ayyıldız bir hafızın oldun

Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

YETİŞ YA MUHAMMED; YETİŞ YA ALİ
 " YETİŞ YA MUHAMMED; YETİŞ YA ALİ!..(!)"
 
 
    " Siz beni, Allah'ı inkâr etmeye ve hiç tanımadığım nesneleri O'na ortak koşmaya çağırıyorsunuz. Ben ise sizi, azîz ve çok bağışlayan Allah'a davet ediyorum." ( Gâfir sûresi, âyet 42 ) 
 
    Aman Ya Rabbi!.. Ne günler, ne tür çirkin zamanlar yaşamaktayız!.. Sahnedeki erkek ve kadın; ha bre sallanıp durmaktadır: " Yetiş Ya Muhammed! Yetiş Ya Ali."  diyerek...
 
    Oysa, Peygamber (sav) yetişmiş olsaydı, Bi'ri Meune'de şehid düşen 70 Kur'an hafızına yetişirdi!.. Yetişmiş olsaydı, Uhud ölüm kalım alanında şehid düşmüşlere, 70 iman erine, Hamza'ya, Mus'ab'a koşardı!..
 
    Aziz milletimizin, duygularını, hislerini herc-ü merc etmenin bir anlamı olmasa gerektir!.. His ve hissiyatlar rencide edildiği için, o kişiler, kaset satarken, dünyalık kazanırken, Müslümanlarında, tertemiz inançları, imanları, dini yapıları perişan edilmekte, zelil rüsvay olmaktadır!..
 
    Halbu ki, Müslüman milletimiz, ister Alevi kesimler olsun, isterse Sünni kesimler olsun, böylesi sözleri, şarkıları, türküleri, deyimleri, deyişleri araştırmalı, bu tür rezilliklerin, kepazeliklerin önüne geçerek " Dur!" demelidirler!..
 
    Ne yazık ki, başı sıkışan, zora düşen insanlar, yüce Allah yerine, Allah'tan imdat, yardım isteme yerine, ya Hızır çağırmaktadırlar, yahut da, " Yetiş Ya Muhammed, Yetiş Ya Ali" diyerek, peygambere, hikmet sahibi Ali'ye bühtanda, iftirada bulunmaktadırlar!.. İsterseniz, Âyetel Kürsi'nin anlamını birlikte okuyup, böylesi zavallılara nasıl cevap verildiğini birlikte görelim:
 
    " Allah, O'ndan başka tanrı yoktur; O, hayydir, kayyumdur. Kendisine ne uyku gelir ne de uyuklama. Göklerde ve yerdekilerin hepsi O'nundur. İzni olmadan O'nun katında kim şefaat edebilir? O, kullarının yaptıklarını ve yapacaklarını bilir. ( O'na hiç bir şey gizli kalmaz.) O'nun bildirdiklerinin dışında insanlar O'nun ilminden hiç bir şeyi tam olarak bilemezler. O'nun kürsüsü gökleri ve yeri içine alır, onları koruyup gözetmek kendisine zor gelmez. O, yücedir, büyüktür." ( Bakara sûresi, âyet 255 )
 
    Ayeti kerime hakkında bir yorumda bulunalım:
 
    İçinde " kürsî" kelimesi zikredildiği için bu âyeti kerimeye " Âyetü'l-kürsî" denilmiştir. Burada kürsî kelimesi bildiğimiz taht anlamında olmayıp yüce Allah'ın şanına lâyık, mahiyetini ancak kendisinin bildiği bir varlıktır.
 
    Onun yüce sıfatlarını ve eşsiz kudretini anlatan bu âyetin azameti, onu okumanın büyük sevabı ve tesirleri hakkında bir çok hadisler bulunmaktadır ve vardır. Bu konuda;
 
    Rasûlullah (sav); bir hadisi şeriflerinde şöyle buyurmuştur: " Kur'an'da en büyük âyet, âyetü'l-kürsî'dir. Onu okuyana Allah bir çok melek gönderir, onun hasenâtını yazar. İçinde okunduğu evi , şeytan otuz gün terkeder. O eve kırk gün sihir ve sihirbaz giremez. Yâ Ali! Bunu evlâdına, ailene ve komşularına öğret."
 
    Başka bir hadisi şerifte de: " Günlerin en önemlisi cuma, sözlerin en üstünü Kur'ân, Kur'an'ın en önemlisi suresi Bakara, Bakara'nın en büyük âyeti de Âyetü'l-kürsî'dir." denilmiştir.
 
   Ayette geçen Hayy, lügatte diri, canlı manasına gelir. Allah'ın sıfatlarından olup, devamlı var olan, kesintiye uğramayan, varlığı ezeli ve ebedî olan demektir. Kayyûm ise, bütün mahlûkatın idaresini bizzat yürüten, hepsini hesaba çeken demektir.
 
    İşte, durum ve gerçek böyle iken, hakikat ortada dururken, bir kısım zavallıların ortaya, sahneye fırlayıp, " Yetiş Ya Muhammed, yetiş ya Ali!"  avazeleri, bağırmaları neyin nesidir?
 
    Ayetü'l-kürsî ayetinin içerisinde zikredilen: " İzni olmadan O'nun katında kim şefaat edebilir?"  İfadesi, bizlere yüce Allah'ın gücünü, azametini, kuvvetini ve kudretini anlatmıyor mu?
 
    Elbette ki; Resulullah (sav); son peygamberdir, son resuldür, son nebidir!.. Ahir zamanın sonuncu elçisidir. Ama, bu demek değildir ki, bir kısım mistik, sufi çevrelerin ifade ettikleri gibi, peygamberimiz; ne göktedir, ne de Allah'ın yanındadır.
    Tıpkı, Hristiyan aleminin iddia ettiği gibi, "İsa Allah'ın yanındadır," yanlışına, inkarına düştükleri gibi, bizlerin de, başımız dara düştüğü zaman, bir şeyde bunaldığımız vakit, " Yetiş ya Muhammed!"  çağrımız ne işe yarayacaktır?
 
    Hz. Ali (ra) 'da öyledir. Son Resul'ün, amcasının oğlu, damadı, Hasan ve Hüseyin'in babaları, hikmet sahibi, bilgin, bilge ve İslam'ın dördüncü halifesidir. Hz. Muhammed'in vekilidir.
 
    Onun ruhundan da istimdat da bulunmamız ayıp, çirkin ve çok çok yanlıştır!.. Gerek Hz. Muhammed, gerekse Hz. Ali; ömürlerini tamamlayıp, yaşamışlar ve fani dünyadan göç etmişlerdir!.. Bizlerin, zaman zaman, bir kısım abartı düşüncelere, fikirlere, hikayelere aldanarak, onları yardıma çağırmamız, gerçek dıışı, boş, saçma ve içeriksiz bir çağırmadır!..
 
    Tabii ki, sahneye çıkan bir kısım insanlar; " Yetiş ya Muhammed, yetiş ya Ali" diye çağrıda bulunurken, ya bilerek, cingözlüklerinden bunu yapmaktadırlar!.. Veya, saflıklarından, bilgisizliklerinden böyle saçma bir şeye tevessül etmiş olurlar.
 
    Netice olarak;
 
    " Elbette kendilerine peygamber gönderilen kimseleri de, gönderilen peygamberleri de mutlaka sorguya çekeceğiz!.." ( A'raf sûresi, âyet 6)
 
    Demek ki, peygamberler de, hesap vermekle, hesaba çekilmekle mükelleftirler. Niçin? ümmetlerine karşı görevlerini layıkı şekilde yapıp yapmadıkları, tebliğ, davet, inzar, duyurma, korkutma görevlerinin yapıp yapmadıklarından dolayıdır.
 
    Hani, bir defasında, aziz peygamberimizin; kızı Fatıma'yı uyarması bilinen, anlatılan, sık sık gündeme getirilen bir mevzudur..
 
    Demek ki, kul; her ne isterse, Allah'ından  isteyecek, hiç bir faniyi aracı yapmayacak, hele mistik, sufi çevrelerin yaptıkları gibi, şeyhlerini, kutuplarını, gavslarını göklerde, arşda uçurmayacaklardır!..
 
    Hele, sahne insanlarının, bilerek veya bilmeyerek, saza, söze döküp, kutsalı istismar etmeleri çok çirkin, ayıp ve günah bir davranıştır!..
 
    Rabbimiz!.. Ümmete, basiret, bilinç, ihlas nasib eylesin!.. Selam ve dua ile..
    Şerafettin Özdemir
            

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık