ayyıldız vekaletle kurban kampanyası
ayyıldız bir hafızın oldun

Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

Sahabeler Kur'an'ı Kıraat Etmediler

SAHABELER; KUR'AN'I " KIRAAT"  ETMEDİLER, HAYATA DÖNÜŞTÜRDÜLER!..

" Andolsun ki biz Kur'an'ı öğüt almanız için kolaylaştırdık. Öğüt alacak yok mu?" ( Kamer sûresi, âyet 17, 22, 32, 40 )

Bu önemli ve ciddi mes'eleyi, " Kur'an ve Sahabeler" ifadesiyle değerlendirirsek, bir de, günümüz Müslümanlarının Kur'an anlayışları, algıları, hayata yansıtmaları olarak incelersek , karşımıza büyük bir uçurum, büyük farklılık çıkacaktır!.. Örneğin;

Sahabenin Müzzemmil Suresini talimleri, okumaları hayata yansıtmaları hususunda Şu hususları zikretmeliyiz:

" 1- Gecenin derinliğinde Kur'an'ın okunması... Bir kısım zamanın ibadetle geçirilmesi... Ama tarihsel süreç içerisinde bilgilenme yerine sadece ritüel olarak ibadet anlayışı öne çıkmıştır.

2- Peygamber ve Müslümanlardan bütün varlıklarını Allah'a adamaları istenmektedir. Hayat ve inanç ancak bu şekilde anlam kazanır.

3- " Doğunun ve batının Rabbi" nitelemesi hayatı bölüp parçalamadan Allah'a kulluk ekseninde bir araya getiren evrensel bir ifadedir. Bu ifade " kamusal alan" dayatmalarının Allah'ın kudreti karşısındaki anlamsızlığını da dile getirir.

4- Sabır, İslami mücadelede anahtar kavramlardandır. Sabır, bu davayı omuzlayacak kimselerin azığı, kalkanı, silahı, sığınağı ve korunağıdır. Sabır, cihaddır. Fakat ne yazık ki sabır tarih içinde " belalara boyun eğerek geri çekilme" şeklinde bir anlam kaymasına uğramıştır.

Bu günde toplumu dönüştürmenin zorluğunu ve uzun solukluluğu isteyen zorlu sürecini görenler toplumu dönüştürmek iddialarından vazgeçerek onun cahili değerlerine doğru pragmatik ve populist düşünce ve söylemlere kayabilmekteler.

5- En'am Suresi 68-70. ayetler tavır ve arınmada hikmetli bir tarzı gelenekleştirmeyi hedefler. " Onlardan uygun şekilde ayrıl!" ifadesi insan ilişkilerinde Müslümanların nasıl davranacaklarına ilişkin öğretici bir vurgudur. Hakeza  " Zalimler topluluğu ile oturma!" " Dünya hayatının aldattığı kimseleri bir tarafa bırak." ayetleri de bunu pekiştirmektedir." ( Haksöz)

Hakikaten, Kur'an'ı; okuma, anlama ve emirlerini hayata geçirme mevzuunda 21 nci asır insanları ile arada büyük uçurumlar, büyük farklılıklar bulunmaktadır.

Hele, Müslüman milletimizin Kur'an'ı anlayış tarzı, emirlerini yaşama geçirme bilinci, neredeyse sıfırın altında sıfırdır. Halbu ki, sahabe-i kiram böyle bir Müslümanlığı kabul etmez, hatta bilinmiş olunsaydı itiraz edilecekti.

Onlar; Resulullah (sav)'in etrafında her an hazır bekler, vahyin ezberlemeye ve emirlerini hemen tatbik etmeye çalışırlardı. Oysa biz, Kur'an'ı okuyoruz, ama anlamını dinlemek ve yaşamak istemiyoruz!

Kur'an'la aramıza örülen duvarlar!..

" Kur'an bir çok cahil bedeviye de, bir çok bilgine de hitap etmektedir. Kur'an tüm insanların rehberidir., Yukarıdaki ayetten anlayacağımız gibi Kur'an insanların öğüt alması için kolaylaştırılmış bir kitaptır.

İnsanlar anlamadıkları kitaptan nasıl öğüt alabilir? Anlaşılamayan bir kitap nasıl rehber olur? Kur'an'ın anlaşılmaz olduğunu iddia etmek, tüm bu ayetlerle ters düşmektedir.

Bu iddiaların sahipleri, Kur'an ile insanlar arasına duvar örmekte ve kendi  ilmihal kitaplarını Kur'an'ın yerine koymaktadırlar. Bunlara göre Kur'an'ı herkes anlayamaz ama ilmihal kitaplarını anlamakta bir sorun yoktur. Bunu yaparken de Kur'an'ı sözde yüceltmektedirler.

Bu mezhepçi zihniyete, günümüzde çok satan ve bedava da dağıtılmış olan " Tam İlmihal Seadeti  Ebediye" kitabından örnek vermek istiyoruz.

Kitabın yazarı Hüseyin Hilmi Işık, Kur'an'ı anlamaya çalışanlara şu uyarıları yapar: " Seyyid Abdülhakim Efendi, kuddise sirruh buyurdular ki:  İbadet, emirleri yapmak demektir. Kur'an'ı Kerim'i, hutbeyi okumak ibadettir.

Bunların manasını anlamak emir olunmadı. Bunları anlamak ibadet değildir. Kur'an'ı Kerim'i anlamak için yetmiş iki yardımcı ilmi ve sekiz temel ilmi öğrenmek lazımdır.

Ancak bundan sonra Kur'an'ı Kerim'i anlamaya isdidad  hasıl olup, Cenab-ı Hak nasip ederse anlayabilir. Herkes anlamalıdır demek, dine müdahale etmek demek olur. Kur'an'ı anlamak için isdidadı çok olan on sene, orta olan elli sene çalışmak lazımdır.

Bizim gibi az olanlar ise yüz sene de çalışsak anlayamayız. Şeriatte ilim diye faideli bilgilere denir. Faideli ilim Saadeti Ebediyyey'yi elde etmeye yani Allah'ın rızasını kazanmaya vesile olan ilimdir ki bunlara İslam bilgileri denir."  ( Uydurulan din ve Kur'an'daki din, sayfa 376-377)

Tüm bu ifadeleri, Asr-ı Saadet dönemine götürmüş olursak, vallahi, tepki ile karşılanacak, yuhalanacak düşünceler olacaktı.

Hüseyin Hilmi Işık gibi zevat, maalesef, İslam'ı, Kur'an Müslümanlığını tepki ile karşılamış, Kur'an'ı okuyup anlamayı ve emirlerini yaşamayı bilenlere münhasır kılmışlardır.

Onun içindir ki, günümüz dünyasında bu tür ulema oligarşisinden, mezhepçilik bağnazlığından,hizipçilik hastalığından kurtulamıyoruz.. Aksine, bu tür yanlışlarla boğuşup durmaktayız.

Sahabeler, Kur'an'ı tilavet ederken, dünyaya meydan okuyacak bir İslam anlayışını tesis ettiler.. İslam ordusunun bir ucu Suriye topraklarında cihad yaparken, diğer ucu Arabistan'ı baştan başa fethedip, İran içlerine yoğunlaşmışlardı,

Netice olarak;

" Yüz sene uğraşsak da Kur'an'ı anlayamayız" garip, zavallı, korkakça ve aptalca düşüncesinden ne zaman kurtulur, sıyrılırsak, işte, o zaman; elimizdeki Kur'an kainata meydan okuyacaktır.

Yoksa, cehalet, ilkellik, taklitçilik, akıldan feragat hastalıkları sürekli devam edip gidecektir.. Böylesi bağnazlara "yuh" olsun diyoruz.. Allah; onlara akıl, fikir ve algı nasip eylesin!..

Hüseyin Hilmi Işık'ın Seadeti Ebediyyesi, Cübbeli hocanın çürümez kefen fikri alkış alıyorsa ki, alıyor, o zaman ne yapalım.. Allah encamımızı hayır getirsin demekten başka bir söz bulmak mümkün değildir..

Vallahi!.. Günümüz çömezleri, Hz. Ömer (ra) döneminde yaşamış olsa  idi, sanırım, bunları falakaya yatırır, Medine meydanında ibret olsun diye darp ederdi..

Tv.lara bakmaya utanıyoruz!.. Ekseri tv.larda bir kısım gizemli, sırlı duacı şarlatan, nasıl da, zavallı, garip, bilgisiz, Kur'an bilmez insanları kandırmaktadır..

Oğlu işsiz ise, kızı evlenememiş ise, beyi kumarcı ise, bu tür şarlatanlara telefon açarak, dua istemekte veya kolay yoldan zengin olmak için bunların kapılarını aşındıranlar haddinden fazladır.. Selam ve dua ile..

Şerafettin Özdemir

 

 

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık