ayyıldız bir hafızın oldun

Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

ÜÇ FİTNE!

" Fitne tamamen yok edilinceye ve din ( kulluk) de yalnız Allah için oluncaya kadar onlarla savaşın. Şayet vaz geçerlerse zalimlerden başkasına düşmanlık ve saldırı yoktur." ( Bakara sûresi, âyet 193 )

 
    Üzülerek ifade etmeliyim ki, dün ve bu gündür, söz konusu " üç fitne", insanlığı, alemi İslam'ı ve aziz milletimizi; derinden, içinden çıkılmaz bir durumda meşgul etmektedir. Yani, " Üç fitne" 1.Mezhepçilik, 2- Irkçılık, 3- Terör belasıdır. İsterseniz, bu üç türlü zulmü , ayetler ışığında inceleyip değerlendirelim:
 
    1- Mezhepçilik:
 
    Mezhepçilik; Asr-ı Saadet ( kutlu çağ) döneminin alelacele bitirilmesinden sonra, mezhepçilik, dinde kargaşa, çatışma, fikir ayrılıkları, Ehl-i Beyt'e düşmanlık hastalıkları başlatılarak, 21 nci çağımıza gelinceye kadar dur-durak bilmeden tartışılarak gelinmiştir.
 
    Onun içindir ki, günümüz dünyasında, mezhepçilik doruk noktasına çıkmış, herkes, her mezhep müntesibi eline kılıcını alarak, herkes birbirlerinin boyunlarını vurmak için fırsat kollamaktadırlar!..
 
    İran Şiası elinde yağlı kılıcı ile, Sünni insanları aramakta, Sünni insanlar, Şiayı cehenneme yollamak, kafir ve küfrünü ilan etmek için hep fırsat aramaktadır.
 
    Aman Ya Rabbi!.. Yüce dinimiz, parça parça  edilerek, mezheplere bölünmüş, her mezhebin imamı da bir nevi tanrılaştırılarak, onun ifadeleri, din adına beyanları Kur'an'ın üzerine çıkarılmıştır.
 
    Mezhebi sınırlar çizilmiş, Hanefiler Şafilerin, Hanbeliler Malikilerin sınırlarına giremez olmuştur. Her imamın  yapmış olduğu ictihad, dinleşmiş, dini kaide, prensib olmuş ve her mezhep mensubu birbirlerini " yabancı mezhep" şeklinde değerlendirir olmuştur.
 
    Örneğin, ülkemizin Doğu bölgesine, Şafii cemaatına atanmış bir imam, neler çekmektedir biliyor musunuz? Şafii imam da öyledir!.. Abdestinden tutunda, namaz kaidelerinin  tümüne varıncaya kadar şüphe ile, tereddütle karşılanmakta, arkasında namaz kılınsa da, " acaba, namazım oldu mu, olmadı mı?" şek ve şüphesi devam edip gitmektedir.
 
    Öbür taraftan, tarikat kesimleri de, ayrı bir din icad etmişler, " el aldım" " el verdim" furyası, tarikat şeyhleri ve müridanı arasındaki adam kaçırma, adam kapma cihadı (!) ala bildiğince asırlardan beri devam edip gitmektedir.
 
    2- Irkçılık !..
 
    " Ey insanlar!.. Doğrusu biz sizi bir erkekle bir dişiden yarattık. Ve birbirinizle tanışmanız için sizi kavimlere ve kabilelere ayırdık. Muhakkak ki Allah yanında en değerli olanınız, O'ndan en çok korkanınızdır. Şüphesiz Allah bilendir, her şeyden haberdardır." ( Hucurât sûresi, âyet 13 )
 
    Bilindiği üzere, Adem (as) ve Havva hanım efendiden çoğalan insanlar, yer yüzünde çeşitli renk ve dilde küçüklü büyüklü topluluklar oluşturmuşlardır.
 
    Küçükten büyüğe, kabileden milletlere varıncaya kadar farklılık gösteren bu oluşumun, temel sebebinin kitlelerin birbirlerini tanıyıp, anlaşmak ve kaynaşmak olduğu anlaşılmaktadır. Yani soy-sopla övünmek,, gurur duymak, iftihar etmek yerine, birleşip bütünleşmek  öngörülmüştür.
 
    Yani, ülkemizin Doğu bölgesinde yaşanmakta olan sıkıntılar neyin nesidir? Diyarbakır; Sur, Dicle, Hilvan, Silvan, Nusaybin, Yüksekova, Çukurca, Şırnak, Cizre ve benzeri yerlerdeki ızdırap, öldürmek, patlayan bombalar, ölen her iki taraftan insanlar, neyin, nelerin kavgasını yapmakta, amaç, gaye ve maksat nedir?
 
    Türk insanı ne kadar Müslüman ise, Kürt insanı da o kadar Müslümandır!.. Tamamı bir millettir!.. Geldikleri cihet, Orta Asya, Ahlat, Malazgirt, Feth-i Mübin, Çanakkale, Kut'ül Ammare ve İstiklal savaşı!..
 
    Kürt ve Türk; aynı kandan, aynı candan, aynı ideallerden meydana geldiğine göre, pay edemedikleri bir faktör bulunmadığına binaen, niçin boğaz boğaza, can cana, gırtlak gırtlağa savaş verilmektedir? Ayıp değil mi?
 
    Irkçılık, Hitlercilik, Stalincilik, Neronculuk, Mussolincilik, Yezidcilik vb. wampirlerin düşüncesini, yaşantısını devam ettirmek değil midir?
 
    Hani, meşhur olmuş bir mes'eledir.. İslam tarihinde, Emeviyye; "üstün ırk Arap"  diğerlerini, başka Müslüman olmuş milletleri, bireyleri " Mevali" şeklinde değerlendirdi de ne oldu?.. Bu gün onların isimleri unutulmuş, kabirlerinde bile huzur içerisinde yatmamaktadırlar!..
 
    3- Terör ve terörizm!..
 
   " Bir bela olmayacak zannettiler de kör ve sağır kesildiler. Sonra Allah tevbelerini kabul etti. Sonra içlerinden çoğu yine kör ve sağır oldu. Allah onların yaptıklarını görmektedir." ( Mâide sûresi, âyet 71 )
 
    Dünya insanlığı, terör ve terörist yüzünden bedbin, moralsiz, maneviyatsız, huzursuz bir şekilde yaşamaktadır.
 
    Bakıyorsunuz, terör, Paris'te patlamış, olmadı Ankara'da, İstiklal caddesinde, Belçika Brüksel'de, Musul'da, Şam'da, Halep'te, Kerkük'de, Telafer'de, Erbil'de, Bağdat'da vb. arzın her yerinde.. İntihar saldırıları, boşu boşuna ölümler devam edip gitmektedir!..
 
    "Asrın fitnesi" işte budur!.. Terördür, terörizmdir!.. Dünya süperleri, terörün kaynağını bilmekte, teröristin beslendiği, barındığı noktaları, menfezleri tanıdığı halde, maalesef, keyifleri öyle istediği için " boş ver" deyip geçmektedirler!..
 
    Hz. Osman (ra)'ın, evinin etrafını çeviren, onu vahşice katleden teröristler, o büyük sahabiyi katlettiler de ne oldu? Neyi hallettiler!.. Hz. Hüseyin (ra); Kerbela çölünde susuz, aç ve biilaç bir halde 70 yakını ile birlikte katledildi de ne oldu?
 
    Hz. Ali (ra)'ın; Sıffîn savaşı!.. Mızrakların uçlarına takılan Kur'an'ı Kerim'ler!.. Ve akabinde ölen binlerce masum sahabeler!.. Kabe'nin mancınıkla taşa tutulması neyi halletmiştir? Binlerce sahabe hanımlarının ırzına tecavüz edilmiştir!..
 
    Bu gün; beş vakit namazlarımız da, Resulullah (sav); Ehl-i beyt'i ve sahabeyi hayırla, dua ile yad edilirken, Yezid'i, onun mülevves düşüncelerini kabul eden var mıdır?..
 
    Hassan Sabbah kan döküyordu!.. Hem de, dini bütün insanların kanını!.. Bu gün; Sultan Alparslan, Nizamül Mülk vb. devlet ve ilim adamları hayırla, hasenatla yad edilirken, Hassan Sabbah, Tel'in edilerek anılmaktadır!..
 
    Netice olarak;
    Zikretmiş olduğumuz üç tehlikeye dikkat etmeliyiz!.. Fert olarak, aile olarak, millet olarak!.. Mezhepçilik, ırkçılık ve terörizm nereden, nasıl kaynaklanmakta  onu yakinen bilmeli ve hortladığı yeri kapatmalıyız!..
 
    Şafii mezhebinin müntesipleri, Şafiicilik düşüncesini aşarak Hanefi'yi de tanımalı, lüzumunda onunda görüş ve ictihadları ile amel edebilmelidir!.
 
    İran mezhepçileri; her Cuma günü mescidden Hz. Ebu Bekir'e, Hz. Ömer'e küfretmeyi, hakaretler savurmayı bırakmalıdırlar!..  Yani, mezheplerini, mezhebi felsefelerini " İslam Dini" yapmamalıdırlar!..
 
    Hani, Humeyni diyordu ki: " Şahın zulmü, Ömer'in zulmünü geçmiştir" rezaleti!..  Ne demek bu çirkin, nefret edici söz?.. Humeyni; Hz. Ömer (ra)'ın, İslami anlayışını, adaletini, yönetimini, inkılapçılığını bilmiş olsaydı, vallahi!.. onun elini değil, belki de ayaklarını da öpecekti!..
 
    Diğer taraftan, ülkemizde ve ümmet içerisinde yaşanan, Alevi-Sünni çıkmazını aşmamız lazımdır!.. Alevi vatandaş; Kur'an'a yönelmeli, Sünni kesimlerde; Alevilerin cem yapmalarını hoş görü ile karşılamalıdırlar!..
 
    Her iki kesim için de işin zor tarafı nedir biliyor musunuz? Alevilerde , Sünniler de Kur'anî bilgilerden, anlayışdan  mahrum ve mağdurdur!.. Her iki kesimde, Kur'an'dan korkmakta, körü körüne, boşu boşuna birbirlerini suçlamaktadırlar!.. Rabbim!.. Bizlere Kur'anî bilinç nasip eylesin!.. Selam ve dua ile..
    Şerafettin Özdemir

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık