Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

TARİHİMİZDE GAZİLİĞİN ÖNEMİ!..

" Ey müminler! Toplu halde kafirlerle karşılaştığınız zaman onlara arkanızı dönmeyin. ( Korkup kaçmayın)." ( Enfâl Sûresi, âyet 15 )

Tekrar savaşmak için bir tarafa çekilme veya diğer bölüğe ulaşıp mevzi tutma durumu dışında, kim öyle bir günde onlara arka çevirirse muhakkak ki o, Allah'ın gazabını hak etmiş olarak döner. Onun yeri de cehennemdir. Orası, varılacak ne kötü yerdir." ( Enfâl sûresi, âyet 16 )

" ( Antlaşma yaptığın) bir kavmin hainlik yapmasından korkarsan, sen de ( onlarla yaptığın ahdi) aynı şekilde bozduğunu kendilerine bildir. Çünkü Allah, hainleri sevmez." ( Enfâl sûresi, âyet 58 )

" O halde, dünya hayatını ahiret karşılığında satanlar, Allah yolunda savaşsınlar. Kim Allah yolunda savaşır da öldürülür veya galip gelirse biz ona yakında büyük bir mükâfat vereceğiz." ( Nisâ sûresi, âyet 74 )

" O ( düşman) topluluğu takip etmekte gevşeklik göstermeyin. Eğer siz acı çekiyorsanız onlar da, sizin çektiğiniz gibi acı çekmektedir. Üstelik siz Allah'tan, onların ümit etmedikleri şeyleri umuyorsunuz. Allah ilim ve hikmet sahibidir." ( Nisâ sûresi, âyet 104 )

Bu ayeti kerimeler ışığından yola çıkarak, " Tarihimiz de Gaziliğin önemi" mevzulu yazıma başlamak istiyorum:  Bir kere, Gaziliğiin önemi, şehidlik, şehid olma gibi ciddi ve mühim bir mes'eledir!..

İslam tarihinde ve millet tarihimizde, gazilik denince, hemen aklımıza, girmiş olduğu yüzlerce savaşlarda şahadet şerbeti nasip olmayan Halid Bin Velid (ra) gelmektedir.

Halid Bin Velid, hiç bir gazveden, seriyyeden, cenkten geri kalmamış, yüzlerce mızrak, kılıç, kargı yarası almasına rağmen, bir türlü şehidliği yakalayamamış, kendi hayıflanması ile yatağında ölmüştür.

Millet tarihimizde de, Gazilik; mühim, saygı değer bir kavramdır. Çünkü Gazilik diğer adıyla ; " Savaşa katılan kişi" olarak isim almış, gazi insanımız toplum içerisinde her türlü hürmete, saygıya, itibara hak kazanmıştır.. Her yerde, otobüste, kuyruklarda ve her alanda kendisine öncelik tanınmış, muhabbetle kucaklanmıştır..

Bilhassa, Türkiye tarihimizde Gazi olmak, gazi kalmak, " Gaziyan-ı Rum" " Alp" " Alperen" " Yiğit insan" namları ile anılır olmuştur.

Oysa, cepheden kaçan, gerisin geriye firar eden insanlar, toplum içerisinde horlanmış, hor görülmüş, normal insan yerine bile konmamış insanlardır. Ne demek cepheden, düşmandan kaçmak?..

Onun içindir ki, millet tarihimizde, Yemen serancamı yaşanmış, Trablusgarp faciası, Bağdat seferleri, Kafkas yürüyüşleri, Balkan trajedyaları unutulmaz acılarımızdır!.. Atalarımız; her tarafa gitmişler, ekseriyat şehidlik şerbetini içerken, yaralı, kör, topal, sakat kalanlarda hasbelkader kendi köylerine dönebilmiştir!..

Anadolu evlerinde mutlaka bir gazi bulunmaktadır.. Bilhassa, son kırk yıldan bu yana, azıtmış, yoldan çıkmış, çıfıt, isyancı, din, iman, İslam tanımayan Zerdüştülere karşı verilen cihad da, binlerce gazimiz bulunmaktadır!..

Söz konusu gazilerimiz; sakat kalmışlar, organlarını kaybetmişler, kimi gözlerinden, kimileri elinden, kolundan, kafasından yaralanarak çalışamaz, görev yapamaz duruma düşmüşlerdir. Halen de , aynı minval devam etmektedir!..

15 Temmuz 2016 gecesinde bir din mollasının emir ve teşviki ile, yani Feto Mehdi(!)sinin isyanı ile, binlerce insanımız gazi olmuş, yaralanmış ve halen de kimi hastanadelerde tedavi olmakta, kimileri de tedavileri sonucu evlerine dönmüşlerdir!.. Sanırım, onların direnişleri, bana göre tıpkı Plevne, Yemen, Sakarya, Dumlupınar, Sarıkamış vb. direnişleri gibidir.

Onun içindir ki, millet ve Müslüman olarak bizlere, gazilere karşı büyük ödevler, vazifeler düşmektedir!.. Tüm infaklarımız, zekatlarımız, teberrularımız, sadakalarımız, sahte cemaatçiler yerine, yok Süleymancı, yok Seydacı vb. yerine, gazilerimize kanalize edilmelidir!..

Onların çocukları iyi bir eğitim ve öğretim almalı, tıpkı, babaları gibi, dedeleri gibi, aynı yere yollanmalı, aynı görevi yapmalıdırlar!.. Bizler; gazilerimizi ihmal edersek, " yaralandı ise yaralandı" der isek, vallahi, sonumuz kötü olacak, mermerlerle süslü, püslü yaptırmış olduğumuz mermer kabirlerde rahat yatamayacağız!..

Netice olarak;

Aziz milletimizin uyanma, silkinme, kendine gelme zamanı gelmiştir ve geçmektedir. Din adına sokaklara, mahalle arasına dalmış din çömezlerine fırsat vermemeliyiz!..

Bendeniz, Avrupa'da yaşadığım için, zaman zaman şahit olmaktayım. Bir pazar günü; evinizde dinlenirken, okurken, namazda, ibadette bulunurken, kapınızın zili çalar.. Açarsınız ki, bir kaç kişi, kapıda beklemektedir.. " İşte, biz, Süleyman efendi tarikatındanız, camii yaptırıyoruz, türbe yaptırıyoruz, çocuk okutuyoruz" yalanı ile, para devşirmektedirler!..

Oysa, lüks, mercedes markalı arabaları iki sokak ötesinde park edilmiş, onları beklemektedir!.. Bunları, kovsanız, def etseniz, S...lan deseniz, yine kapınıza gelecekler, yine yüzsüzlüklerini göstereceklerdir. Utanma, haya, hicap, izzeti nefis, onur, şeref, gurur bunların semtine uğramamıştır!..

Dolayısıyla, tüm yardımlarımızı, bu tür paravana örgütler yerine gazilerimize, onların ailelerine, çocuklarına vermeliyiz!.. Hem de, her hangi bir düşünceye mahal vermeden vermeliyiz!..

Son söz olarak, Gazilerimizin günlerini içtenlikle kutluyor, sağlık, selamet, mutluluk ve güzel günler diliyorum.. Var olsunlar, Rabbimiz, onlara uzun, hayırlı ömürler versin!.. Selam ve dua ile..

Şerafettin Özdemir


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık