Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

SANTRANÇ OYNAYAN LANETLENMİŞTİR!.

" ( Bunlar;) iyi işler yaptıklarını sandıkları halde, dünya hayatında çabaları boşa giden kimselerdir." ( Kehf sûresi, âyet 104 )

" Allah ve Resulü bir işe hüküm verdiği zaman, inanmış bir erkek ve kadına o işi kendi isteklerine göre seçme hakkı yoktur. Her kim Allah ve Resûlüne karşı gelirse, apaçık bir sapıklığa düşmüş olur." ( Ahzâb sûresi, âyet 36 )

Olacağı bu idi!..  Cübbeli mi, cübbesiz mi, uzun sakal mı? Her neyse, zaman zaman böylesi din dışı şowlarıyla, beyanları ile, konuşmaları ile gündemde kalmasını bilen bir molladır.

Bu zatı muhterem, ayet okumaz, Kur'an'ın  kenarına, köşesine kat'iyyen yaklaşmaz!.. Bu hoca efendinin (!) işi, gücü sürekli ama sürekli, olmadık hadislere takla attırmaktır.

Böylesi muhterem kişinin bağlı olduğu, müntesibi bulunduğu , Efendi Hazretlerinin hal ve tavırları, sözleri, yaşamı, hikayeleri, halüsinasyonları, hayal gücü, ermişliği, kerametleri her şeyden, ama, her şeyden üstün, erdemli ve mübarek (!)tir!..

Cübbeli hocamız, " Çürümez kefen" satışları ile, " Peygamberin nalinleri" tılsımlı eylemleri ile, bir hayli mesafe kat etmiş ve etmeye de devam etmektedir. Çünkü;

İstisnalar kaideyi bozmaz, ülkemiz televizyonları, din ve diyanetine bağlı, Kur'an'a sevdalı, gerçekci, sahih hadisci hoca efendileri ekranlarına çıkarmazlar. Bunların, varsa, yoksa reytinge ihtiyaçları bulunmaktadır. " Allah rızası" " Peygamber hatırı" televizyon ekranları için önemli değildir.

SANTRANÇ OYNAYAN LANETLENMİŞTİR!.. (!)

" Satranç; tavladan da kumardan da... Satranç oynamaktansa ateşi tutmak daha hayırlı, satranç oynayan lanetlenmiştir.

Oynayana bakan da domuz eti yiyen gibidir. Bu oyunları oynayacağınıza elinize tesbih alın sübhanallah çekin."

Bu sözler, cübbeli hocaya ait sözlerdir. Yani, mes'elenin bir ucunu tarikatına getirmek, oranın reklamını yapmak, öyle Kur'an ve sahih hadisten bahsetmemektir!..

Efendi hazretlerine bağlı, öylesi kavuklu, cübbeli terü taze gençler bulunmaktadır ki, bunların tamamı, Ehl-i Sünnetin mücahidle(!)ridir..Bunların tarikatlarına has , televizyon ekranları, kanalları da bulunmaktadır.

Sanki marifetmiş gibi, İstanbul sokaklarında, meydanlarında, caddelerinde kavukları ile, cübbeleri ile, ellerinde tesbihleri ile gösteri yapmaları, çalım satmaları bunlara göre ibadet, sevablı bir iş, dil ve kalp ile cihad yapmaktır.

Cübbeli'nin, bu ani çıkışına, insanlarımızı günahkar yapmasına, Diyanet yani Başkanlık hemen, anında cevap vererek, bunların rezaletlerini ortaya koymuştur.

DİYANET: " Hadis değil uydurmadır!" Din İşleri Yüksek Kurulu'nun açıklaması:

" Fıtrat dini olan İslam insanların maddi ve manevi ihtiyaçlarını göz önünde bulundurmuş, bu arada meşru eğlenme ihtiyacını da dikkate alarak bununla ilgili ilkeler koymuştur. Eğlenmede temel ilke ise, dinin koyduğu emir ve yasaklara doğrudan ya da dolaylı şekilde aykırı dinimizde eğlenmenin ibadetleri ve asli görevleri terk ve ihmale yol açacak şekilde birinci plana alınması, ön görülerek ve tercih edilecek oyunun yararlı olması tavsiye edilmektedir. İçerisinde kumar ve benzeri yasak hususlar bulunmayan oyunlar ' eşyada asıl olan mubah olmuştur' ilkesi gereğince genel olarak mubah kabul edilir. "

İşte, onun içindir ki, 15 Temmuz cunta hareketinden sonra, bu tür Kur'an dışı oluşumları, yapılanmaları bilmemiz, tanımamız lazımdır. Aksi takdirde;

15 Temmuz Meczubunun yapmış olduğu gibi, bu millet içeriden çökertilmeye çalışılacak, birliğimiz hezimete uğrayacak, aklın, hayalin kabul edemiyeceği ayrılıklar, çelişkiler olacaktır. Çünkü;

" Dine sokulan ve dinin bir parçası olarak gösterilen bu hurafeleri, bunları savunan kaynaklardan öğrenmek istiyorsanız size örnek olarak Pamuk Yaıyınevi'nin " Kur'an'ığ Kerim'in Havas ve Esrarı" kitabı ile Kudret Şandra'nın derlediği " Dert Sizde, Derman Bende, Şifa Reçeteleri" kitabını önerebiliriz.

Gerek yayınevi, gerek kitabın ismi, gerek yazarın kimliği, kitapların " dini kitap" gibi algılanmasına sebep olmaktadır.

Zaten binlerce hurafe ile dinin zorlaştırıldığı yetmiyormuş gibi, " dini özel bilgiler" gibi takdim edilen ilave hurafeler, Kur'an'ın güzel dinini tanımayanların, dini; saçma, mantıksız, uydurmalarla dolu sanmalarına sebep olmuştur ve olmaktadır. " ( Uydurulan din ve Kur'an'daki din, say. 275 )

Hasılı, her yanımız hurafeler ve hurafeciler tarafından çepe çevre sarmalanmış, sarılmış durumdayız. Hurafeciler, her an, tetikte beklemekte, avını hazır bulmuşçasına üzerine atlayıp avlamaktadır.

15 Temmuz cunta kalkışmasından sonra, görmekteyiz ki, Afrika ülkelerinde olmayan, bir kısım tarikatçılar, oralara abalarını atmışlar, tarikat, sufizm, mistisizm, keramet, efendi hazretleri hurafeleri ile oradaki garibanları söğüşlemeye çalışmaktadırlar.

Cübbeli cenahı nında çevresi, oralarda çalışma yapmaları ivme kazanmış, Fetö'dan arta kalan maddi imkanları götürmektedirler!.. Yazıklar olsun!..

Bunların işi, satranca çatmak, onu küfür görmek, tarikatsız yaşamayı dinsizlikle eş değer tanıtarak oralarda üşüşmeye gayret etmektedirler.

Tabii ki, bunlar in işi, Kur'an'ı , Kur'anî mesajları anlatmak değildir. " Ehl-i Sünnet" ayağı ile, Muaviye'yi övmek, Yezid'in yeniden prens ilan edilmesini sağlamaktadır.

Netice olarak;

Bu milletin, iyi niyetle, her hangi bir bahis olmadan satranç oynamalarını lanetlemek, küfürle, haramla eş değer görmek ayıbın ayıbı, milleti üzmekten, zihinlerini bulandırmaktan başka bir şey değildir..

Sanırım, böylesi cenahlar, güruhlar, yarınlarda da, interneti, sosyal ağları kullananları kafirlikle itham edecekler, seyredenleri, takipte bulunanları ağır şekilde suçlayacaklardır.

Satranç oynamak, yukarı satırlar da izah etmiş olduğum gibi, zekayı çalıştırmak için meşgul olunuyorsa, bunda niçin günah olsun, lanetleme bulunsun ki?

İnşallah!.. Diyanet İşleri Başkanlığı, bu tür yanlış çıkışlara anında cevap vermiş olduğu gibi, zaman içerisinde de, "Kur'a ve ilim", "Kur'an ve felsefe", "Kur'an ve mantık", "Kur'an ve sosyoloji", "Kur'an ve mezhepler", "Kur'an ve tarikatlar"a ağırlık verirler, bunların  mahiyetlerini aziz millet evladlarına izah etmiş olurlar..

Çünkü, bin yıldan bu yana, milleti aydınlatan Kur'anî mesajlar, devre dışı bırakıldığı için, milletimiz, Cübbelilere, cübbesizlere, kavuk sallayanlara muhtaç olmuştur..

Müslümanların, eğlenmeye, zekalarını, zihinlerini çalıştıran meşguliyetlere ihtiyacı bulunmaktadır. Yeter ki, bu tür zeka geliştirici eylemlerin içerisinde haram bulunmasın.. Satrançta lanetlik bir husus yok, lanetle suçlayanlar lanetliktir.. Selam ve dua ile.

Şerafettin Özdemir

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık