ayyıldız bir hafızın oldun

Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

TEFRİKANIN ZARARLARI !..

" Hep birlikte Allah'ın ipine ( İslâm'a) sımsıkı yapışın; parçalanmayın.

Allah'ın size olan nimetini hatırlayın: Hani siz birbirinize düşman kişiler idiniz de O, gönüllerinizi birleştirmişti ve O'nun nimeti sayesinde kardeş kimseler olmuştunuz Yine siz bir ateş çukurunun tam kenarında iken oradan da sizi O kurtarmıştı İşte Allah size âyetlerini böyle açıklar ki doğru yolu bulasınız.

" ( Âl-i İmrân sûresi, âyet 103) Konuma, yıllar önce yazmış olduğum " Akar Göz Yaşı" başlıklı şiirimden iki kıta alarak başlamak istiyorum: Çünkü, Müslüman millet olarak, alemi İslam olarak asırlardan beri dövünüyor, acı çekiyor, kahroluyoruz! Medeniyette istenilen, arzu edilen kıvamda değiliz, teknik ve teknolojide gerideyiz, bilimsel çalışmalarda, ilimde, irfanda sürekli gerilerde asır ve çağları bitirmekte, ahı vah etmekteyiz!.

Şiirimde belirttiğim gibi; " Bin bir girdap, pençe pençe avladı, Vatan gitti, it sürüsü havladı, Okumuşlar, ele güne, savladı, Evlâd-ı Fatihan'ın, akar göz yaşı x Yaralıdır arslan, teşhis bekliyor, Küffar kavi, istedikçe ekliyor, Özdemir müzdarib, kalbi tekliyor, Ses vermiyor mızrab, akar göz yaşı.

" ( Ş Özdemir) 26 Mart 2015 haberlerini takip ettiğim zaman, yine kalbimden vuruldum, gönlüm dilhun oldu, kahrolduk ve kahroldum!.

Başta Suudi Arabistan olmak üzere, bir kısım Müslüman ülkelerin yüzlerce uçağının Yemen ülkesini tarümar ettiğini, çor-çocuk demeden tepelerine bombalar yağdırıldığını takip ettim Niçin ve neden? Hep İslam ülkelerimi kahrolasıca bu hali yaşamalıydı? Şiilik, Sünnilik kavgası, kaosu, Irak ve Suriye'yi mahvı perişan ederken, Yemen ülkesinden sonra, sıra hangi Müslüman vatanına gelmiş olacaktır? Tüm bunlar neden kaynaklanmaktadır biliyor musunuz? Müslümanların, Kur'an'dan uzak, Kur'an Müslümanlığından öte bir İslami inanç yaşamaları yüzündendir!.

Şu alıntımızı birlikte ve dikkatlice okuyalım: " Tefrika sözcüğünün kullanılmasıyla dikkat çekilen bölücülüğün geçtiği bir çok yerde, bu bölücülüğün Allah'ın ayetleri geldikten sonra ve hatta bu ayetleri taşıyanlar tarafından sergilendiğinin altı çizilmektedir ki bu da ayrı bir mesajdır ( bk.

Al-i İmran 105, Şura 14, Beyyine 4) Dördüncü olarak da yolda fırkacılık gündeme getirilmiştir Bilindiği gibi Kur'an ısrarlı bir biçimde insanı sırat-ı müstakim'e yani dosdoğru yola çağırmaktadır Namazda okunan Fatiha Suresinin temel niyazlarından biri de " bizi sırat-ı müstakime kılavuzla" isteğidir.

Yol anlamında hem sırat sözcüğü hem de sebil sözcüğü kullanılmaktadır Kur'an, işte bu iki sözcükle tefrika sözcüğünü birlikte kullandığı beyyinesinde yol olarak sadece Allah'ın yolunu izlememizi, başka yollara girerek " yolda fırkacılık" yapmamamızı emrediyor: " Benim dosdoğru yolum budur; onu izleyin! Başka yolları izlemeyin ki bu yollar sizi O'nun yolundan ayırıp fırkalara bölmesin Sakınıp korunasınız diye O size bunu önermiştir.

" ( Enam 153) Fıkıh metodolojisinin büyük ustalarından sayılan Şatıbi ( ölm790/1388) ye göre Fatiha Suresi son ayetteki " mağdubun aleyhim: kendilerine gazap edilenler" ile "dallin: karanlığa, sapıklığa düşenler" ifadesi tevhit yolundan sapan tüm İslam içi ve İslam dışı fırkaları kapsar.

Bunlar yine Şatıbi'ye göre, Enam Suresi 153 ayette gösterilen Allah'ın yolundan sapıp yine o ayette dikkat çekilen " öteki yollar"a koyulanlardır Anılan ayet bize göstermektedir ki, tek olan yoldan sapıldığında " teferruk" yani parçalanma kaçınılmaz olur.

Bu ayetin bize verdiği tevhit ölçüsü şudur: Fırkacılık veya tefrika varsa tek yoldan sapma tartışılmaz bir biçimde vardır Şöyle de diyebiliriz: Tek yoldan sapılmışsa fırkacılık kaçınılmaz bir bela haline gelir Yolda fırkacılık, sırat-ı müstakim olan Kur'an yolunun yanında tarikat ( yol) mezhep ( bir anlamı da yol) adlarıyla yeni dinler oluşturmak biçiminde vücut bulmaktadır.

Ancak burada şunu ifadeyi bir insanlık borcu sayarız: Bugün her biri bağımsız bir din haline getirilen mezheplerin ve tarikatların ilk önderlerinin bu mezhep ve tarikatlları dinleştirenlerden ilk olarak ayrı tutulması gerekir O insanlar, en azından büyük kısmıyla bilim ve düşünce üreten ve bu yolla hizmet vermek isteyen aydınlardı Hiçbirinin, dinleşmiş bir takım mezhep ve tarikatlara öncülük etmek gibi bir niyeti yoktu.

Bilim ve düşünce adamı olarak yorum yapıyorlardı ve bu yorumları kendilerine nispet ediyorlardı; bunları Kur'an'ın yerine koymaya çalışmıyorlardı Sonraki zamanların hazırcı, taklitçi zümrelerdir ki, bu insanları ve yorumlarını dokunulmaz kılıp yedek dinler ve peygamberler oluşturdular Bunu bildiğimiz için ki biz dinde taklitçiliği şirkin giriş kapısı sayarız.

Bu kapıdan belki hepimiz bir şekilde irmekteyiz Önemli olan, kapının arkasını görüp yolun nereye çıkacağını fark ederek hemen geri dönmektir Geri dönenler mazurdur; dönmeyenlerse ilerde mazeret bildirme hakkını yitirir.

Felaketin bütün sonuçlarına katlanırlar Fırkacılığın dehşet ve felaketinden uzak kalmanın yolu-yöntemi de gösterilmiştir Hep birlikte ve sadece Allah'ın ipine yapışmak, fırkalara son vermek.

Bu kurtuluş reçetesini veren Ali İmran 103 ayet " Allah'ın ipi" ve " teferruk" sözcüklerini kullanmıştır Buyruk sşudur: Allah'ın ipine sarılın, fırkalara bölünmeye son verin!.

Bizim, Kur'an'dan aldığımız ışık ve imanla geldiğimiz nokta şudur: Bu gün, din adına gerekçesi ve sloganı ne olursa olsun, oculuk-buculuk diyerek fırkacılık yapanlar, Müslüman toplumları şirke götürmektedir Bunların peygamberimizle ilgilerinin olmadığını Kur'an söylüyor.

Fırkacı sömürü ihniyetlerinin Müslüman kitlelere Kur'an'ı kendi dillerinde okutmamalarının arka planını artık görmek zorundayız" ( kurantevhitsunnet) "Girmeden tefrika bir millete düşman giremez, Toplu vurdukça yürekler, onu top sindiremez" ( M.

Akif) Evet, alemi İslam kan kaybetmektedir! Dünkü zamanlar da, Afganistan, Azerbaycan, Çeçenistan, Irak, Suriye işgal edilmişti!.

Bu gün, Yemen ülkesi!.

Sünnisi, Şiisi ve tüm bir halk! Ya yarın?.

Arslan, Kurt ve Tilki hikayesinde anlatıldığı gibi, ya yarın neresi parçalanacak, dilim dilim dilinecektir? Suudi Arabistan, her ne kadar, ABD.

emperyalizmine " eyvallah" diyerek yaşıyorsa da, sanırım, yarınlarda , ejderhadan kurtulamayacak, Yemen'in başına gelen felaket, saldırı, üşüşme, kendilerinin de başına gelecektir! Netice olarak; Yarın ki zamanlar da, Türkiye, İran ve diğer hayata tutunmak isteyen ülkeler de acı, feci neticeyi beklemek zorundadırlar!.

Çünkü, ülkemiz içerisinde isyan dahilinde bulunan bir kısım zavallılar, bunu kendi iradeleri ile, kendi hesap ve kitapları ile yapmış değillerdir!.

Öyle olmuş olsaydı, ellerinde bulunan bu kadar materyallar, silahlar, patlayıcılar nereden ve nasıl ellerine geçmiş olacaktı? Bu gün, PKK.

devlete meydan okuyabiliyorsa, yarın ki zamanlarda, bu gidişat böyle devam ederse, mezhepçilik faktörü ön planda tutulursa, Hanefi, Şafii, Alevi, Sünni ayırımı üzerinde odaklanılırsa, -Allah korusun!- sıkıntı, problem ülkemiz insanının başında bir gün patlayacaktır! Ne yapmak lazım? Yapılacak iş şudur: Milletçe Kur'an'a, Kur'an Müslümanlığına odaklanmaktır!.

Her türlü şuculuğu, buculuğu bir taraf ederek, milletçe, kaynaşmak, dayanışmak, birleşmekten başka çıkar yol bilmiyorum!.

Nasıl ki, dünkü Çanakkale günlerinde, milletçe, yokluğa, sıkıntıya, çaresizliğe rağmen birleşerek, emperyal güçleri nasıl kovaladıysak, Milli Mücadele yıllarında birer volkan misali düşmanın üzerine atılmışsak, yine birleşmek, kenetlenmek, dayanışmak, tek fikir etrafında anlaşmak zorundayız! Nedir o?.

Müslüman Türk'ün, Türk'ten başka dostu yoktur!.

Rabbimiz! Alemi İslam'a birlik, dayanışma şuuru ihsan buyursun!.

Selam ve dua ile.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık