ayyıldız bir hafızın oldun

Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

TRAFİK KAZALARI!..
    " ...Kim, bir cana veya yer yüzünde bozgunculuk çıkarmaya karşılık olmaksızın ( haksız yere) bir cana kıyarsa bütün insanları öldürmüş gibi olur. Her kim bir canı kurtarırsa bütün insanları kurtarmış gibi olur." ( Mâide sûresi, âyet 32)
 
    Dinimiz yüce İslam; bir insanın haksız yere öldürülmesini bütün insanların öldürülmesi gibi telâkki ederek öldürme olayını " İnsanlık suçu" silahlı eşkıyalığı da, milletin huzur ve sükûnunu kaçırdığı ve düzen bozduğu için devlete karşı ( Allah ve Resûlüne karşı) işlenmiş büyük bir suç olarak görmüş ve karşılığında ağır cezalar koymuştur.
 
    Uygulama da bazı görüş ayrılıkları bulunmakla beraber cumhura göre silahlanıp açıktan devlete baş kaldıran ve teröristlik yapan kimseler yalnızca adam öldürmüş iseler idam edilirler.
 
    Hem öldürmüş, hem de soygun yapmış iseler öldürülür ve asılırlar. Soygun yapıp terör havası estirenlerin çapraz olarak bir elleri ile bir ayakları kesilir. Yalnızca soygun yapmış iseler sürgüne gönderilirler.
 
    Sürgünü hapis cezası olarak tefsir edeler de vardır. Terörist kendiliğinden teslim olur, yaptıklarından pişmanlık duyarsa tazminat yükümlülükleri mahfuz kalmak üzere cezaları düşer.
 
    Yazımın, bu giriş kısmından sonra, " Trafik Kazaları"na dönecek olursam, bu mevzuda utancımdan, duydukça heyecanlanmamdan dolayı, elim kalem tutmamakta, internet tuşlarına zar zor gitmektedir.
 
    Çünkü, dünyanın hiç bir ülkesinde, devletinde, memleketinde, yollarında, sokaklarında, kaldırımlarında olmayan trafik kazaları, ihmal, sorumsuzluk, boş vermişlik, "ölürse ölsün" düşünceleri, benim gibi düşünenleri hayal kırıklığına uğratmakta, trafik vak'alarını görme gücü vermemektedir.
 
    Düşünmeliyiz ki; 45-50 kişilik bir otobüs kaptanı!.. Otobana çıkmış, yol kalabalık;  ama, gelin, görün ki, kaptan beyin elinde telefon makinesi, ora ile, bura ile mesajlaşmakta, dalga geçmekte ve 45-50 kişinin hayatı ile oynamaktadır!..
 
    Bazan düşünmeden edemiyorum!.. Batı ülkelerinde bir kişinin ehliyet alması, bu hakka sahip olması kolay bir mes'ele değildir!.. Aylarca, yıllarca oto dersi almasına rağmen kimi kişiler, bıkmakta, hem bedeni olarak, hem de maddi olarak mahvı perişan olmaktadır!..
 
    Onun içindir ki, Batı ülkelerinde, bizde ki gibi, trafik canavarlığı yoktur!.. Yığın yığın insan öldürme, yaralı bırakma, kolsuz, kanatsız, sakat yığınları bulunmamaktadır!.. Halbu ki;
 
    " Her şey belli bir ölçü ve düzen içinde yaratıldığına göre trafik kaidelerinin de bu ilahi düzen içinde insanlara zarar vermeyecek şekilde işleyişi olmalıdır. İşte o zaman makine ve ona dayalı olan bütün nakil vasıtaları insanlar için gerçek bir nimet ve lütuf olur.
 
    O halde çağımızın vazgeçilmez bu nimet ve lütfu tesadüfe ve sorumsuzluğa bırakılmamalıdır. Yüce Allah'ın bu olayları kapsayan tevekkül, kader, kaza, tedbir, sorumluluk ve sabır gibi evrensel hükümleri ihmal etmemek gerekir.
 
    Bu tedbirlere ek olarak beşer planında da kanun, tüzük, yönetmelik ve genelge gibi açıklayıcı, yol gösterici metinler, caydırıcı önlemler ve müeyyideler hazırlanmalıdır.
 
    Aksi halde trafik kazalarının yer yer bulaşıcı hastalık, deprem, terör ve savaş gibi insan hayatını her an tehdit eden olayları unutturacak kadar yaygın hale gelmeleri mümkündür.
 
    Bu yüzden insanın kusur ve ihmallerinden kaynaklanan bu tür kazaları, kader inancına sığınarak geçiştirmesi doğru değildir.
 
    Bu gerçek tevekkül anlayışına da uygun düşmemektedir. Bu nedenle tevekkül ve kader kavramlarını birkaç cümle ile açıklamakta ve trafik kazalarıyle olan ilişkileri üzerinde durmakta yarar vardır." ( www.diyanetdergisi.com)
 
    Bu izahta da açıklandığı gibi, bunca trafik kazaları karşısında sus-pus olmanın, bu kadar canhıraş ölümleri, kazaları, yaralananları, sakat kalanları, sönen haneleri kadere bağlamak, " bunların kaderi böyle imiş"  yapay sığınmaya aldanmak, büyük bir günah, kör bir kadercilikten başka bir şey değildir!..
 
    İçkili, sarhoş araba kullanmalar, bunun sonucunda da, kaldırımlarda duran insanları bile ezenler, katledenler, ehil olmadığı halde, otoya binenler, bunun akabinde de  insanları katledenler, bizzat, kasti olarak öldürmüş gibi günahkardırlar, cürüm sahibidirler.
 
    Ayrıca, ülkemizde, bir tarafta terör vak'aları, diğer tarafta kan davaları, ayrıca trafik kazaları, milletin bünyesinde büyük yaralar açmakta, içinden çıkılmaz, düşünemez, moral bozucu durumlara sokmaktadır!..Bu sebeple, 25.08.1992 tarihinde, öfkeyle, hınçla yazmış olduğum " Trafik Kazası" başlıklı şiirimden bir iki kıtayı sizlerle paylaşmak istiyorum:
 
    " Yeşil ve kırmızı, lambayı tanı,
       Beyhûde dökülür, milletin kanı,
       Kazalar oldukça, sıkılır çanı,
       Sakatlar ordusu, yaptı trafik!..
                          ....
       Şoför belgesini, alır rüşvetle,
       Serde çapkınlık var, bakar şehvetle,
       Ayağı gazdadır, gönlü gasvette,
       Evleri virane, yaptı trafik!..
                     .....
      Hem sarhoş, uykusuz, çıkmıştı yola,
      Bak kelle götürür, bakmadan sola,
      Aman ağır git de, ver biraz mola,
      Nice canlar yaktı, zalim trafik!.. ( ş. Özdemir. 25.08.1992)
                         .......
    Dünya ülkeleri arasında, en çok trafik kazaları bizim ülkemizde olmaktadır!.. Tabii ki, bunun sebepleri bir çoktur!.. Uykusuzluk, tek şoför, vurdum duymazlık, boş vermişlik, insan hayatını hiçe saymak, ehil olmamak ve cehalettir!..
 
    Netice olarak;
    Nasıl ki, terör belasından usanmış isek, o kadar da, trafik kazalarından gına gelmiş, usanmış, ikrah etmiş bir milletiz!..
    Binlerce insanımız öldüğü gibi, bir o kadarda biçare yaralılar, sonunda ömür boyu yatalak, sakat olarak yaşamaya mecbur kalmışlardır ve kalmaya devam etmektedirler!..
 
    Tabii ki, cürüm işleyen oto sürücüleri için, etkin, tepkili, maddi ve manevi cezalar söz konusu olmalıdır!.. Sarhoş şoför; yapmış olduğu kaza neticesinde, o kadar insan öldürmesine binaen, hemen polis binasının arka kapısından dışarı çıkarılmamalıdır!..
 
    Şehir meydanlarında, oto yarışı yapan magandalar, bundan cesaret alarak, daha çok kan dökülmeye devam edecek, bir hayli, suçsuz, masum, günahsız insanın, büyüklü, küçüklü kişinin canı yanacaktır!..
 
    Rabbimiz!.. Bu konuda herkese basiret, duyarlılık, düşünce nasip eylesin!.. Selam ve dua ile..
    Şerafettin Özdemir
            

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık