ayyıldız bir hafızın oldun

Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

Rahmetim Herşeyi Kuşatmıştır
 " Bize, bu dünyada da iyilik yaz ahirette de. Şüphesiz biz sana döndük." Allah  buyurdu ki: Kimi dilersem onu azabıma uğratırım; rahmetim ise her şeyi kuşatır. Onu, sakınanlara, zekâtı verenlere ve âyetlerimize inananlara yazacağım ." ( A'raf sûresi, âyet 156 )
 
    İnsanın ömrü,  ömrün kısalığı, uzun oluşu kaderle irtibatlandırılmış, geleneksel hocalar bu çerçeveden dışarı çıkmamışlardır!..
 
    Hatta, bu mevzunun gündeme getirilmesi, tartışılması, konuşulması bile hoş karşılanmamış, bir bakıma kadere isyan gibi değerlendirilmiştir!..
 
    Yüce İslam; insan sağlığı, nezafeti, temizliği, tahareti, çevre düzeni, bedeni ve toplumsal sıhhı konularına büyük değer vermişken, temizliği; dinin olmazsa olmaz bir parçası olarak değerlendirmişken, bizler niçin insan ömrünün kısalığını, uzunluğunu araştırmaktan, nedenleri üzerinde durmaktan  niçin kaçınalım ki?..
 
    Batı ülkelerinde yaşamakta olan insanların ömürleri ile, ülkemiz ve diğer İslam ülkelerindeki insan ömrü farklı farklıdır ve kısadır!.. Batılı insan; düzenli yaşamakta, bisiklete binmekte, fitnesini yapmakta, yürüyüş ve spor yapmayı ihmal etmemektedir!..
 
    Ya biz?.. Beslenmeye dikkat etmediğimiz gibi, sporsuz, yürüyüşsüz bir hayatın içerisinde, sigaraları fosurdatarak yaşamaktayız!.. Saatlerce Televizyonun karşısında oturur, kahvelerde, çay ocaklarında, mescid köşelerinde sürekli atıl yaşamayı, tembel tembel zaman öldürmeyi seven bir milletiz!..  Bir alıntı yazı ile örnek vermek istiyorum:
 
    "... Dünya Sağlık Örgütü Afrika ülkelerinden Zimbabve'nin, dünyanın en kısa ömür ortalamasına sahip ülke olduğunu bildirmektedir. BM raporuna göre, Zimbabve'de kadınların ortalama ömrü 34, erkeklerin ki ise 37'dir.
 
    Raporda, HIV virüsü kapması erkeklerden daha muhtemel olan Zimbabveli kadınların ortalama ömrünün son bir yılda 2 yıl azaldığı da belirtilmektedir.
 
    Dünyanın en kısa ömür ortalamasına sahip 10 ülkesinin tamamının Afrika ülkeleri olduğunun ifade edildiği raporda, Svaziland ve Sierra Leone'de de insanların 40 yaşını bile göremedikleri ifade edilmektedir.
 
    Pekii şimdi sormak gerekir. Kur'an'da adaleti ve rahmetiyle tasvir edilen ve " Rahmetim her şeyi kuşatmıştır." ( A'raf, 156) buyuran Allah, Zimbabveli erkek ve kadınlara ortalama ömür olarak 34 ve 37 yıl gibi bir zaman dilimini mi takdir etmiştir?
 
    Burada insan ömrünün kısa olması, dengeli beslenme, kalıtım, coğrafi muhit, iklim ve çevre koşulları, koruyucu hekimlik, sağlık imkanları, çeşitli hastalıklar vb. temel faktörlerin yoksunluğundan mı yoksa Allah'ın onlara önceden tayin ve takdir edilen ecel sebebiyle midir?
 
    Allah zengin ve sanayileşmiş ülkelerdeki insanlara kısa ömür mü takdir etmektedir? Kaldı ki tabloda da görüleceği gibi uzun ömürlü insanların yaşadığı ülkeler din olarak İslâm'ı değil Hristiyanlığı benimsemiş halklardan oluşan ülkelerdir.
 
    Bu durumda Allah zengin ve sanayileşmiş ülkelerde yaşayan Hristiyanlara uzun ömür verip de fakir ve gelişmemiş ülkelerde yaşayan Müslümanlara kısa ömür mü takdir ediyor? Bu sorulara olumlu cevap vermek mümkün değildir.
 
    Allah insan cinsi için bir ecel tayin etmiştir. Yukarıda saydığımız insan sağlığı için dengeli beslenme, kalıtım, Coğrafi muhit, iklim ve çevre koşulları, koruyucu hekimlik, sağlık imkanları, çeşitli hastalıklardan korunma vb tedbirler alındığı ve bunlara riayet edildiği takdirde insan türü için mukadder olan en üst ömür süresinin sonuna kadar insan yaşayabilme kapasitesine sahiptir.
 
    Allah adil ve rahmet sahibi bir varlıktır. Kullar arasında bu bağlamda bir ayrım yapması söz konusu değildir. İnsan bu dünyada imtihan sürecindedir. Kainat onun emrine verilmiştir. Ona sorumluluğu oranında da hürriyet verilmiş ve iyilik ve kötülük yapabilme kabiliyeti bahşedilmiştir.
 
    Allah herkese çalıştığı kadarını vermektedir. Dolayısıyla bu koşullarda insan türü için her insanın ulaşabileceği tabii ömür dediğimiz ömür süresi vermiştir. Bu onun adaletinin ve rahmetinin gereğidir." ( İsl. Kadere inancının kaynakları, H. Musa Bağcı, sayfa 110-111)
 
    Bizler; bu tür yazıları, mevzuları, dikkat çeken mes'eleleri gündeme getirdiğimiz zaman öylesi zavallılar, çömezler bulunmaktadır ki, kıçına nişadır sürülmüş gibi, havalara uçmaktadırlar!.. Niye?
 
    " Aman, kader konusunu tartışmayın, ona dokunmayın" kabilinden bir hayli itirazlarla karşılaşıyor, hücumlara maruz kalıyoruz!.. Çünkü, " Kader" bunlara göre, " dokunulmaz" " tartışılmaz" " hiç bir zaman gündeme alınmaz" türü direnmeler görülmektedir.
 
    Demek ki, " kader" konusunun temelini atan Muaviye, iyi bir temel atmış, bu günkü halkın bildiği, inandığı " kadere iman" Kur'an'da hiç geçmediği, hakkında ayet bulunmadığı halde, amentünün arasına girmiş, imanın altı şartından biri sayılmıştır.
    Örneğin, insanın ömrü de öyledir!.. Batılı insan, 80-90-95 arası yaşarken; bizim insanımız 75'i buldu mu, hemen herkes, " amma da yaşamış ha" demekten kendilerini alamamaktadır!.. Halbu ki,
 
    Bizim insanımız; spor bilmez ve yapmaz, bisiklete binmez ve " cin atı" diye hafife alır. Yürüyüş, fitnes, bedeni gelişmeleri gerçekleştirici, insanın dinç kalmasını sağlayıcı hiç bir aktiviteye katılmaz, ama, bol bol sigara içer, oturmadan başka bir şey bilmez ve 50 yaşından sonra da bir köşeye yığılıp kalır.
 
    Netice olarak;
    Afrika'lı insanın 35-40 yıl ömür sürmesi, sonunda dünyadan göçüp gitmesi "kader" değil, bakımsızlık, açlık, hijyen olmayan ortamlarda ömür sürmesi, daha doğrusu pislikten. bulaşıcı hastalık mikrobu sonucu ölmesi " kader" değil, körü körüne ölmektir!..
 
    İnancımız, kabulümüz odur ki, insan; ne kadar yaşayabilirse yaşayacak, ama iyi yaşayacaktır!.. Temizliğe, yani, bedeni ve çevresel faktörlere dikkat ederek yaşayacak, spor yapacak, temiz yiyecek, içki, alkol, sigara ve benzeri uyuşturucu maddeleri kesin kes kullanmayacak, işte, o zaman takdiri Allah'a havale ederek, külli kadere inanmış olacaktır.
 
    Her zaman vurguladığımız gibi, ümmeti Muhammed'in ömrü kısadır, Hristiyan toplum ve insanlarının ömürleri uzun ve rehavet içindedir! Batı'da; yaşlı karıları görüyor ve şahit oluyorum.. Kendi aralarında grup oluşturup, 30-40 kilometre bisiklet turuna çıkmaktadırlar!..
 
    Böyle bir yaşam süren insanlar, soruyorum, 50 nde, 60 nda ölürler mi? Bizler, bu " kader"dir tartışmasını yapa duralım..  İnsan; kendi ömrünü uzatabilir!.. Ne kadar yaşayacağını, ne zaman ve nerede öleceğini bilemez.
    Kullara düşen görev, bakımlı, düzenli, disiplinli yaşamalarıdır!.. Ondan sonra da, Allah; ne kadar ömür vermişse , o zaman ölünecektir!.. Selam ve dua ile..
    Şerafettin Özdemir

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık