ayyıldız vekaletle kurban kampanyası
ayyıldız bir hafızın oldun

Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

Ya Şehadet Ya Zafer
 ÖMER MUHTAR VE UNUTULMAZ SLOGANI: " YA ŞEHADET YA ZAFER!"
  
    " Ey huzura kavuşmuş nefis! Sen ondan o da senden hoşnut Rabbine dön. ( Seçkin) kullarım arasına katıl ve cennetime gir." ( Fecr sûresi, âyetler 27-30 )
 
    Her milletin bağrından, içinden çıkmış, müthiş, korkusuz, fedakar, kahraman insanlar yetişmiştir. Nasıl ki, Müslüman-Türk milletinin içerisinden çıkmış bahadırları, Ulubatlı Hasan, Nene Hatun, Kara Fatma, Rıdvan Hoca, Sütçü İmam, Şahin Bey, şehid Kamil vb. unutulmaz simalar olduğu gibi, diğer İslam ülkelerinde de, Ömer Muhtar, Seyyid Kutup, Hasan el Benna, Abdulkadir Udeh vb. civanmertler gibi İslam yiğitleri her zaman öncülük görevini üstlenerek, bizlere örnek olmuşlardır.
 
    Mes'eleyi, Asr-ı Saadete ve sonrasına götürecek olursak, yine karşımıza, bu günlere örnek olmuş İslam kahramanlarını unutmamak gerekir.
    Hz. Hamza, Hz. Ali, Hz. Mus'ab Bin Umeyr, Hz. Hüseyin, Hz. İmamı Azam Ebu Hanife vb. binlerce iman erlerini saymak, onları hayırla yad etmek boynumuzun borcudur!..  Dolayısıyla;
 
    Kim unuta bilir, göz ardı edebilir, Cafer bin Tayyar'ı, Zeyd bin Harise'yi, Abdullah bin Revaha'yı ve Halid bin velid (ra) gibi emsalsiz şahsiyetleri?!..
 
    İşte, yirmi yıl boyunca İtalyanlar'a, yani emperyalizme karşı Libya topraklarını savunmuş, bu uğurda idam sehpasına yürümüş Ömer Muhtar merhumda bu yiğitlerden, kahramanlardan birisidir. Yani:
 
    " Libya'daki cihadın öncüsü ve sembolü Ömer Muhtar, 1858 yılında Libya'da Barka sınırları içinde kalan defne bölgesinin Batman kasabasında, Muhtar b. Ömer isimli bir babanın ve bint Muharip isimli bir annenin çocuğu olarak dünyaya geldi.
 
    Mensubu olduğu menfiye kabilesi izzet ve şerefiyle meşhur bir topluluktur. Babası Muhtar, mertliği, cesareti ve güçlüğü ile tanınmış kahraman bir şahsiyetti.
 
    Ömer Muhtar, baba evindeki ilk İslami eğitim ve terbiyesinin ardından eğitim ve terbiyesini Senûsi ekolüne bağlı Cenzur Medresesi'nde alır. Babasının vefatından sonra eğitimini Çağbub İslami Bilimler Akademisi'nde sürdürür.
    Ömer Muhtar, bu medresede 8 yıl köklü bir dini eğitim alır. Ömer Muhtar, bu enstitüde şeyh Zenuali el-Mağribi'den Kur'an ilimleri öğrenir.
    Bunun yanı sıra Seyyid el- Ceyyani, allame Fatih bin Muhammed ve başka bir çok değerli hocadan çeşitli dini ilimler okur. Bu eğitim ve öğreniminin sonunda derin bir dini kültür birikiminin yanında, yüksek ruhi bir terbiye sahibi olur. Çağbub İslami Bilimler Akademisi, onun düşünce ve gönül dünyasını şekillendirir." (http://dergi.nebevihayatyayinlari.com)
 
    Emperyalist ülkeler, asırlardan beri sürekli İslam ülkelerini pay etmek, paylaşmak için didinmiş, fırsat kollamışlar ve zaman zaman başarılı olmuşlardır!..Niçin ve neden?
 
   Çünkü, Yüce Rabbimiz!.. Alemi İslam topraklarını zengin madenlerle, petrollerle, yer altı, yerüstü nimetleriyle Batı ülkelerinden, Fransa topraklarından, İtalya ülkesinden verimli kılmıştır!..
 
    Yoksa, Fransa emperyalistlerinin Cezayir'de ne işi vardı, niçin yüz binlerce insanın şehid olmalarına sebep oldular? 
 
    Bilhassa, Osmanlı'nın yükselme devrinden sonra, eski otoritesini, gücünü, kuvvetini kaybetmesi üzerine, sulh ve sükun içerisinde yaşayan tüm Müslümanlar, saldırganların, ahlaksızların, sömürücülerin hücumuna maruz kalmışlar, yer yer ülkeleri işgal edilmiştir.
 
    Bunun üzerine, Müslümanlar da, boş durmamışlar, güçsüz olmalarına rağmen, içlerinden Ömer Muhtar gibi yiğitlerin çıkması ile, küffara karşı direnç gösterilmiş, zaman zaman bozguna uğramışlar, böylesi kahramanca direnişler karşısında " İllallah" demekten kendilerini alamamışlardır.
 
    " Mahmut el- Cehmi hatıralarını anlatırken, onun bu üstün yaşantısından övgüyle şöyle bahseder:
 
     Uzun yıllar onunla beraber oldum. Aynı sofrada yemek yedik, aynı çadırda uyuduk. Hiç bir zaman onun bütün geceyi uyuyarak geçirdiğini görmedim. İki veya üç saat uyur, sonra kalkar, abdest alır, namaz kılardı.
 
    Uzun müddet Kur'an okurdu. O mükemmel bir ahlak ve huya sahip, takva timsali biriydi." Yine onun silah arkadaşlarından Muhammed Tayyip el- Eşhep de onun bu özelliği hakkında şu açıklamayı yapar:
 
    " Ömer Muhtar'ı çok iyi tanıyorum. Onunla aynı çadırda çokça uyurdum. Allah rahmet etsin ondan pek çok şey öğrendim. O zaman genç bir delikanlıydım. O, gece yarısında kalkar, abdest alır, namaz kılar ve Savaş günleri aşırı yorgunluğuna ve yine ağır kış gecelerinin soğukluğuna rağmen gece namazını ve Kur'an okuyuşunu asla terk etmezdi. O zorlu geceler de bizi de uyandırır ve namaz kılmamızı sağlardı." ( http://dergi.nebevihayatyayinlari.com)
 
    Osmanlı'nın son dönemlerinde ve Cumhuriyet tarihimizde de böylesi kahramanlara, yiğitlere şahid olmuş bir milletiz!.. Hani, Medine-i Münevvere müdafii vardır ki, General Fahreddin Paşa; onu hayranlıkla okumamak mümkün değildir.
 
    İki sene yedi ay Medine'nin savunması, düşmana teslim edilmemesi için direnmiş, son çare olarak da, İngiliz gavuruna teslim olmak zorunda kalmıştır.. Makamı cennet olsun.
 
    Bogazlıyan Kaymakamı Kemal Bey'i kim unutabilir? İstanbul mahkemelerinde, boş yere yargılanıp idam edilmesi, şehadete yürümesi bana, Ömer Muhtar'ın idam sehpasına giderken, gürül gürül Kur'an okumasını, Kelime-i Şehadet getirmesini anımsatmaktadır.
 
    K. Maraş İl'imiz, Ilıca beldesinde, Binbaşı Süyeyman Bey'in, Ermeni soytarılarına karşı imanla, ihlasla, sadakatla direnmesi ve sonunda Ermeni kurşunlarına hedef olması, bir Ömer Muhtar dengi değil midir?
 
    Geçiyoruz bunları!.. Son kırk yıldan bu yana, diş dişe, döş döşe mücadele veren Komandolarımız da birer Ömer Muhtar rahmetli mesabesindedir.. Halen de, her gün öbek öbek komandolarımız zalim kurşunlara hedef olmaktadır!.. Nur olsunlar!..
 
    Ömer Muhtar merhum; İtalyan'lara karşı 20 küsur yıl mücadele verdikten sonra, en sonunda yakalanır ve hapse atılır. Ama, hapis olmak, esir düşmek onu kat'iyyen korkutmaz!.. En sonunda;
 
    " Ömer Muhtar Bingazi yakınlarındaki hapishaneden alınıp, dört gün sonra göstermelik olarak yargılanacağı İtalyan sıkıyönetim mahkemesine çıkarılmadan kısa bir süre önce, Libya'daki İtalyan ordusunun genel komutanı General Graziani ile görüştürülmek üzere odasına götürüldü. Ömer Muhtar, komutan karşısında İslami asil duruşunu hiç değiştirmemişti. Aralarında geçen konuşmalarından bazıları şunlardır.
 
    - Neden böyle şiddetle faşist İtalyan hükümeti ve ordusuna karşı durmadan savaştın?
    - Dinim ve vatanım için.
    - Bizim iki Kumandan ve pilotumuzun öldürülmesi için sen mi emir verdin? - Bütün sorumluluk ve ithamlar kumandanındır. Savaşın gereği budur. Zira savaş, ismi üzerinde savaştır.
 
    - Ey Ömer Muhtar! Sen azıcık askerin ve basit silahlarınla, bizi yenebileceğini ve Barka'dan çıkarabileceğini bir gün olsun hiç düşündün mü?
    -Hayır... Bu imkansız bir şeydi.
    -Peki, o zaman bizimle niçin savaştın? Amacın neydi?
 
    - Cihaddan başka hiçbir şey. Bir Mücahid olmam bana yeterliydi. Gerisi kaderin eline kalmış bir şey. Biz asla teslim olmayız. Ya kazanırız ya da ölürüz...Sizler bizden sonraki nesillerle de savaşacaksınız. Bana gelince , ben cellatlarımdan daha uzun ( ahireti kast ederek) yaşayacağım."
 
    Ve idam anı...
    Bingazi'deki toplama kamplarının birinde Ömer Muhtar'ın idam sehpası kurulmuştur. Ömer Muhtar, 20 bin kişilik büyük bir halk topluluğu önünde, yanından hiç ayırmayıp, dilinden hiç düşürmediği Kur'an'ı Kerim'den ayetler okuyarak idam sehpasına doğru ilerliyordu.
 
    Yanından geçtiği insanlar onun Fecr Suresi'nin " Ey huzura kavuşmuş nefis! Sen ondan o da senden hoşnut Rabbine dön. ( Seçkin) kullarım arasına katıl ve cennetime gir" (27-30) ayetlerini okuduğunu duymuştur.
 
    Ömer Muhtar son derece sakin, korkusuz ve kendinden emin adımlarla idam sehpasının üzerine çıktı. Dudaklarından ayetler inci taneleri gibi dökülmekteydi. Özgürlüğü her şeyi aldığı Cebeli Ahdar'ın yeşil dağlarına son bir kere  baktı ve bir milleti yetim bırakarak ebed âlemine doğru kanatlandı." ( http://nebevihayatyayinlari.com)
 
    Netice olarak;
    İşte, büyük mücahid Ömer Muhtar böyle bir kahramandır!.. Şerefle yaşamış, şerefi ile, izzetle, kahramanca emperyalizme karşı savaşmış, hiç bir zaman da, Kur'an Müslümanlığından ayrılmamıştır..
 
    Ömer Muhtar, bu millete aşık, sevdalı ve bir Osmanlı hayranı, bağlısı bir kişi idi!.. Sürekli, Osmanlı'nın başarısı, muzafferiyeti için yardımcı olmuş, duada bulunmuştur.
 
    Müslüman-Türk gençliği; Ömer Muhtar'ı, çok iyi tanımalı, onun Kur'anî fikirlerine, düşüncelerine aşina olmalıdır!..
 
    Bu gün, Orta Doğu ülkelerinde, " Arap Baharı"ndan mütevellit sıkıntılar var ise, vardır, Ömer Muhtar gibi kahramanların yoksunluğundandır!.. Ömer Muhtar gibi, yiğitleri bulunmuş olsa idi!.. Ne Mısır'ın seçilmiş Başkanı hapse atılır, idamla yargılanır, nede Kaddafi rezil şekilde, perişanca ölmüş olurdu!..
 
   Rabbimiz!.. Ömer Muhtar gibi mücahidlerin makamını cennet eylesin!.. Sahabeye komşu olsun İnşaallah!.. Selam ve dua ile..
    Şerafettin Özdemir
 
 
   
            

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık