Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

ZAKKUM AŞILANMIŞ ÇİÇEK

" Öyle bir fitneden sakının ki o, içinizden sadece zulmedenlere erişmekle kalmaz ( herkese yayılır ve hepinizi perişan eder). Bilin ki , Allah'ın azabı şiddetlidir." ( Enfal sûresi, âyet 25 )
 
    " Zakkum aşılanmış çiçek" başlıklı yazımız, yine dolu doludur!.. Narin vücudların Allah'ın bir emri ve mühim bir emri olan tesettürü nasıl çığırından çıkardığı, nasıl ters yüz ettiği, nasıl tesettür adına sokaklarda, caddelerde, meydanlarda sulandırıldığını anlatmaktadır!..
 
    Çünkü, tesettür denilince , aklımıza bu mes'elenin öncüleri olan sahabe nesli hanımlar gelmekte, Hz. Aişe, Hz. Fatima vb. binlerce hanım efendi gelmektedir.
 
    Tesettür denilince, hatırımıza, tarihi süreçte, örtü uğruna, tesettür namına 20 nci asrın baş örtüsü, tesettür kahramanı, K. Maraş'ın yiğit insanı Sütçü İmam gelmektedir!.. Onun içindir ki,
 
    Söz konusu Allah'ın bu emrini kimsenin sulandırmaya, vıcıklaştırmaya, " giyinik çıplaklık" pozisyonunu sergileyerek, bu İlahi emri kimsenin savsaklamaya hak ve hukuku bulunmamaktadır!..  Ahmed Kalkan hocanın ifade ettiği gibi:
 
    " Bir baş örtüsü sektörü oluştu; kapitalizmin örtülü versiyonu olarak türban rantı ortaya çıktı. Bin bir çeşit desen ve renk cümbüşüyle Doğu zevkine hitap edip başörtüsü üreten yüzlerce yerli ve yabancı firma, ithalatçılar, sadece başörtüsü satan mağazalar, başörtüsü modaları, başörtüsü defileleri, başörtülüler için özel mayolar...
 
    İçinde Müslümanların da yaşadığı kapitalist düzenlerle finans kurumları nasıl bir görüntüyle, hangi görevi yerine getirmek için kurulmuş ve düzen açısından nasıl sakıncasız ( hatta faydalı) görülmüşse; başörtülü kızlar o amaç için " Allah'ın en fazla nefret ettiği yerler olan." ( Müslim) çarşı ve pazarlara çıkarılmıştır.
 
    Kapitalizmin nimetlerinden (!) mahrum olmadan faizden kaçmak isteyen kimselerin paralarını piyasaya, dolayısıyla kendi kasalarına çekmek isteyenlerin finans kurumları aracılığıyla bu işi yaptıkları gibi; açık-saçıklardan biraz rahatsız olanların paralarını ve ilgisini çekmenin kapitalistçe yolu oldu başörtülü tezgâhtarlar, başörtülü sekreterler.
 
    Bunca işsiz erkek varken, bu kızlar, hangi özellikleriyle tercih ediliyor dersiniz? Ya da ille bayan gerekiyorsa, niye özürlü bir bayan, yaşlı bir bayan değil de; manken ölçülerine uygun yapıda genç bayanlar isteniyor?
 
    Telefona bakmak, ya da müşteriyle ilgilenmek için manken gibi olmanın avantajını insani akıl ve İslami kültür mü, yoksa şeytani düzen ve sömürücü para denilen cazip şeytan haydi işverene düşündürtmüyor; ya siz başörtülü kızlar, bunların sizi sömürüp kullanmasına, bundan da kötüsü sizin örtünüzü istismar etmesine, güzelim örtüyü sizin elinizle katran kazanına koymalarına, dünyada izzetinizin, ahirette cennetinizin çalınmasına nasıl rıza gösteriyorsunuz?
 
    Değer mi üç kuruş para veya meymenetsiz insanların keyfi/beğenisi için bunlar? Özgürlük mü zannediyorsunuz bu köleliği, bu kullanılmayı, bu meta ve nesne haline getirilmeyi; hala akletmiyor musunuz?
 
    Baş örtüsünü başınıza aldığınız gibi aklınızı da başınıza alın, şeytanın ve şeytanların oyuncağı, kölesi olmayın.
 
    Düşüne biliyor musunuz, İslam'ın cihad bayrağını dalgalandırma şerefi gibi hanımlara üstünlük verdiren o başların tacı, kapitalizmin hizmetinde, daha kötüsü ( söylemesi zor da olsa söyleyeyim:) cinselliğin göz zinasının hizmetinde..." ( http://gencmuslumanlar.com)
 
    Hakikaten, düşünmeden edemiyorum: Bilhassa büyük şehirlerde, Ankara, İstanbul, Adana, Bursa, İzmir ve genelde tüm konfeksiyonlarda, AVM'lerde; genç kızların, "göze görüküm" diye tarif edilen bayanların, müşterilere yardımcı olma ayağı ile, istismar edilmeleri benim dikkatimi çekmektedir!..
 
    Yukarı satırlarda da zikredildiği gibi, bu tür mağazalarda, satış reyonlarında niçin erkekler yani iş bulumayan insanlar çalıştırılmaz da, başları örtülü, ayaklarında kot pantolon bile olsa, kozmetik dünyasının tüm ürünlerini üzerine almış kızların çalıştırılması, ayıp ve günah değil midir?
 
    Müslüman patron, konfeksiyon, mağaza sahibi hacı baba, hoca baba bu işten memnundur!.. Çünkü, mağazasında çalışmakta olan delikanlı, boylu-poslu genç kız, genç hanım, kapının önünde bile tutulmakta, müşterileri alış-verişe davet etmektedirler!..
 
    Mağazaya, alış-verişe giren bir gözü dönmüş adam, " şu elbise senin" " bu elbise benim" cinsinden saatlerce dükkanda, iş yerinde kalmakta, o zavallı kızcağızları, tüyleri yolunmuş kuşlara döndürmektedirler!..
 
     Sanki, müşterinin ( bağışlayın) metresi, nişanlısı, sözlüsü gibi, o insana elbise giydirmesi, ceketini tutması, pantolunu giymesine yardımcı olması, ayıbın ayıbı, çirkinliğin çirkinliği, kepazeliğin kepazeliğidir!..
 
    Eee nede olsa, iş yeri sahibi, bu tür günahlarını , veballerini üç ayda, altı ayda veya yılda bir defa Umre seferine çıkarak ödemektedir!.. Hem Umre tavafını yapmakta, hem de, Mekke-Medine sokaklarında bol bol alış verişlerini yaparak, altın, akçe, kıymetli saatler alarak, kapitalizme hizmet etmektedirler!..
 
    Netice olarak;
 
    " Kapitalist ve materyalist dünya her şeyi o dengesizlik de tutuyor: Arz-talep. Üretim ve tüketim için bu böyle olduğu gibi, çeyrek tesettürlü bayanlar konusunda da böyle çıplaklardan hoşlanmayan, hele onlarla asla evlenmek istemeyen çok sayıda muhafazakar genç erkek var.
 
    Bunlar için de çarşıda pazarda delikanlıların ilgisini kendisine çekmeye çalışan ve bu erkeklerin zevkle bakıp ( tabii iyi niyetle canım, ona ne şüphe!) hoşlanacağı tipler gerekli.
 
    Piyasa şartları böyle oluşacak, bir taraftan fitne kazanı kaynarken, bir taraftan baş örtüsü sektörü piyasaları canlandıracak, her çeşidiyle sömürü artmış olacak.
 
    " Günün hatta akşamın her saatinde bunca  baş örtülü kızın çarşıda sokakta ne işi var?" diyen bile artık yok. Evi hapishane gibi gören kızlar ve genç kadınlar artık sokaklarda göz hapsinde yasaklarını, özgürlük adına erkeklerin göz zevklerine gönüllü kölelik yaptıklarını ya düşünmüyor, ya da bundan şeytani şekilde zevk alıyorlar.
 
    İslami ahlakın sokaklara hâkim olmadığı bu günkü çarşı ve pazarlar, hanımıyla erkeğiyle Müslümanların, özellikle gençlerin ancak zor zaruri bir işleri varsa, zaruret miktarı çıkıp dönecekleri ( benzetme yerinde ise tuvalet gibi) imkânlardır." ( ceyrettesettur.)
 
    Üzülmemek, ürkmemek, korkmamak mümkün değildir!.. Kuytu kuytu sinema salonları, pastaneler, düğünler, nişan törenleri ve oralarda sergilenen çirkinlikler midelerimizi bulandırmakta, bizleri nefret ettirmektedir!..
 
    Müslüman hanım!.. Bu tür günah ve vebal dolu yerleri, sahneleri, mekanları, anları, zamanları iyi tefrik etmeli, " örtülü çıplaklık" veya " zakkum aşılanmış çiçek" durumuna, pozisyonuna düşmemelidirler!..
 
    " Zakkum aşılanmış çiçek" ki, neslimizde , iman, haya, edep, utanma, hicap koymaz, benim diyen gözü kara imanlı, İslami kültürlü insanı bile yoldan, şirazeden çıkarabilir!.. Hafazanallahü ve iyyaküm!.. Selam ve dua ile..
    Şerafettin Özdemir


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık