ayyıldız bir hafızın oldun

Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

ZAFERİN YOLU, ÇİLEDEN GEÇER!..
    " ( Bedir'de) karşı karşıya gelen şu iki gurubun halinde sizin için büyük bir ibret vardır. Biri Allah yolunda çarpışan bir gurup, diğeri ise bunlara apaçık kendilerinin iki misli gören kâfir gurup. Allah dilediğini yardımı ile destekler. Elbette bunda basiret sahipleri için büyük bir ibret vardır." ( Âl-i İmrân sûresi, âyet 13 )
 
    Bu mübarek ayeti kerime ışığından yola çıkarak, " zaferin yolu , çileden geçer" başlıklı şiirimle gündemi değerlendireceğim. Rabbim!.. Kolaylık ihsan buyursun!..
 
    " Derdi derman görmek, gülleri diken,
       Zaferin yolu, çileden geçer.
       Açlık ile tokluk, beraber biten,
       Zaferin yolu, çileden geçer!..
                     .....
       Rahat, rahatsızlık, geceyle, gündüz,
       Mü'minin arzusu, cennette Sündüs,
       Kırık bir kalp görse, bünyesi düm düz,
       Zaferin yolu, çileden geçer!.."                 ( 03.08.1996)
 
    Tarihimizde, Bedir cengi, Bedir harbi, Bedr'in arslanları önemlidir. Ayeti kerimeler de de işaret buyurulduğu gibi, İslam tarihinde, Bedir zaferi olmasaydı, İslam olmayacak, olsa bile, Müslümanların yüzleri ebediyyen gülmeyecek, kendi bulunduğu coğrafyadan öteye gitmeyecekti!..
 
    Ama, Allah'a şükürler olsun ki, Rasulullah (sav)'in Bedir cengi, bütün zaferlerimizde örnek alınan, numune-i imtisal olan bir zafer olmuştur.
 
    Bedir mevkiinde, Rasulullah (sav)'in inim inim inlemesi, Rabba ilticada bulunması, Hamza'nın, Ali'nin ve diğerlerinin kahramanlıkları dillere destan olmuş bir mücadeledir.  
 
    Çünkü onlar, fani dünyaya meyletmemiş, dertleri dermana, kahırları neşeye dönüştürmüş insanlardı. Çile çekiliyor, yüreklerde sancı yaşanıyordu ki, İslam'ın yüzü gülsün, Müslümanlar; puttan, putçuluktan, onların baskısından, esaretinden kurtulmuş olsunlardı.
 
    Dün olduğu gibi, günümüz dünyasında da, aynı ezayı, cefayı, sıkıntıyı, sorunu milletçe yaşamaktayız!.. Dün, Malazgirt meydanında, elli bin kişilik kuvveti ile, 200 bin kişilik Bizans kuvvetine meydan okuyan Sultan Alparslan'ın torunları olan, bu günkü, Mehmetçikler; korkmadan, ürkmeden, perva etmeden küfre karşı direnmekte, zafer kazanmaktadırlar!..
 
    Kimi karşı zafer? Siz zannediyor musunuz ki; Diyarbakır Sur'da, İdil'de, Dicle'de, Nusaybin'de vb. yerlerde  Mehmetçik; üç-beş bin serseriye karşı mücadele vermektedir? Hayır! Hayır!.. Bin kere, hayır!..
 
    Doğu bölgemizde Mehmetçiğimiz; Uruslara karşı, ABD'ye karşı, Fransa, İngiliz, İsrail vb. güçlere karşı cihad yapmaktadır!..
   
    " O zaman içinizden iki bölük bozulmaya yüz tutmuştu. Halbuki Allah onların yardımcısı idi. Müminler, yalnız Allah'a dayanıp güvensinler." ( Âl-i İmrân sûresi, âyeat 122 )
 
    " Andolsun, sizler güçsüz olduğunuz halde Allah, Bedir'de de size yardım etmişti. Öyle ise, Allah'tan sakının ki O'na şükretmiş olasınız." ( Âl-i İmrân sûresi, âyet 123 )
 
    Sur İlçesi sokaklarında, Mehmetçik korkusuz, pervasız bir şekilde, köşe-bucak ifrit aramakta, bulduğu yerde de onu narı cahime yollamaktadır!..
 
    Kabul edelim ki; her gün, her an, her dem, bölük bölük, al bayrağımıza sarılmış şehid cenazeleri köylerine gönderilmektedir.  Söz konusu şehid naaşları olmazsa, vallahi!. Irzımız, özgürlüğümüz, namusumuz, bayrağımız, vatanımız, ülkemiz ve devletimiz talan edilecektir!..
 
    Bir tarafta Ruslar, bir tarafa Fransa, İngiltere, Ermeni komitacıları yerleşecek, vatanımızı parça parça böleceklerdir!..
 
    Rusların, Fransa'nın dünkü emelleri tahakkuk etmiş olacak; sadece, Tük milleti; Ankara civarında hapsedilmiş olacaktır!.. Şiire devam edelim:
 
    " Hıçkırıklar ile, Hakk'ın katına,
       Hâkim ise İslâm, zafer tahtına,
       Ararız lambayla, rical kahtına,
       Zaferin yolu, çileden geçer!..
                         .......
       Hakk'ın rızasını, istersen bulmak,
       Nuh Nebiyyi gibi, deryaya dalmak,
       Hicrandan sitem yok, ta içe dalmak,
       Zaferin yolu, çileden geçer.
                         ....
    Sur'da, İdil'de, Lice'de, Nusaybin'de, Çukurca'da vb. yerlerde kahramanca şehid düşenlere " ölüler" demek, Kur'an lisanı ile haramdır!..  Eğer, hissedebilirseniz, o mübarek insanların ruhaniyetleri aramızda dolaşmakta, bizlere, selam vermektedir!..
 
    Ne yapalım yani!.. Aziz vatanımız da baykuşlar ötsemi idi?.. Mübarek Anadolu toprakları, ecdattan tevarüs olunan  Türkiye vatanımız, Ahlat şehrimiz Zebanilere mi bırakılsaydı?
 
    Onlar, yani şer odakları, bu gün Sur'da çöreklenecek, kümelenecek, ihmal davranırsak, yarın Söğüt'te boy göstereceklerdir!.. Allah korusun!..
 
    Tıpkı, Yunan sarhoşu Venizelos gibi, Ertuğrul Gazinin makberesini tekmeleyeceklerdir!.. Camilerimiz bombalayacaklar, minarelerimizi yıkacaklar, gürül gürül okunmakta olan Kur'an sadalarını susturacaklardır!..
 
    " Arı beyi olsan, millet önünde,
       Vahdet, kurtuluş var, yolun sonunda,
       Sancak dikilmekte, şehid yanında,
       Zaferin yolu, çileden geçer!.." ( Ş. Özdemir)
                         .....
    Aslında; " Su uyur, düşman uyumaz" ata sözünü hiç bir zaman geri plana atmamak lazımdır!.. " Çözüm süreci" " Kardeşlik" gibi iyi niyetimizi söz konusu, sırtlanlar, baykuşlar istismar ettiler!..
 
    Bedir'de, Uhud'da, Hendek'de, Rasulullah (sav)'in, karşısına çıkan putçular, Bedir'de 13-14, Uhud'da 70 sahabe-i kiramı şehid eden zalimler, Mekke'nin fethinde , el,etek öpmeye, aman dilemeye geldiler. Sonra ne oldu?..
 
    Müslümanlar büyüktür, çünkü, imanları vardır!.. El, etek öpmeye gelen biçareleri affettiler, ayaklara kapanmasına rıza göstermediler!..
 
    Ama, ne hazindir ki, İslam'ı; içlerine bir türlü sindiremediler!.. Sıffîn'de, Cemel'de, Kerbela'da vb. yerlerde yeniden İslam'ın tepesine bindiler!.. Hunharca, Hz. Ali katledildi, Hz. Hasan zehirlendi ve Hz. Hüseyin efendimiz 70 ahfadı ile beraber Kerbela çölünde acımasızca katledildi!..
 
    " O zaman sen, müminlere şöyle diyordun: İndirilen üç bin melekle Rabbinizin sizi takviye etmesi, sizin için yeterli değil midir?" ( Âl-i İmrân sûresi, âyet 124)
 
    Bedir'de olduğu gibi, zannediyor muyuz ki, melekler; Mehmetçikleri korumasın, kuşatmasın, kanatları ile onlara dal, kol olmasınlar? Vallahi!.. Ben buna inanıyor, bu imanla yaşıyorum!.. Hem de, meleklerin fısıltılarını, hışırtılarını duyarcasına!..
 
    Netice olarak;
 
    Tabii ki, çile çekilmeden, şehidliği ummadan, bu yolda alın teri dökmeden menzile, neticeye , zafere ulaşmak mümkün değildir!..
 
    Hendekler kazsınlar, siperler yapsınlar, çitler örsünler, bombalar koysunlar , tuzaklasınlar bir bir, ama, tamamı onların tepelerinde patlayacak, yaptıklarına bin pişman olacaklardır!..
 
    Zaten olmaktadırlar!.. Ne demek? Kos koca bir devletle uğraşmak, isyan etmek, ona kafa tutmak?.. Vallahi!.. Bu tür şeyler, densizlik, edepsizlik ve sünepeliktir!..
 
    Bilhassa, asker-millet olan bu ülkenin insanları, yaşlısı ile, karısı ile, kızı ile, çoluk, çocuğu ile serapa askerdir!.. Tıpkı, Erzurum Aziziye tapyalarında olduğu gibi, erkeklerimiz bir bir kırılsa bile, bu vatanı , mübarek Türkiye topraklarını bu ülkenin, bu milletin hanımları kazması ile, küreği, ile, sopası ile savunacaktır!..
 
    Onun içindir ki, hiç serseri güruhu, kitlesi boşuna yorulmasınlar!.. Arkalarında, Uruslarda olsa, ABD'de olsa, Fransa'da olsa, İngiltere'de olsa, isyan ettiklerine, baş kaldırdıklarına bin pişman olacaklardır!.. Selam ve dua ile..
    Şerafettin Özdemir
    
            

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık