Dini Haberler Mobil

Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

Resulullah (sav) Diyecek, Ya Resulullah!

 "RASUL,  YA RABBİ!" DİYECEK, ' GERÇEK ŞU Kİ, BENİM KAVMİM BU KUR'AN'I DEVRİ GEÇMİŞ BİR MESAJ GİBİ TERK ETTİ'.. " ( Furkan, 30)

Her ne zaman ki, yüce Kur'an'ın bu ayetini okusam, incelesem, tetkik etsem; emin olun ki, tüylerim diken diken olur, korkar ve korkarım!..

Niçin korkuyorum?.. Hani, " görünen köy kılavuz istemez" derler!.. Bir iki gün sonra, inşallah!.. Ramazan ayına girmiş olacağız!..

Camilerimizde bir heyecan, bir gayret, evlerimizde bir telaş, bir hatim indirme yarışları yapılacaktır: " Sen şu kadar hatim indirdin,ben, bu kadar indireceğim" yarışmaları yapılacaktır!..

Oysa, ne camilerimizde, ne de evlerimizde, bu kadar hatim indirmelere rağmen, " Kur'an'dan; ne anladın?" sorgulamaları, soruları, yarışmaları yapılmayacaktır!..

Kimi insanımız Kur'an'ın yapraklarını çevirecek, kimi başını sallayarak kendi içinden okumaya çalışacak, kimileri hoca efendinin topluca hatim indirme merasimine katılacak, kimi hanımlarda mahalle aralarında toplanıp toplanıp hatimler indireceklerdir!..

Ve Ramazan ayı bitecek!.. Hatim duaları yapılacak, herkes, her kesim okumuş Kur'an'ları, hatimleri ölmüşlerine gönderecek ve öylece mutlu ve mesut olacaklardır!.. Çünkü, kabirde yatan ölülerini kurtardılar da onun için!..

Halbu ki, 6000 küsur ayetin içerisinde, hiç birinde ölülerle, mezarlarla ilgili bir emir, bir içerik, bir uygulama olmamasına rağmen, sürekli ve daima dirileri işaret ederken, "dirileri kurtarın " emri bulunurken, biz illada bu işin tersini yapmaktayız!..

İşte, bunun içindir ki, benim hatırıma, Furkan suresinin 30 ncu ayeti kerimesi gelmektedir!.. Başta, Resulullah (sav)'in Kur'an uygulaması, emri, tembihi gelmektedir!.. Sonra da, sahabe-i kiramın böyle bir yanlış uygulamanın içeresinde bulunmadıkları gelecektir!..

Aziz Kur'an; okunmak, anlaşılmak ve yaşanmak için geldiğine göre, sahabe-i kiram böyle algıladığına binaen, bizler, nasıl olurda, onların tatbikatlarını, icraatlarını ters yüz eder, " onlar yanlış yapıyor, yanlış icraatlarda bulunuyorlardı" iddiasında bulunuruz?..

Evet, millet olarak, Kur'an'ı " mecruh" bıraktık!.. Yani, terk ettik, onu tamamen ölü kitabı haline dönüştürdük!.. Aziz Kur'an'ı; bin bir hatimlerin kurbanı yaptık!.. Yazıklar olsun bizlere!..

Malumdur ki, millet olarak, lisanımız Türkçe olduğu için, bin yıldan bu yana, anlamadan Kur'an okumaktayız!.. Bu sebeple de, milletimiz Kur'an'dan istifade edemedi, yararlanamadı ve perişan olup gitti.

Bir kısım hödükler " Canım anlayıp da ne yapacaksın, sen okumana devam et!" hezeyanı ile bu aziz milleti bin yıldan bu yana kandırmış oldu!..

Onun içindir ki, Kur'an'ı; abdestsiz elimize alamaz olduk.. Onu, mümkün mertebe hep yükseklerde asılı tuttuk.. Teberrüken, ramazan ayı geldiği zaman, özel olarak hazırlandık, abdest aldık, kıbleye döndük, diz üstü çöktük, ya camilerde, yada evlerimizde göbekten yukarı tutarak okumaya çalıştık.

Muayyen halli hanımlar, nifaslı kadınlar ona yaklaşamadılar!.. Ona yaklaşamadıkları gibi, " Allah" " Peygamber" " din" " iman" " kelime-i şehadet"i bile onlara yasak eyledik.. Çünkü, Yahudiler öyle yapıyorlardı da bizler niçin yapmayalım, dedik!..

Bree Allah'tan korkmazlar, Peygamberden utanmazlar!.. Bir hanım; 40 gün nifas görecek, en asgari on gün özel halli bulunacak, bu sürelerde, Allah'ı zikrederse, Kur'an'ı okursa, gürül gürül duasını okursa, zararı ne olacaktır?

Kur'an'ı ve onun peygamberi Hz. Muhammed (sav)'in koymadığı, yapmadığı yasakları sizler, siz zalimler bir bir sıraladınız!.. İnsanları, Allah'ın kullarını, Kur'an'dan, Allah demekten uzaklaştırdınız!.. Yuh olsun size!..

Evet, bu aziz millet, bin yıldan bu yana Kur'an'ı mecruh bıraktı, terk eti, onun mesajlarını duyurmaz, anlaşılmaz etti.. Sizler, siz gelenekçiler, uydurmasyoncular, Ramazan aylarında, bin bir hatimler değil, iki bin bir hatimler indirmiş olsanız da, anlamadıktan sonra, emirlerini yaşamadıktan sonra, yapmış olduğunuz şeylar ibadet olmayacak, sadece kendi, kendinizi kandırmış olacaksınız!..

Bir kere, bu aziz Kur'an; cin kovalama, peri kaçırma, kundakta yatmakta olan bebekleri görünür görünmez, bilinir bilinmez şer güçlerden koruma, uzaklaştırma kitabı değildir!..

Kur'an; dünyada yaşanıyor mu, yaşanmıyor mu, millete, fertlere, devlete, aileye, toplumlara hakim olmuş mudur, olmamış mıdır? sorgusunu, hesabını sorma kitabıdır!..

Camilerde, ramazan aylarında hatim indiren nice gafil, saf hacı baba, banka kapılarında faizcilik yaparken, her gitmiş olduğu umre seferlerinde, Kabe'de; tavaf yerine, çarşı-pazar Çin malı satın almalarına bakmalarıdır!..

Öylesi, ramazan aaylarında, zengin insanları toplayıp, görkemli ziyafet sofraları, iftar törenleri de düzenlemek değildir!.. Fakirleri kovmak, onları el artığı üç-beş kuruş sadaka ile savmak hiç değildir!..

Netice olarak;

Evet, Kur'an'ı terk ettik!.. Millet olarak onun yüce emirlerinden yoksun, bihaber şekilde yaşamaktayız!.. Uyanmadık, uyanamıyoruz, silkinip, kendimize gelemiyoruz!..

Zaten, bir silkin miş olsak, kendimize gelmiş olsak, işte o zaman kurtulmuş olduğumuz gün olacaktır!.. Her türlü hurafeden, bid'atten uzaklaştığımız gün olacaktır!..

Daha doğrusu, mitolojik uydurmalardan öykünmelerden, masallardan kurtulduğumuz gün olacaktır!.. Süleyman Çelebi'nin uydurmasyon etmiş olduğu, mevlid düzmecesinden, sahte törenlerinden arındığımız zaman dilimi olacaktır!..

Herkes kendini; yapmış olduğu iyiliklerle, güzelliklerle, topluma, insanlığa faydası ile veli bilmeli, evliya zannetmelidir!..   O tip, sivrilmiş; kendini " Efendi hazretleri" diye lanse eden kimselere iltifat etmemelidir!..

Çünkü, aziz Kur'an; böylesi, şekilci, sarıklı, şalvarlı, o haliyle böbürlenen, gururlanan insanları kabul etmemektedir!.. Evliya kimdir biliyor musunuz?

Topluma faydalı, yurt, yuva açan, yetimlerin, öksüzlerin, dulların, kimsesizlerin imdadına koşan kimsedir!.. Yoksa, mazlumu kandırarak söğüşleyen insan demek değildir!..

Bu aziz milet; şekilcilikten bıkmıştır!.. Şeyhliği, saltanatçılığı, gavsçlığı, Fetullahçılığı çok çok görmüş, toplanan himmet paralarının başka diyarlara kaçırıldığını bizatihi yaşamıştır ve yaşamaktadır!..Onun içindir ki;
kendimize, özümüze dönmeliyiz!.. Kur'an'ı; mecruh bırakmaktan, terk etmekten kurturmalıyız!.. Selam ve dua ile..
Şerafettin Özdemir


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık