ayyıldız bir hafızın oldun

Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

RESÛLULLAH (SAV)'İN SÜNNETİ VE ÇAĞIMIZ!..

" Andolsun ki içlerinden, kendilerine Allah'ın âyetlerini okuyan, ( kötülüklerden ve inkârdan ) kendilerini temizleyen, kendilerine Kitap ve hikmeti öğreten bir Peygamber göndermekle Allah, müminlere büyük bir lütufta bulunmuştur.

Halbuki daha önce onlar apaçık bir sapıklık içinde idiler" ( Âl-i İmrân sûresi, âyet 164 ) Üzülerek, teessürle ifade etmeliyim ki, günümüz Müslümanları yani bizler, Resulullah (sav)'in sünnetini algılama mevzuunda , hayatta tatbik hususunda bir hayli yanlışların, hataların içerisinde yaşamaktayız Sünneti, yaşamdan koparmış, tamamen şekilcilik anlayışı ile, sünneti yerine getirdiğimizi, tatbik ettiğimizi zannetmekteyiz.

Halbuki, Sünneti yaşamaktan maksat, İslâm'ı; çağın üzerine, fevkıne, ötesine taşımak, nesilleri yabancı kültürlerin, adetlerin, geleneklerin şer ve zulmünden kurtarmaktı Şimdi bu hususu sormadan edemiyeceğim: Sahi, Sünnet, çağımızın neresindedir ve nasıl yaşanmaktadır? Bu soruyu, bizatihi cevaplamaya hiç gerek yoktur!.

Çünkü, ülkemiz sokaklarına, kalabalık caddelerine nazar ettiğimiz zaman görülecektir ki, sorunun cevabı kendiliğinden verilmiş olacaktır! Örneğin bendeniz, sufizm, mutasavvıf, tarikat, nefsini tezkiye eden, vera sahibi insanlara karşıt bir insan değilim.

Karşıt olursam, geçmiş asırlarda yaşamış, aziz milletimize yön ve yöntem vermiş ilim adamlarına, mutasavvıflara saygısızlık, hürmetsizlik yapacağımdan, onlar hakkında, ileri-geri rast gele konuşmak haddimizi aşacaktır!.

Ama! Aziz kitabımız Kur'ân'ı ve İslam'ı anlamadan, mesajlarına ehemmiyet vermeden, pirin, üstadın, ağabeyin, şeyhin, mehdi geçinen insanın, mesih olduğunu iddia eden zavallının, adım başı keramet gösterdiğini iddia eden biçarenin "sünneti yaşıyorum" iddiasını kabul etmemiz mümkün değildir.

Çünkü, Sünnet; her zaman ifade ettiğim gibi, sokaklarda sallapati cübbe ile, sarıkla, uzun sakalların arasından sigara fosurdatmakla gezinmek, artistlik yapmak, bir şovdan, bir şekilcilikten ibaret olduğu için bunlara da sünnet demem, sünnet kabul etmem ğayri kabildir Bu hususta, isterseniz, sayın M H.

Kırbaşoğlu'ndan bir alıntı ile konumuzu devam ettirelim: " İslam dünyası çağın dışında yaşıyor İslam dünyası zihniyet düzeyinde yapması gerekenleri yapmıyor/yapamıyor Bugün bütün İslam dünyası olarak yönetimlerden şikayetçiyiz.

Fas'tan itibaren şöyle bir bakın, Türkiye'de kısmen dahil olmak üzere bütün İslam ülkelerinde özgürlükleri kısıtlayıcı baskıcı yönetimler hakim Yani bizi yönetenler bizim adımıza ve bize rağmen kararlar alıyor Hani nerede " onların işleri aralarındaki görüş alış verişi iledir" ilkesi?! Ayrıca sünneti bir model olarak hayatımıza taşıyacaksak Müslümanların şunu çok iyi kavraması lazım.

Kimse kalkıp da şu sizin hakkınız deyip Müslümanlara haklarını teslim etmez Nasıl ki, Hz Peygamber, kimseden lütuf beklemeksizin kendisi toplumdaki çarpıklıklarla mücadele ettiyse biz Müslümanlar da böylesine aktif ve özne konumunda yer alarak haksızlıklarla çarpıklıklarla mücadele etmekle mükellefiz.

İslam ülkelerinin çoğunda ' ben sizin babanızım, ben ne dersem o olur' mantığı hakim Dolayısıyla siz devleti eleştiremezsiniz, devlet babadır, o ne derse o olur ve her yaptığının bir hikmeti vardır Yani hikmet-i hükümet felsefesi! Bunun Hz.

Peygamberin modeli ile uzaktan yakından hiç bir alakası yoktur Ekonomik alanda bakıyorsunuz, bir çok İslam ülkesinde bir tarafta olağan üstü zengin bir kesim var Bir zamanlar orta direğimiz vardı.

O da şimdi yok artık ve buna karşı da her hangi bir mücadele verilmiyor İslam dünyasında sermayeye karşı mücadeleyi kim yapıyor? Cevap vereyim, sol yapıyor Maalesef Müslümanlarda Batı kapitalizmine karşı etkili bir duruş ve mücadele yok.

Tüketici hakları alanında da öyle Bir zamanlar bazı firmalar basit ve kötü malları piyasaya sürdüler, biz de biz de hiç bir tepki göstermeksizin onları tükettik Neden? Çünkü ' hayır ' demesini bize öğretmediler.

' Hayır' demenin ne kadar büyük bir şey olduğunu, muhalefet kültürünü belletmediler Lâ İlâhe İllallah diyoruz ama, bu cümledeki Lâ'yı nerelerde kullanacağımızın bilincine sahip değiliz Kendi toplumumuz açısından bakarsak karar alma mekanizmalarında bir çok güç odakları, sermaye grupları, medya, sivil ve askeri bürokrasi.

vs.

var Bu güç odakları içerisinde İslam duyarlılığı olan insanlar nerde? Bu gün sözünü ettiğimiz karar mekanizmasında yer alan gruplar arasında bir dengeden söz etmek mümkün değil Biz, bir kişi gelsin - bu kişi bir parti olabilir, bir şeyh olabilir, bir üstad ya da beklenen bir Mehdi veya İsa olabilir- içerisinde bulunduğumuz sıkıntılardan bizi kurtarsın, beklentisi içerisindeyiz.

Bu beklentinin artık çağımızda geçerliliğini yitirmiş olduğunun farkına varalım Eğer toplum, alttan mücadele ederek kendi geleceğine sahip çıkarsa, ancak o takdirde gelecekte söz sahibi olabilir Buda belli bir mücadeleyi beraberinde getirir.

Baba-çocuk, yöneten-yönetilen, hoca-öğrenci.

beraberce bir çabanın içine girmek gerekir Oysa bakıyorsunuz ailede kadın söz sahibi değil Koca ne derse o olur ve ona itiraz edilemez.

Bunun Hz Peygamberin örnekliği ile hiç bir alakası yoktur ' Kadının adı kadındır,' Bir fıkıh kitabı yazan fıkıh alimi, bir hadis kitabı yazan hadis bilgini kadın var mı? Günümüz İslam dünyasında kadın özne konumunda değil.

Aslında kadın bir çok alanda bir güçtür; beyin gücü, ekonomik güç.

vs Oysa bakıldığında bu alanlarda kadın yok denecek kadar az.

Neden? Çünkü, kadın sadece evde yemek yapacak, bulaşık yıkayacak ve bir de çocuk doğuracak! Onun görevi bu kadar Onun dışında sosyal alanda kadın yok, siyasi alanda kadın yok.

Bazı siyasi oluşumlarda kadın yer alıyor, ancak sadece hizmet konumunda yer alıyor.

Karar alma mekanizmasına gelince, orada kadın yok Hani İslam'da istişare vardır?" ( hadisdersleri.

tr MH.

Kırbaşoğlu) Sanıyorum, sayın Kırbaşoğlu, günümüz dünyasına bu yazısı ile reçete sunmuştur Hem de, sünneti yaşama, yaşatma, anlama ve anlatma reçetesi.

Öylesine, pir kapılarında, mürşid geçinenlerin dergahında, tekkelerde, zaviye vari yerlerde müridanlık yapmak değil de, yukarıda arz edildiği gibi, bunalım, kaos, sıkıntılı zamanlarda Mehdi, Mesih ve İsa bekleme değildir Ya ne yapılması lazımdır? Kadın-erkek her Müslüman bireyin, Kur'an'ı referans alarak, mütevatir hadislere yönelip, bilgi ve hikmet sahibi olarak yetişmeleri lazımdır.

Kadın-erkek, herkes, her kesim, dinin her dalında eser yazmaya başlayacak, ülkemiz de Müslümanlık sadece belirli kesimlere bırakılmayacaktır Hocalar, hacılar, veliler, mürşidler ordusu olmayacak, herkes kendi çapında bilgin olacaktır!.

Netice olarak; Tüm bu anlatımlardan şunu çıkarıyoruz!.

Resulullah (sav)'in sünnetinden maksat, şekilcilik, tesbih devirme,sakal uzatma, cübbeli gezme, dişlere misvak sürtme olmayıp veya çocukları sünnet ettirmede olmayıp, Kur'ân ve Resulullah (sav)'in yaşayışını, adaletini, ahlakını, ailevi halini, çocuk sevgisini , millet sevgisini, beytülmale sahip çıkmayı anlamaktır! Dulun, yetimin, öksüzün, kimsesizin, cihad edenin, miskinin, düşkünün, garip-gurebanın imdadına koşarak, onlarla birlikte ağlama ve sevinme demektir.

Veya çevrecilik, yeşili koruma, temizlik, güzel giyinme, sokağı temiz tutma, güzel belediyecilik, tüm canlıları, kurdu, kuşu ve doğayı bihakkın koruma demektir! Ülkemiz sokaklarında, her gün can hıraş kadınlar öldürülürken, misvak kullanmanın, mahkeme kapılarında boşananlar imparatorluğu kurulurken, ayaklarımıza giymiş olduğumuz şalvara sünnet diye bilir miyiz? Demek ki, sünneti yaşamaktan kasıt, kafaların, beyinlerin, algıların, idraklerin, izanların Kur'ân ve Resulullah (sav)'i ölçü ve örnek alarak yaşamak demektir!.

Rabbimiz!.

21 nci asrın Müslüman dünyasına, akıl, tefekkür ve tedebbür nasip eylesin! Selam ve dua ile.

Şerafettin Özdemir


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık