiz gösteris, sadakalarımız zaten bulunmamaktadır.

Ama, unutulmamalıdır ki, bunlar, hesap kitap, mahser, mizan, terazi, cennet ve cehennem mes'eleleridir. Bu dünyada, komşusunu taciz ederek, komşunun hak ve hukukuna riayet etmeyerek gününü gün eden adam, bir gün tepe taklak yuvarlanacak, onun cenazesini en yakın komşusu " ölüsü ortada kalmasın" diye kaldıracaktır.

"Vallahi iman etmiş olmaz" " Vallahi iman etmiş olmaz!" " Vallahi iman etmiş olmaz!" hakikati bir gün tezahür edecek, bu işin hesabını vermek çok çok zor ve müşkil olacaktır!Selam ve dua ile.

Şerafettin Özdemir


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık