Dini Haberler Mobil

Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

Suriye'de İran Milisleri ve Hizbullah

SURİYE' DE; İRAN MİLİSLERİ VE HİZBULLAH , ŞEYTANIN YANINDA YER ALMAKTADIR!..

" ( Bu münafıklar) müminlerle karşılaştıkları vakit " Biz de ) iman ettik " derler. ( Kendilerini saptıran) şeytanları ile baş başa kaldıklarında ise: Biz sizinle beraberiz, biz onlarla ( müminlerle) sadece alay ediyoruz, derler." ( Bakara sûresi, âyet 14 )

" Ey insanlar! Yer yüzünde bulunanların helâl ve temiz olanlarından yiyin, şeytanın peşine düşmeyin; zira şeytan sizin açık bir düşmanınızdır." ( Bakara sûresi, âyet 168 )

" ( Uhud'da) iki ordu karşılaştığı gün, sizi bırakıp gidenler, sırf işledikleri bazı hatalar yüzünden şeytan ( yerlerinden) kaydırmıştı. Yine de Allah onları affetti. Çünkü Allah, çok bağışlayıcıdır, halîmdir." ( Âl-i İmrân sûresi, âyet 155)

" Hani şeytan onlara yaptıklarını güzel gösterdi de: Bugün insanlardan size galip gelecek kimse yoktur, şüphesiz ben de sizin yardımcınızım, dedi. Fakat iki ordu birbirini görünce ardına döndü ve : Ben sizden uzağım , ben sizin göremediklerinizi ( melekleri) görüyorum, ben Allah'tan korkuyorum; Allah'ın azabı şiddetlidir, dedi." ( Enfâl sûresi, âyet 48 )

Ne hazindir ki, şeytan bile şerden, verilen zarardan şiddetle dönüp kaçtığına göre, bu gün, Suriye topraklarında, öldürülen, evleri yıkılan, kurşunlanan, bombalanan camiler, mescitler, minareler ve tüm abidevi yerlerin hak ile yeksan olmasına ne demeliyiz?

Mezhep uğruna, dinleştirilen mezhepçilik için, " bizim mezhepten değildir" diye, yüz binlerce garip, gurabayı öldürmek, katletmek, bebelerin, anaların tarümar olması neyin nesidir?..

Mezhebiniz batsın sizin!.. Bu kadar mı önemli, dinleşmiş, dinin üzerine çıkmıştı sizin mezhep algınız, tapınmanız ve inadınız?

Suriye insanları ölürken, Batılılar bile, ABD'li bile insafa gelirken, acımaları depreşirken, sizin hiç mi acımanız, merhametiniz yoktur ki, öbek öbek insan öldürüyor, akabinde de, öldürmüş olduğunuz insanların başsız gövdelerine ayaklarınızı bastırıp keyif ediyorsunuz?

Sahi, sizler; Hz. Hüseyin efendimizin yolunda olduklarınızı iddia ediyorsunuz!.. Acaba, Hz. Hüseyin (ra); bu halinizi, bu acımasızlığınızı görmüş olsaydı, sizin kirli yüzünüze tükürmeyecek miydi?

Evet, İran Müslümanları (!), bir akıl tutulmasının, bir çıkmazın içerisinde yalpa yapmaktadır.. Ne camilik, ne cem evi, nede kilise mensubudurlar!.. Zaten, bunlardan birine mensup bulunsalardı, böylesi vahşeti işlemeyecek, bu tür canavarlığı mezhep adına yapmamış olacaklardı.

Allah'tan korkmazlar, kuldan utanmazlar!.. Yaptığınızı tarih, insanlık hiç bir zaman unutmayacaktır!.. Ehl-i kıblesiniz!.. Ama, kıbleye yaraşır, uygun, müsait bir haliniz bulunmamaktadır..

Sizin, yapmış olduğunuz vahşeti, Yezid bile icra etmemiş, Haccac-ı zalim bile işlemediği halde, maalesef, sizler; çağ dışı, bebe düşmanı, çocukların katili sizler utanmadan, Allah'tan korkmadan uyguluyorsunuz.

Halbu ki, Resulullah (sav)'in yaşam tarzını, insan sevgisini merhametini, sahabe-i kiramın bilhassa Selman-ı Faris'inin, nasıl bir Müslüman olduğunu tanımış olsaydınız, Müslüman olarak sizlerin ipliğiniz pazara çıkacak, sözde düşman olduğunuz Siyonist katiller bile sizlerin yüzüne tükürecekti.

Bir kere, Beşşar Esed, her ne kadar Nusayri geçinse de, o hiç bir dinin, mezhebin müntesibi değildir. Onun müntesip olduğu yer, para, pul, altın ve şehvet tapıcılığıdır.

Vallahi!.. Halep'teki çocukları gördükçe, onların parçalanmış cesetlerini seyrettikçe kendi insanlığımdan utanıyor, siz Şia taifelerine dünyanın en galiz sözlerini sarfetmekteyim..

Siz Şia ve insana taparlara bir nasihatım, bir tembihim bulunmaktadır!.. Bu halinizden sonra, Kur'an'ı bir okumanız, bir incelemeniz, bir araştırmanızdır..

Sonra da, kendi bağlı bulunduğunuz, Mut'a mezhebinizi, Takiyye dolu halinizi inceleyiniz.. Ondan sonra da, gidip Kum kentinde Humeyni İlahınıza (!) tapınmada bulununuz. O kendisini beğenmiş , burnu yukarılarda Ayatullahlara secde ediniz.

Birde, Kerbela topraklarında, " Allah!.. Allah!.." diye,nida nida yalvaran, Hazreti Zeyneb'in çığlıklarını, haykırışlarını okuyunuz!..

Netice olarak;

İran milisleri, maalesef; Halep'te kan dökülmesine, feryatların, figanların göklere yükselmesine devam etmektedirler!..

Oysa, tüm dünya Müslümanlarına düşen görev, bir an önce, zulmün, acının, vahşetin bitmesine yardımcı olmaktı.

Ama, olmadı ve olmayacak gibidir.. Çünkü, Hizbullah gözü dönmüşleri, İran misilleri, kan içmeye devam etmektedirler!.. Hem de bebelerin, masum biçarelerin kanlarını kase kase içmeye azmetmişler, bu yoldan dönme yoktur gibi bir görüntü sergiliyorlar.

Bir kere, Suriye topraklarında canlı kalmamış gibidir. Ne kuş, ne yırtıcı mahlukat, nede insanlar!.. Aziz peygamber, bir sahabenin, Serçe kuşunun yuvasının bozulmasına razı olmadığı bilinmektedir..

Ya bu gün, günümüz dünyasında Suriye topraklarında, yüz binlerin toprağın kara bağrına düşmesine ne buyururdu acaba?

Milislerin, Hizbullah katillerinin yüzlerine tükürmez miydi?.. Rabbim!.. Alemi İslam'ı, mezhep bağnazlığından, fanatizmden kurtarsın!.. Selam ve dua ile.

Şerafettin Özdemir

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık