Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

VEFATININ 78 NCİ YILINDA, MEHMED ÂKİFİ RAHMETLE, DUALARLA ANIYORUZ

VEFATININ 78 NCİ YILINDA, MEHMED ÂKİF'İ; RAHMETLE, DUALARLA ANIYORUZ!.

" Ya taassup Ya taassup! O kadar maskaraca Bir yol almış ki, bakarsın, ( başı) misvaklı hoca Mütehassısken edepsizliğin eşkalinde En ufak şeyden olur dini hemen rencide! Milletin hayrı için her ne düşünsen bid'at Şer'i tağyir ile terzil ise -haşa- sünnet Artık Allah'tan utanmaz, hele Peygamberden Hiç, sıkılmaz görünen böyle beyinsizlerden Çekecek memleketin hali ne olmaz, düşünün!" ( M.

Âkif ) 27 Aralık 2014 günü; bir iman adamı ve kahramanı, vatan sevdalısı, Kur'ân aşıkı, ümmet ve millet dertlisi Âkif'in; fani dünyaya veda edişinin 78 nci yıl dönümüdür O, büyük insanı, Kur'an Müslümanını, Fatihalarla, dualarla, rahmetle anıyor, makamının cennet, Resulullah (sav)'e komşu olmasını niyaz ediyorum.

Ne yazık ki, aradan 78 yıl geçmiş olmasına rağmen, hâlâ, cennetmekan Âkif'i, millet olarak tanıyamamış, onun aziz kitabımız Kur'ânî düşünce ve fikirlerini hayatımıza yansıtamamışızdır Sadece, Âkif'i, resmi tören ve merasimlerde anıyor, hatırlıyor, onun eseri İstiklal Marşımızı okuyarak, işi bitirmiş, sonlandırmış oluyoruz!.

Halbu ki, Âkif; enine-boyuna camii kürsülerinde, mihraplarında, minberlerinde gündeme taşınmalı, hakkında sempozyumlar, paneller, konferanslar tertip edilerek, geleneksel dindarlık, hurafi yaşantılar, bid'at yüklü davranışlarımız nedir, ne değildir, aziz milletimiz anlamış, ona göre tavrını, İslâmî yaşantısını dizayn etmiş olurdu " Dindarlık, ferdin inancına bağlı olarak içinde yaşadığı dinin, bu dine ait duygu, düşünce, arzu, beklenti ve eğilimlerinin dışa yansıyan tezahürlerinin toplamı olarak ele alınmaktadır.

Diğer bir ifadeyle, kimliğinde Müslüman, Hristiyan, Mecusi yada Budist yazan bir kişi kendi diniyle ilgili ritüelleri yerine getirmiyorsa sadece din mensubu olarak kalmaktadır Sadece inanç noktasında din ve dindara bakıldığında, inancını ibadet ve diğer dini fiillerle pekiştirmeyen kişinin dindarlığı dini mensubiyet noktasında olmaktadır Dolayısıyla, ferdin dindarlığı, onun fiil ve hareketlerinde , tutum ve davranışlarında, kısaca Allah'ın emir ve yasaklarını yerine getirmede ortaya koyduğu pratiklerde ortaya çıkmaktadır.

Mehmet Akif'in dindarlık anlayışına baktığımızda; O, dindar insanı, inancı sağlam, dini fiil ve pratikleri hayatında uygulayan, dünyevi olumsuzluklardan uzak kalabilen, ruhunu faziletlerle yoğurmuş bir insan görmektedir O'na göre samimi bir Müslüman aynı zamanda iyi bir dindardır Akif'in öngördüğü dindarlık; Kur'an ve sünnete gönülden bağlı, İslâm'ın ruhuna sadık, tarihi hakikatlere bağlı, ilme ve akl-ı selime dayalı, hurafe ve bid'atten uzak bir dindarlıktır.

Ona göre her fert kendini iyi yetiştirmeli, dini kurallara uymaya çalışmalıdır Bu konuda bilgili olanlar ise daha da ileri giderek kendi insanını ve kendi milletini aydınlatmaya çalışmalıdır 1918'de kaleme aldığı bir yazısında, şunları söyler: " Aradaki İslâm bağını devam ettirip kuvvetlendirmek şartıyla, Müslüman milletlerin irşadını o milletlere mensup aydınlara bırakmalıyız.

Bunlar, içinden çıktıkları kavmin, dilini, adetlerini, ruhunu ve huyunu diğer aydınlardan daha iyi bildikleri için daha çok başarılı olacaklardır Bu aydınlar kendi kavimlerini okutup yazdırır, ilim ve irfan sahibi eder, servet, ticaret ve sanat hususlarında ilerlemek için geceli gündüzlü çalışırlar.

Sonunda, ayrı ayrı çalışıp ilerlemiş olan bu Müslüman toplulukların birleşmesiyle, ilerlemiş bir Müslüman ümmeti teşekkül eder.

" ( Düzdağ, 1999, s 43) Onun içindir ki, konumuzla ilgili gibi olan şu veciz söz, hoşuma gitmektedir: " Küçük beyinler kişileri, orta beyinler olayları, büyük beyinler fikirleri tartışır.

" Hakikaten, bir kısım küçük beyinler, Âkif hakkında ileri-geri tenkit ve ağır hakaretlerde bulunarak, onun İslâmî görüşünü, yaşantısını, Kur'ân algısını beğenmezler, beğenmedikleri gibi hakkında atıp tutmaktadırlar Yine, her zaman vurgulamış olduğum gibi, ülkemizde ve yurt dışında çöreklenmiş küçük küçük cemaatler, hizipler, mezhep imamlarını Peygamberin önüne geçirmiş, hatta peygamberden bile erdemli, üstün gören sapık zihniyet mensuplarıdır bunlar.

Akif'i eleştirdikleri mevzulardan en önde geleni, şudur: " Akif; niçin Abduh ile, Reşit Rıza ile, Afgani ile vb çağdaş alimlerle hem fikirdir? " Atıp tutmaları bu noktalar da olmakta, Akif'i buradan vurmaya çalışmaktadırlar Tabii ki, Âkif, bir Kur'ân insanıdır.

Kur'an'a dilbeste olmuş, onu konuşturan, 20 nci asrın anlaması içinde cihad veren bir mücahiddir Küçük beyinlerin, orta beyinlerin, bu sebeplerle, Akif'i anlaması, onun ne demek istediğinin farkına varması mümkün olmamıştır ve olmayacaktır Hani, Tv.

da, medyada, basında, yayında sık sık görünen başında Yunan fesi ile, artistlik yapmakta olan , Mısırlıoğlu mu?, her neyse ki, Âkif hakkında ileri derecede küfür içeren sözler konuşması, küçük beyinli insan oluşunu göstermektedir Veya, yine medyatik bir Cübbelimiz vardır!.

Sarığı ve sakalı imanından büyük olan zat! Onun bile, Âkif merhum hakkında densizce, utanmadan rast gele konuştuğunu bizzat duymuşumdur.

Neden ve niçin? Çünkü, kendisi ehl-i sünneti temsil ettiğini iddia ederek Süleymancılık cemaatına mensup olduğunu kamufla etmeye çalışmaktadır! Onun içindir ki; " M.

Akif gibi dindar bir insanı, inancı bütün, dini fiil ve pratikleri hayatında uygulayan, bedenen uzvi iptilalardan uzak kalabilen, ruhunu faziletlerle donatmış bir insan olarak görmektedir Ancak herkesin dini anlayış ve dine bağlılığının farklı olduğunu iyi bildiği için yazılarında, vaazlarında ve özellikle Safahat'da farklı dindar tiplerle ilgili görüşler ortaya koymaktadır M.

Akif'in dindarlar ve dindarlıkla ilgili görüşlerini başlıca altı gurupta toplamak mümkündür 1- Geleneksel halk dindarlığı, 2- Dini yaşayışında kayıtsız olanlar, 3- Görünüşte dindar olanlar, 4- İslami ruha yabancılaşmış olanlar, 5- Taassup ehli olanlar, 6- İdeal dindarlar Şüphesiz bu tiplemeleri değerlendirirken M Akif içinde yaşadığı Müslüman toplumu dikkate alır ve değerlendirmeleri buna göre yapar.

" ( İslamoğlu, s118-119) Gerçekten, günümüz dünyası ve ülkemiz Müslümanları, Akif'in hasretini çekmekte, ona ne kadar muhtaç olduklarını izhar etmektedirler Miskinlik, tembellik, cehalet, okumamışlık, anlamadan Kur'an tilavet etmek, Kur'an'ın yükseklerde takılı oluşu, sokaklarda kadın-erkek kavgaları, bölünmüş, mezhepçilik, hizipçilik, sen-ben cedelleşmeleri, fakirin çok fakir, zenginin çok zengin olması, taklidi iman, taklidi Müslümanlık, tüm bunlar, Akif'in hasım olduğu, sevmediği, nefret ettiği hastalıklar idi.

Netice olarak; Merhum Akif, idealist, fikirde öncü, Kur'ani anlayışı günün Müslümanlarından farklı bir insan idi Onun İslami düşüncesi, Resulullah (sav)'den emanet alındığı gibi Müslümanlık, halife Ebubekir (ra)'ın, Hz.

Ömer'in, Hz Osman'ın, Hz Ali'nin, Hz.

Selman'ın, Hz Ebu Zerr Gifari vb binlerce isimlerini belirtmediğimiz sahabe-i kiram gibi Müslümanlık idi!.

Aklı çalıştırıp yoran, Kur'an üzerinde enine-boyuna düşünce jimnastiği yapan, çağın, günün çözülmez zannedilen dini mes'elelerine çözümler bulan bir Müslümanlıktı Kahvede boş boş oturanları sevmez, dilenciliği, geri kalmışlığı, batı medeniyetinden uzakta kalmış bir Müslümanlığı kabul etmiyordu.

Akif, sözünün eri, vaadinde duran, hayatı boyunca kat'iyyen döneklik yapmayan, yalan söylemeyen, yürekli bir Müslümandı His dolu, hissiyat yüklü, garibin karşısında garip, biçarenin yanında biçare, hoş görü sahibi, Neyzen Tevfikle bile arkadaşlık yapacak kadar insan sevgisi ile mücehhez bir iman eri idi.

Akif'in, bıraktığı yeri dolduracak, şu ana kadar çıkmadı, bundan sonra da çıkacağını tahmin edemiyorum Çıksa bile, çıkan babayiğitler, Akif'e hürmetinden, saygısından dolayı onun hakkında konuşmayan, hürmetini yitirmeyen kahramanlardır.

Öyle, zır-pırt, yukarıda isimleri geçen cüceler gibi, Akif hakkında atıp tutanları, bir kere daha, Allah rızası için kınıyorum, Tel'in ediyorum Utansınlar, şayet utanacak yüzleri var ise!.

Rabbim! O büyük ruhun makamını cennet eylesin!.

Onu unutmayacağız!.

Unutturmayacağız!.

Selam ve dua ile Şerafettin Özdemir .


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık