Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

TOK, AÇIN HALİNİ ANLAMALI VE BİLMELİDİR!..

( Yapacağınız hayırlar.) kendilerini Allah yoluna adamış, bu sebeple yeryüzünde kazanç için dolaşamayan fakirler için olsun. Bilmeyen kimseler, iffetlerinden dolayı onları zengin zanneder. Sen onları simalarından tanırsın. Çünkü onlar yüzsüzlük ederek istemezler. Yaptığınız her hayrı muhakkak Allah bilir. ( Bakara sûresi, âyet 273 )

" Allah'ın ( fethedilen) ülkeler halkından Peygamberine verdiği ganimetler, Allah, Peygamber, yakınları, yetimler, yoksullar ve yolda kalmışlar içindir. Böylece o mallar, içinizden yalnız zenginler arasında dolaşan bir devlet olmaz. Peygamber size ne verdiyse onu alın, size ne yasakladıysa ondan da sakının. Allah'tan korkun. Çünkü Allah'ın azabı çetindir." ( Haşr sûresi, âyet 7 )

Türkiye'li inanmışlar olarak bizler, maddi açıdan, hısım-akrabalık, eş-dost, konu-komşuluk bakımından en yakınlarımızı, ülkemiz açısından nerede muhtaç var ise onların durumlarını, üniversite kapılarında yetişmekte olan gençlerimize maddi yardım etme durumunu iyice anlamalı ve düşünmeliyiz!..

Diğer taraftan, ülkemiz dışındaki Müslümanları hissetmeli, durumlarıile  yakinen ilgilenmeli, çağrılara cevap vermeliyiz ve vermek zorundayız!..

Her zaman ifade etmiş olduğum gibi, ölümüze 3, 7, 40 ve 52 gibi merasimler yapacağımıza, zikredilen kitlelere maddi olarak ulaşırsak, sanırım, hiç bir anlam ifade etmeyen " ölüye mevlid" merasiminden çok daha faydalı ve sevab bir iş olacaktır!..

Sözün burasında, ilginç bir " kıssadan hisse"yi yazıma almak istiyorum.

" İki köylü bir başka köye giderler ve oradaki bir eve zoraki misafir olurlar. Akşam saatidir, acıkmışlardır. Ev sahibi yemeklerini yemiş olduğundan evde yiyecek hiç bir şey bulunmamaktadır.

Misafirler sözü döndürüp dolaştırıp yemeğe, çaya getirirler. Ev sahibinden ses yok. Bu arada misafirlerin yatağı serilmiştir.

Yatağı gören misafirler çaresiz yatmaya karar verirler. Ev sahibi de ayıp olmasın diye misafirlerle aynı odada kalır. Misafirler yatağa girdikten sonra başlamışlar sayıklamaya;

Birinci misafir: Selamün aleyküm zerde, pilav derman imiş derde, her zaman gördüğün yerde, kaşıkla ha kaşıkla.

İkinci misafir: Selamün aleyküm Nergiz, uzak yoldan geldik biz, sofranın üzerinde bir karpuz, bıçakla ha bıçakla. Misafirleri dinleyen ev sahibi cevap verir:

Dervişlerin hak dediği hak olmaz, her yerde hak yerini bulmaz, dedikleriniz bizde bulunmaz, sayıkla ha sayıkla..." ( Zihin Direnci, K. Ürkmez, sayfa 113)

Kıssada da ifade edildiği gibi, toplum katmanlarının içerisinde her zaman fakire-fukaraya, garibe-gurabaya, miskine-saile rast gelmek mümkündür.

Bir de, yanı başımızda vukubulan iç ve dış harp sebebi ile, Halep'li Müslüman mağdur, mazlum ve onların kanları ve göz yaşları akmaktadır!..

Bu sebeple, ölüsüne dua okutmak, faydalı olmak hasebiyle kapıları çalan insanların bunları hiç bir zaman unutmaması lazımdır..

Öylesine kubbe kubbe minare dikeceklerine, kubbe kubbe mezar yaptıracaklarına, aç kalmış insanların karınlarını doyurmak, imdatlarına yetişmek için daima elleri açık, gönülleri bu işlere müheyya olmalı, köşe, bucak aç, susuz aramalıdırlar!..

Bu yazıyı yazarken, bir Genel  Başkan kardeşimin, mevlidin menşe'ini, mahiyetini, nelere, nerelere hitap ettiğini okudum!..

Ah!.. Sayın Başkanım!.. Bu aziz millet 1408 yılından beri mevlid okuttu da, maalesef, Kur'an okuyamadı, Kur'an fakiri, sefili, mağduru oldu. O aziz kitabı hep yukarılara astı kendi de ver yansın etti, Süleyman Çelebi'nin, milletçe anlaşılmayan dizelerini okumaya!..

Aslında, bu aziz millet, bu tür şeylerin yerine, Kur'an'a yönelmiş olsaydı, vallahi!.. sosyal düzen, açlık, tokluk, fakirlik, zenginlik farklı bir yerde olacaktı!.. Maalesef, olmadı, olmuyo r veya olmayacakta!..

Ne yazık ki, Çelebi Süleyman hoca efendi, Resulullah (sav)'in görmediklerini, duymadıklarını, müşahede etmediklerini, muttali olmadıklarını, görmüş, duymuş, yaşamış ve hayallerine hakim olamayarak, kâh göklerde, kâh semavatta uçup durmuştur.

Merhum Süleyman Çelebi, meleklerle hem dem olmuş, Amine hanımın, odasına inip çıkan melekleri temaşa etmiş, Sündüs'ü, Meryem'i, Asiye'yi de görmüş!.. Be mübarek adam ne adammış ki, şahit olmadığı bir olay, görüşmediği hiç bir gizemli kimse kalmamış!..

Netice olarak;

Koca Selcuklular, cihan imparatorluğu ecdadımız Osmanlılar, asırları böylelikle bitirmiş, tüketmiş, Süleyman Çelebi'nin hayal dünyası ile yaşamış, sonunda da, fethettiği ülkelerden, topraklardan tekraren gerisin geriye kaçmak zorunda kalmıştır!..

Düşünmeliyiz ki, bin yıl, tam olarak on asır!.. Millet olarak, ne yaptık bu on asırda?.. Kur'an'ın; işaret etmiş olduğu, teknik, teknoloijk ilerlemeler, sanayi, kalkınma ve dünyaya meydan okuyuş nerede?

Bu sebeple, orta halli bir ülkeyiz. Bu orta halli ülkeyi de, bin bir zorluk, müşkülat, kaos beklemektedir ve boğmaya çalışmaktadır!..

Bir tarafta iç densizlikler, Pkk. sürüleri, Pyd. cıfıtları, bölünmüşlük, Fetö organizasyonu, cuntacıları, gruplaşma, hizipleşme, " Efendi hazret(!)çiliği" " Seyda hazret(!)leri kerametçiliği" ile boğuşurken;

Diğer tarafta, deaş sapkınlığı, süper devletlerin bölgemizde, sınırlarımızın hemen dibinde fink atması kolay izah edilecek, Süleyman Çelebi'nin, hayal dünyasının ürünü olan mevlidle onarılacak, yoluna koyulacak mes'eleler değildir.

Her gün şahid oluyoruz ki, öbek öbek şehid yavrularımız içimizi kanatmaktadır!.. Biz geride kalanlar, ne zaman ki, o şehid düşen civanların emanetlerine, çocuklarına, yavrularına sahip çıkarsak, onlara elimizi uzatırsak, işte o zaman, mes'ele hal olacaktır!..

Yoksa, her şehidin arkasından, kuru kuru mevlidle, Süleyman Çelebi'nin " Geldi bir ak kuş kanadıyla, arkamı sığadı kuvvetle heman" sözleri ile, bir yere varmamız mümkün olmayacaktır!.. Selam ve dua ile..

Şerafettin Özdemir


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık