Dini Haberler Mobil

Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

ÜMMET BİLİNCİ

ÜMMET BİLİNCİ, İSLAM MEDENİYETİNİN OLUŞUMUNA KATKI SAĞLAMIŞ MIDIR?..

" Ey Rabbimiz! Bizi sana boyun eğenlerden kıl, neslimizden de sana itaat eden bir ümmet çıkar, bize ibadet usullerimizi göster, tevbemizi kabul et; zira, tevbeleri çokça kabul eden, çok merhametli olan ancak sensin." ( Bakara sûresi, âyet 128 )

" İşte böylece sizin insanlığa şahit olmanız, Resûl'ün de size şahit olması için sizi mutedil bir millet kıldık. Senin ( arzulayıp da şu anda) yönelmediğin kıbleyi ( Kâbe'yi) biz ancak Peygamber'e uyanı, ökçeleri üzerinde geri dönenden ayırdetmeniz için kıble yaptık. Bu, Allah'ın hidayet verdiği kimselerden başkasına elbette ağır gelir. Allah sizin imanınızı asla zayi edecek değildir. Zira Allah insanlara karşı şefkatli ve merhametlidir." ( Bakara sûresi, âyet 143 )

Malum olduğu üzere, kıyamette milletler peygamberlerinin tebliğatını inkâr ederler. Allah peygamberlerden tebliğ ettiklerine dair delil ister. Bunun üzerine ümmet-i Muhammed getirilir ve onlar buna şehadet ederler.

Onlara " Siz bunu nereden öğrendiniz?" diye sorulur. Onlar da " Kur'an'dan ve Resûlullah'tan öğrendik" derler. Nihayet Resûlullah getirilir ve o da buna şahitlik eder.

" Siz, insanların iyiliği için ortaya çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz; iyiliği emreder, kötülükten meneder ve Allah'a inanırsınız. Ehl-i kitap da inansaydı, elbet bu, kendileri için çok iyi olurdu. ( Gerçi) içlerinde iman edenler var; ( fakat) çoğu yoldan çıkmışlardır." ( Âl-i İmrân sûresi, âyet 110 )

Ümmet bilinci, İslam medeniyeti denince hemen aklıma, gözler önündeki perişanlık, rezilet gelmektedir. Ümmetin bölünmüşlüğü, fırkalara ayrılmışlığı, mezhep mezhep olmuşluğu, fırkaların cirit attığı ortam gelmektedir.

Sırp asıllı Amerikalı fizikçi Nikola Tesla'ya: " O kadar cahilsiniz ki dininiz var diye ahlaka ihtiyacınız kalmadığını sanıyorsunuz." der.

Hakikaten, ümmet olarak; ahlakı kaybetmiş, adımızla övünüp, halimiz, ahvalimiz, hareket tarzımız ümmet bilinci, ahlakına uymamaktadır.

Nice Ehl-i Sünnet geçinen cühela bulunmaktadır ki, kürsülerde bile,belden aşağı vurmakta, cinsel istismar, evlilik, yatak hayatı ile oturup kalkılmaktadır. Tüm bunlar neden olmaktadır biliyor musunuz?

MEZHEPLERİN SAHTE YUMUŞAK YÜZÜ!..

" Kendi hegemonyalarını sürdürmek ve kadın sömürülerine devam etmek isteyenler, geleneklerini uygulamakta erdem görüp akılcı düşünceden korkanlar tarikat rantlarının ellerinden gideceğinden panikleyenler Kur'an'a dayalı İslamiyet'in en büyük düşmanıdırlar.

Kur'an'a göre İslam'ı anlatanlara, ateistlerin göstermediği düşmanlığı, bu kesim sergilemektedir. Bunun sebebi basittir: Kur'an'a göre İslam, bu kesimin sömürü aracı olarak kullandıkları " din"in sundukları gibi olmadığını; yönetim şekillerini;

Kadına bakışlarını,baskıcı idare biçimlerini, tarikatlarını Kur'an'a göre değil örflerine, heva ve heveslerine, Arap geleneklerine göre oluşturduklarını göstermektedir.

Bu kesim, sömürü araçları olan " din" ellerinden alınınca, bunu alanlara " yahudi, mason, sapık, ajan" gibi sözlü ve fiili saldırılarda bulunmakta ve güneşi balçıkla sıvamaya çalışmaktadırlar.

Bu gün biz Sünni mezheplerin sahte yumuşak yüzüyle muhatabız. Ortamları müsait olursa gerçek yüzünü de görürüz, merak etmeyin. Sünni düşünce tam anlamıyla iktidara gelse, yönetimi ele alsa ne yapacağını merak mı ediyorsunuz?

O zaman İşid'i inceleyin, bunun örneğini göreceksiniz. Sünni mezheplerde haremlik selamlığın da, peçenin de, kadının toplumdan tamamen soyutlanıp köleleştirilmesinin de, müziğin ve resmin yasaklanmasının da dayandırıldığı, " temel kaynak" olarak gördükleri Kur'an dışı eserler vardır. İşid taraftarları kafalarından yeni izahlar uydurmadılar.

Hanefi mezhebine göre namaz kılmayan, kılmaya başlayana kadar dövülür, diğer üç mezhepte namaza başlamayı reddederse öldürülür. Oruç zorla tutturulur...

Tüm bu fetvalar, Sünni mezheplerce tespit edilmiş belirlenmiş hükümlerdir. Bu mezheplerin yönetiminde kadının yüzünü gösterip gösteremeyeceği şüphelidir.

Arapların Emevi ve Abbasi yönetimleri dönemindeki örflerin ve hayata bakış açılarının dondurulması olan bu mezhepler, Kur'an'ın anlattığı dinin anlaşılmasındaki en büyük engellerdir.

Ne yazık ki dini iyi bilmeyen kitleler bu mezhepçi yaklaşımların izahlarını " din" sanmaktadırlar. İnşallah herkesin katkılarıyla, Kur'an'ın anlattığı dini, bu mezhepçi anlayıştan kurtarmayı başarabiliriz." ( Uydurulan din ve Kur'an'daki din, say. 347-348 )

İsterseniz,sözün  bu burasında aziz peygamberin muhteşem bir hadisini birlikte teati edelim:

" Müslümanlar bir vücut gibidir; müminler bir binanın birbirlerini ayakta tutan taşları/ tuğlaları gibidir. Mümin müminin kardeşidir. Bu yüzden mümin mümine zulmetmez; sıkıntılı zamanda mümin kardeşini kendi haline terk etmez; ona yalan söyleyip aldatmaz ve onu tahkir etmez. Bir kimse kendisi için istediği bir şeyi mümin kardeşi için de istemedikçe gerçek anlamda mümin sayılmaz. Mümin, insanların elinden ve dilinden zarar görmediği kimsedir." ( Hadis-i şerif)

Nice Ehl-i Sünnetçi geçinen zavallı molla vardır ki, hayatı baştan sona palavra, yalan ve dolandır. " Çürümez kefen"den tutunda, olmadık fırıldaklar çevirerek, Ehl-i Sünnet fikrinin tepesine tepesine vurmakta, hayatı,cinsel fıkralarla tükenip gitmektedir.

Netice olarak;

Ehl-i Sünnet fikir ve düşüncesi, Kur'an'ı yaşam, tatbikat olmak değil midir?.. Yoksa, " falan mezhep" " filan mezhep" " şu tarikat" " bu tarikat" cenderesi içerisinde birilerine kulluk, kölelik yapmak mıdır?

Sanırım, ümmet bilincini anladığımız an, bunu hayata yansıttığımız zaman, tüm bu kaoslar, bunalımlar bitecek, Kur'an anlaşılacak, her şey Kur'an'a göre olacaktır!..

Her aydın, bilen Müslüman, ictihad yolunda adım atacak, ümmetin içinde bulunduğu, boca olduğu sıkıntıların def'i için çareler, çözümler bulacak, tıkanmış bulunan dini sahaları açacak, her Müslüman sormuş olduğu sorusunun cevabını bihakkın alarak hayatını idame ettirecektir..

Kur'anî yorumlar, İslam medeniyetinin oluşu doğrultusunda olmalıdır. Tabii ki, bunu yapacak da, ehl-i Kur'an müminlerdir. Yoksa,

Kur'an yerine, mezhepçilik yapanlar, ictihaddan korkanlar, tarikatı uçurup, kaçırıp baş tacı edenler yapamayacaktır!..

O Kur'an Müslümanları ki, ahlakları, edepleri, tamamen Kur'anî olacak, nefesini, havasını oradan alacak, Kur'anî emirleri çağlar ötesine taşıyacaklardır.. Selam ve dua ile..

Şerafettin Özdemir

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık