ayyıldız bir hafızın oldun

Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

Üzerine Musibet Yağan Bir Coğrafya

 " ÜZERİNE MUSİBET YAĞAN BİR COĞRAFYANIN ÇOCUKLARIYIZ !.."
 
 
    " Ehl-i kitaptan öylesi vardır ki, ona yüklerle mal emanet bıraksan, onu sana noksansız iade eder. Fakat onlardan öylesi de vardır ki, ona bir dinar emanet bıraksan, tepesine dikilip durmazsan onu sana iade etmez. Bu da onların, " Ümmîlere karşı yaptıklarımızdan dolayı bize vebal yoktur" demelerindendir. Allah adına bile bile yalan söylüyorlar." ( Âl-i İmrân sûresi. âyet 75 )
 
    Ayeti kerime içerisinde geçen " Ümmîler" kelimesinden maksat, Yahudilerden ve Hristiyanlardan olmayan cahil Araplardır!..
    Hakikaten, yazımın serlevhası müthiş ve ilginçtir!.. Çünkü., başlığa uygun, abartı olmayan, gerçeklerle yüz yüze kalmış, bir coğrafyada, bir ortamda, bir İslam diyarları içerisinde yaşamaktayız!..
 
    Bir kere, kendi içimize ve etrafımızda bulunan alemi İslam'a nazar atfettiğimiz vakit, görmüş oluyoruz ki, tüm İslam ülkeleri üzerine pislik boca olmuş, geri kalmışlık, cehalet, hüzün, göz yaşı, ayrılık, gayrılık, mezhep çekişmeleri, çatışmaları, kabilecilik, kavimcilik, Kur'an dışı faaliyet ve hareketler Müslümanları mahvı perişan etmektedir!..
 
    Uzun yıllardır, bir Batı ülkesinde ikamet etmiş olduğum için, zaman zaman düşünmeden, bunlarla İslam diyarlarını tefrik etmeden yapamıyorum!.. Örneğin, hiç bir Batı ülkesinde çekişme, didişme, tefrika, politik kaos, dünkü mezhepçilik kavgaları bugün bulunmamaktadır!..
 
    Batı ülkelerinde, herkes işinde, gücünde, tatilinde, eğlenmesinde, eğlencesinde, mutlu hayatında ömrünü sürdürürken, başta ülkemiz Türkiye olmak üzere, tüm alemi İslam, tembelliğin, ataletin, kaderciliğin, yanlış tevekkül anlayışının içerisinde nereye gittiğini, ne yaptığını bilmez bir şekilde zar zor günlerini geçirmektedirler!..
 
    2015 yılı tatilimi geçirmek üzere, üç ay İlçem Afşin'da bulundum. Aman Allah'ım!.. Binlerce insanımız, işsiz, çalışmaz, tembel, bir işin ucundan tutmaz bir şekilde, kahvelerde, çay ocaklarında, camii önlerinde zaman öldürmektedirler!..
 
    Zaman zaman bendeniz de toplumun arasına katılmış oldum. Dostlarımla, kardeşlerimle, arkadaşlarımla, meslektaşlarımla hasbihal ettim.. Anladım ki, şu kanaate vardım ki, Kur'anî faaliyet, anlayış, hareket tarzı, yaşam biçimi, anlayış, sohbet, fikir teatisi rafa kaldırılmış, sadece, sakallı olup olmama, sakalın uzunluğu, gömleğin yakalı-yakasız olması, şalvar giyip giymeme mevzuları üzerinde kafalar yorulmakta, sonunda da birbirlerine küserek, bozuşarak kalkıp gidilmektedir.
 
    Bendeniz, bunu kendi yakınlarımda bile görmüş, bilmeden, anlamadan, Kur'an'dan bihaber bir şekilde zaman geçirmeler, beni üzmüş, zaman zaman böylesi yerlere iştirak etmemden dolayı kendimi suçlamışımdır!.. Hal böyle iken;
 
    Tüm İslam ülkeleri, Suriye, Irak, Yemen, Mısır, Afgan, Pakistan, Bengladeş ve Türkiye, tümü, bu sığ, kof, gayesiz, idealsiz, İslam dışı hal ve hareketlerin içerisinde, ne yaptığını bilmez bir şekilde, bir o yana, bir bu yana yalpa yapıp durmaktadır!..
 
    İslam ülkeleri; yer altı, yer üstü zenginliği bakımından, Batı ülkelerini belki sayısız kere geçer, sollar ama, gelin görün ki, eğitim, öğretim, Kur'anî anlayış, fehim, idrak, algı, gidişat; tamamen geleneğin, atalarcılığın, dedelerciliğin, ninelerciliğin tekelinde kalmış, Kur'an'ın sesi boğulmuş, tamamen Kur'an dışı eylem ve amellerin sesi ayyuka çıkmış durumdadır!..
 
    Onun için; diyorum ki, " üzerine musibet yağan bir coğrafyanın çocuklarıyız!" deyimi bana göre haklı, tutarlı, isabetli, teşhise uygun bir deyimdir!..
    Örneğin, hiç bir Batı ülkesinde, ABD'de ve diğer Hristiyan ülkelerinde olmayan çirkin cedelleşme, boğuşma, gerilik, fakirlik, bağnazlık, yobazlık, anlayışsızlık, hoş görüsüzlük, toleransın bulunmayışı beni ve tüm okuyan, araştıran aydın, entelektüel kesimleri bedbin etmekte, isyan edercesine, kafaları iki elleri arasında dövünmektedirler!..
 
    Tüm bunlardan sonra, şunu demek istiyorum: Dünya Müslümanları, tüm İslam diyarları, bu günkü, hallerini, geriliklerini, yaşayışlarını Kur'an'a götürmedikleri sürece, bu zavallılıktan, taassuptan, çağ dışılıktan kurtulacaklarını kat'iyyen zannetmiyorum!..
    Netice olarak;
 
    Yapılacak iş çoktur!.. Tembelliği, miskinliği, yan gelip yatmayı bir taraf ederek, ellerde Kur'an, dillerde Kur'an, gönüllerde Kur'an olduğu halde, kalkınmış, medeniyeti yakalamış, zengin olmuş bir İslam diyarlarına doğru kanat çırpmamız, koşmamız zorunludur!..
 
    Yanlış kader algısını, düşüncesini bir tarafa atarak, özgür irade ile, hedefe ve hem de Kur'ânî hedefe koşmamız, yorulma bilmeden uğraş vermemiz, boynumuzun borcudur!..
 
    Niçin " Üzerine musibet yağan bir coğrafyanın çocukları" olalım ki?.. Niçin, kalkınmış müreffeh, madde planında yükselmiş, fezayı, uzayı, teknolojiyi, fenni, interneti, computer dünyasını, iletişim, bilişim alemini fethetmeyelim ki?
 
    Niçin, Hz. Ömer döneminde olduğu gibi, Yavuz Sultan Selim zamanında düşünüldüğü gibi, tüm dünyaya, tüm kainata, tüm ülkelere, tüm devletlere, tüm milletlere meydan okumayalım ki?
 
    Rabbimiz!.. Bu anları, bu günleri, bu düşünceleri tahakkuk ettirsin!.. Yerlerde, sürüngenler gibi, sürünmekten bizleri kurtarsın!.. Selam ve dua ile..
    Şerafettin Özdemir


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık