ayyıldız bir hafızın oldun

Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

Rahatlamak için Karınızı Dövün

8 MART KADINLAR GÜNÜ VE RAHATLAMAK İÇİN KARINIZI DÖVÜNÜZ(!)..

"  Kaynaşmanız için size kendi kendi cinsinizden eşler yaratıp aranızda sevgi ve merhamet peyda etmesi de O'nun varlığının delillerindendir. Doğrusu bunda, iyi düşünen bir kavim için ibretler vardır. " ( Rûm sûresi, âyet 21 )

Malum olduğu üzere, 8 Mart günleri " Kadınlar Günü" olarak ülkemizde ve dünyada kutlanmaktadır. Dünyanın bir çok şehirlerinde olduğu gibi, ülkemizde de, genelde tüm şehir meydanlarında hanımlar ellerinde çiçeklerle toplanıp toplanıp nutuklar çekerek bu günü kutladıklarını sanmaktadırlar!..

Bilhassa, ülkemizde bu tür kutlamalar yapılırken, toplantı sahasının hemen az ilerisinde ya bir kadın dövülmekte, dövülmekte ve öldürülmektedir.

Sanırım, yazı başlığımız mes'eleyi bütün yönleri ile vüzuha kavuşturmaktadır. " Rahatlamak için karınızı dövünüz(!)" başlığıdır..

Bu başlık, bu sözler, her şeyi açık seçik ortaya dökmekte, fazla söze, çok izahata hacet bırakmamaktadır. Çünkü, eğitilmemiş kadın, eğitilmemiş koca var olduğu müddetçe milletimiz bünyesinde vurma, kırma, öldürme, vahşet, tecavüz, taciz olayları sona ermeyecektir.

Örneğin, Müslüman ülkede yaşıyoruz ve Müslümanız.. Karısını döven hödük adam, dini, imanı, İslam'ı ve Kur'anî emirleri ne kadar bilmekte ve yaşamaktadır?..

Şiddete maruz kalan kadın da öyledir!.. Zavallı kadıncağızlar , Allah'ın kendilerine bahşetmiş olduğu hakları bilmiyor, bilmek istemiyor, insan olduğunu, erkeklerle eşit mesafede bulunduğunu, yaratılış bakımından bir eksiklik veya fazlalık bulunmadığını bilmemektedirler.

Mes'eleyi örneklendirecek olursak, kadıncağızın en yakını vefat ediyor, babası, annesi, evladı, amcası, dayısı veya komşusu, soruyorum, onun cenazesine katılıp, onun ruhu için dua edebiliyor mu?..

Şehit cenazesi oluyor, şehidin annesi, kız kardeşi, yakını kadınlar bile, erkek hegemonyası sebebiyle, bir köşede tutulup, dua etmelerine, cenaze tekbirlerini getirmelerine imkan tanınmamaktadır.

Hani, Müslümandık, Müslüman ülkede yaşıyorduk, adımız Müslümandı?.. Oysa, Resul (sav) dönemine gittiğimiz zaman, o zaman ki hanımlar, günümüz kadınların daha özgür, daha dini alanlarda rahattı.

Cuma namazlarına katılıyorlar, cenaze namazlarını kılıyorlar, bayram namazlarında teşrik  tekbirlerini peygamberle, sahabe ile beraber alıyorlardı.

Onun içindir ki, kadınlar, kafasına takılan her soruyu gündeme taşıyor, miras, evlilik, nikah, evlat yetiştirme ve karı, koca haklarını, erkek ve kadın hususlarını tartışıyorlar, çözüm ve çare buluyorlardı.

Halbu ki, şimdilerde de dini duygular, hisler yaşanmaktadır ama, Resul dönemindeki dini his ve duygular yaşanmamaktadır.

" Dolayısıyla, öyle veya böyle halkın dini duygularının yoğunlaştığı Ramazan'da hangi kanalı açsanız tasavvuf ve onun kadim kahramanları ile rastlaşmanız artık yerleşmiş bir ritüel halini aldı diyebiliriz.

Konuşulan konular ise "Nur-u Muhammedi", Resulullah'ın sonu gelmeyen mucizeleri, türbe tanıtımları , kayıtsız şartsız bir sevgi, aşk, çile, ilahi aşk , tasavvuf büyüklerinden  menkıbeler, Mevlana, Yunus...

Bilhassa " aşk" söylemi kullukla alakalı her ciddi meselenin miyarı kılınmış durumdadır. Yüzyıllar öncesinin mutasavvıfları ve ve mistikleri için ne ifade ettiği ayrı bir tartışma konusu olmakla beraber;

Bu günkü bel altı çağrışımıyla da birleşen mezkur aşk söylemi tehlikeli neticeleri de zihinler üzerinden davet etmektedir diyebiliriz. " ( Nida Dergisi, sayı 138, sayfa 55, M. T. Çalışkan)

Maalesef, kadınlar, grup gurup " el almak" için şeyh aramaya çıkarken, türbe türbe gezerken, kendi hakları nedir, ne değildir, bunları bilmemektedirler.

Onun içindir ki, 8 Mart Kadınlar gününde yapılacak, yapılan merasimler, göstermelik, kandırmaca merasimlerdir.

Önce, kadının kimliği nedir, şahsiyeti ne anlam ifade etmektedir, Allah nasıl bir hak vermiş onlara, hakları nedir, kadıların dini hakları, özgürlükler nedir bunu öğretmeden yapılan tüm törenler iğreti kalacak, kandırmacadan öteye gitmeyecektir.

Hz. Aişe (ra) kimlik sahibi, şahsiyetli bir hanım efendi idi..Lüzumunda, kocası peygambere bile karşı çıkıyor, doğruyu bulmak adını ona isyan ediyor. " Hz. İbrahim'in hakkı için" diyebiliyordu.

Yoksa, hanım kitleleri, dayak yemek, dövülmek, vurulmak, kırılmak için var olmuş insan kitleleri değildirler. İstemedikleri zaman, babaları, anneleri, kardeşleri onları zoraki evlendiremez, miras hakkına konamazdır.

Hal böyle iken, bende 8 Mart kadınlar günü merasimlerine katılayım. Ne anlatılacak, ne verilecek, hangi mesajları belleklere, zihinlere, kadın haklarına yarayacaktır. Hiç biri!..

Bunlar, kolay yapılan işlemlerdir. Yaptır bir çelengi, toplanın üç beş tane kadın, gidiniz heykelin önünde, bir kaç tane ağzı laf yapabilen hanım efendi nutuk çeksin, bir de saygı duruşu yapınız, ondan sonra da dağılıp gidiniz.. Bu mudur, kadın haklarını aramak, konuşmak, dile getirmek?..

Netice olarak;

Aramızda barışı, sevgiyi, insan olmayı, insanlığı, kadın erkek ayrışmasının ortadan kaldırmak için ne yapmalıyız veya ne yapabiliriz?

Her şeyden önce, bu günkü yapılan göstermelik, kandırmaca törenler gibi değil, içten, samimi, basiretli, bilerek, inanarak, mes'elenin ciddiyetine vükuf olarak toplanmalı, dertlerimizi, sıkıntılarımızı gündeme taşımalıyız.

Konuşmacılar, bilinçli, bilgili, bilen kimseler olmalıdırlar.. Laf olsun, iş bitsin, savsaklama cihetinden değil, hakikaten kadınların dövülmesini, öldürülmesini, çocukların yalnız kalmasını önlemek için, hanımlarında kendi cehaletlerini vurgulayarak proğram yapmalı, mes'eleyi dile getirmeliyiz..

Ölçümüz, mikyasımız Kur'an olmalıdır!.. Onun ayetlerini gündeme getirerek, kadın erkek  eşittir sloganını ifade etmeliyiz..

Hanımlarımız, camiye adapte edilmeli, cuma namazlarını kılmalılar, cenaze namazlarına katılmalılar ve bayram namazlarından uzak kalmamalıdırlar.

Öylesi, " Kutlu Doğum Günleri"nden ziyade, İslam'a dönmeli, kandil gecelerinin, mevlid proğramlarının bir kültür mes'elesi olduğunu, bir şeyhe bağlanmanın zaruret olmadığını ifade etmeliyiz.

Son olarak, 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü kerhende olsa kutluyorum. Umarım faydalı, verimli ve dolu dolu geçer.. Görelim Mevlam neyler, neylerse güzel eyler.. Selam ve dua ile..

Şerafettin Özdemir

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık