Dini Haberler Mobil

Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

Yediğimizi Reklam Etmek Doru mu?

 YEDİĞİMİZ YEMEKLERİN; İNTERNET İLE, FACE İLE REKLAM EDİLMESİ DOĞRU MUDUR?.. -1-
 
 
    " Eli sıkı olma; büsbütün eli açık da olma. Sonra kınanır, ( kaybettiklerinin) hasretini çeker durursun!.." ( İsrâ sûresi, âyet 29 )
 
    " Rabbin rızkı dilediğine bol verir , dilediğine daraltır. Şüphesiz ki O, kullarından haberdardır, ( onları) çok iyi görür." ( İsrâ sûresi, âyet 30)
 
    Zikredilen ayeti kerimeler ışığında yorum yapmadan önce, aziz peygamberimizin bu konudaki bir hadisi şerifini arzetmek arzusundayım:
 
    " Yiyin, için, sadaka verin ve giyinin. Ancak kibirlenmeyin ve israf etmeyin. Şüphesiz Allah, nimetinin eserini ( görüntüsünü) kulunun üzerinde görmek ister."
 
    İnsanlık; sosyal medyanın çok çok faydasını, yararını yaşadığı, bilgi, okuma, tahsil, dünyayı tanıma, her istediğine ulaşma gibi nimetlerini görmüş olduğu, müşahade ettiği gibi, ne yazık ki, her iyiliğin, kârın, faydanın, güzelliğin bir kısım zararlarını, kerih taraflarını da  görmekte ve şahit olmaktadır.
 
    Bu sebeple, ben; sosyal medya dediğimiz internetin, face'nin, lüks telefon hastalığının, merakının  üzerinde durmak istiyorum.  Şöyle ki;
 
    İçerisinde, idame-i hayat ettiğimiz çağ;  çalkantılı, sıkıntılı, ızdırap dolu bir çağdır!.. Mutlu azınlık zenginlerimizin, bol bol yiyip içenlerin yanında, milyonlarca fakir, gariban, miskin, öksüz, dul, yetim, öksüz, kimsesiz insanında süründüğü, birisini bulursa, diğerini bulamadığı bir zaman dilimi içerisindeyiz!..
 
    Aman Allah'ım!.. Face'yi açmaya, bir iki dostla, arkadaşla irtibat kurmaya utanıyorum!.. Niçin ve neden?.. Çünkü, karnı tok, sırtı pek ama, nice düşünce zaafı, zaafiyeti yaşayan kardeşlerimiz, kurmuş olduğu sofrayı, sofradaki yemekleri, çiğ köfteleri, envaı çeşit yemek türlerini Face'ye havale etmekte, reklamını yapmaktadır!..
 
 
    Maalesef, bendeniz de, sayısı üç-beşi geçmeyen bir davette bulunmuşum, bulunduğum sırada fotofrafım çekilmiş ve hatta Face'ye ısmarlanmıştır!.. Bundan dolayı üzgünüm, kahırlıyım, vicdani törpüleri kalbimin taa derinliklerinde yaşamaktayım.
 
    Bir kere, ülkemiz, ülke insanlarımız genelde, mutlu, mutmain, refah, müreffeh şekilde yaşamamaktadır!.. Kimileri, asgari ücretle geçinirken, kimileri de bunu bile bulamamaktadır!.. Çok insanımızın evine et girmemekte, çiğ köfte nedir yapılmamaktadır!.. Lahmacun, kebab gösterilerini sadece Face'den seyrederek, ağzının içerisindeki dilini, bir o yana, bir bu yanan dolaştırmaktadır!.. Bu nedenle, 
 
    Malum olduğu üzere, " İsraf" kelimesinin bir anlamı da; her hangi bir işte normal olan sınırı, hududu aşmak, aşırı, bencil olmak demektir. Normalden, ihtiyaçtan fazla tüketmek, savurmak, savurganlık yapmak gibi anlamlara, manalara da gelmektedir. Hal böyle iken,
 
    İnsanın, haddi aşması, içerisinde yaşadığı milletin sosyal yapısını, dengesini bozar, strese, huzursuzluğa götürür. Bu durum, ister yemede, içmede veya tüm harcamalarda  aşırılık olsun, isterse davranışlarda aşırılık olsun neticeyi değiştirmez.
 
    Aziz Kur'ân; aşırıya kaçanları, harcamalarında dengesiz, düzensiz davrananları yeme, içmelerinde dengeyi kaçıran kimselerin böylesi fiillerini, eylemlerini hoş görmemektedir. Onu takbih etmekte ve kınamaktadır!.. Çünkü, İsraf denilen melanet; tüm sapmaların, hırsızlığın, fuhuşun, bozulmaların, isyanın, boykotun  ana sebeplerinden biri olarak gösterilmektedir.
 
    " Günlük yaşayışında ellerindeki malı, serveti, imkânları veya parayı gereksiz yere harcayanlar, yeme ve içmede aşırı gidenler; sınırı aşanlardır, aşırı gidip dengeyi bozanlardır.
 
    " Ey Adem oğulları! Her mescide ( gidişinizde) ziynetlerinizi alın ( uygun elbise giyin). Yiyin, için: fakat israf etmeyin. Çünkü Allah müsrifleri ( israf edenleri) sevmez." ( 7/A'raf, 31)
 
    Buradaki ' israf' hem yiyecek ve eşya kullanımında aşırılık, hem de Allah'ın koyduğu helâl ve haram ölçüsüne uymamak anlamındadır. Kendini açlığa ve çıplaklığa alıştırarak veya helâl olan şeyleri kendine haram kılarak Allah'ı memnun edeceğini sananlar da önemli bir aldanış içindedirler.
 
    Allah, böyle haramı helâl, helâlı haram yapan müsrifleri ( sınırı aşanları) sevmez. Öyleyse insanlar, Allah'ın nasip ettiği helâl yiyecekleri ve eşyaları kullanacaklar, güzel ve süslü elbiseler giyecekler; ama israf etmeyecekler, ölçüde ve eşya kullanımında aşırıya kaçmayacaklar. Allah'ın ölçüsüne göre, süslü elbise giymek günah değil; bilakis helâlı haram, haramı helâl sayma günahtır." ( www.errahman.de)
 
    Netice olarak;
    Bu yazılarım; bir müddet devam edecektir!.. Yedikleri yemekleri, çiğ köfteleri, tatlıları, balıkları, kebapları vb. nimetleri Face'ye atarak, o nimetleri putlaştıranları, sanki onun için yaşadıklarını, hayatı yemeden, içmeden ibaret sananları, uyarıncaya, ikaz edinceye kadar devam edecektir!..
 
    Aslında, çevremize bir bakalım. Sokağımıza, mahallemize, köyümüzdeki garibanlara bir nazar atfedelim. Yani, daha doğrusu bir " Empati" yapalım. Kendimizi; onların, o miskinlerin, yokluk içerisinde bocalayan insanların yerine koyalım. Sonra da, yemiş olduğumuz yemekleri internete, Face'ye, dokunmatik telefonlara atalım..
 
    Çünkü, yukarı satırlarda da, izah etmiş olduğum gibi, İsrafın bir adı da savurganlıktır. Nimetleri tükenmez sanmaktır. Halbu ki, Allah, tüm bu nimetleri insanlar ve canlılar için yaratmıştır.
 
    Bu nimetleri yemek, içmek veya kullanmak insanın hakkıdır, hem de şükrünün bir gereğidir. İnsanlar, Allah'ın kendilerine vermiş olduğu nimetleri yesinler, şükrünü eda etsinler diye vermiştir. Face'ye atarak reklamını yapsınlar diye vermemiştir!..
 
    İsraf, toplum dengesini bozduğu gibi, insanların komünist olmasını çabuklaştırır, hırsızlığı çoğaltır, gasbı, yağmacılığı özendirir. Peki, buna kim sebep olmuştur? Tabii ki, israf yapanlardır!.. Elindeki malını havaya savuranlardır.. Selam ve dua ile..
    Şerafettin Özdemir
     

 

 

 

Yasal Uyarı: Yayınlanan yazı ve haberin tüm hakları Köşe yazarına ve Dinihaberler.com.tr'ye aittir. Özel izin alınmadan yazı ve haber hiçbir şekilde kullanılamaz. Ancak yazı ve haberin bir kısmı aktif link verilerek alıntılanabilir.  Açık kaynak göstermeden yapılan alıntılar için yasal takip uygulanacaktır.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık