Dini Haberler Mobil

Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

Zanda Bulunma - 1
    " Ey inananlar! Zandan çok sakının. Zira zanların bir kısmı günahtır. Birbirinizin gizli şeylerinizi araştırmayın; biriniz diğerinizi arkasından çekiştirmesin. Biriniz ölmüş kardeşinin etini yemeyi sever mi? İşte bundan iğrendiniz. O halde Allah'tan korkun, şüphesiz Allah, tevbeyi çok kabul eden, çok esirgeyendir." ( Hucurat sûresi, âyet 12)
 
    " Bir zanda bulunduğun zaman kovuşturmasını yapma." ( Hadis-i şerif)
   
    Bir kaç gün devam edecek olan bir mevzu ile karşınızdayım. Yani " Zanda bulunmak"  konusu.. Böyle, çirkin, pis, iğrenç bir husustan, vicdanları yaralayan, toplum ve kişiler arasında huzur bırakmayan böyle bir günahtan Rabbimiz bizleri masun eylesin!..
 
    " Bu ayet ( Hucurat 12) ise, şerefli ve üstün olan toplumda kişilerin haysiyeti, özgürlükleri ve kişilikleri etrafında bir başka dokunulmazlık duvarı daha örmektedir. Bu duvarı ayet, onlara duygularını ve vicdanlarını nasıl temizleyeceklerini etkileyici ve akıllara hayret verecek bir üslup içinde öğretirken örmektedir.

    Bu ayet surenin genel örgüsüne uygun olarak, şu sevimli sesleniş ile başlamaktadır. " Ey inananlar" sonra ayet, bu üstün toplumun fertlerine bir çok zandan kaçınmalarını emretmekte ve başkaları için içlerinde doğan zan, şüphe ve kuşkuya kendilerini kaptırmamalarını istemektedir.

    Kutsal ayet bu emrin sebebini " Zira zanların bir kısmı günahtır." şeklinde açıklamaktadır. Buradaki yasak zannın çoğuna yönelik olup kural olarak bazı zanlar günah olduğuna göre, bu ifadenin insanın ruhuna bıraktığı ilham kötü zandan tamamen kaçınılmalıdır. Çünkü insan hangi zannın günah olacağını bilemez." ( www.enfal.de)

    İslam ve onun aziz peygamberi Hz. Muhammed (sav); hayatı boyunda en çok zikredilen " zan" " dedikodu"" tecessüs" " arkadan çekiştirme" " gıybet"i  şiddetle yasaklamış, bunun teşbih olarak, "ölmüş insan eti yemekle" eş değer olduğunu vurgulamıştır..
    Çünkü, zan da bulunmak, toplumların iflahını keser, birliği, beraberliği, tesanüdü, dayanışmayı örseler ve zedeler!.. Bilhassa, fertler arasında, vicdanları yaralar, haysiyetleri, insanilikleri rencide eder!..

    Ne acı ki, toplum içerisine girdiğimiz zaman, görmüş olduğumuz husus bu rezalet olmaktadır!.. Kahvedeki, çay ocağındaki, sere serpe düzensiz bir şekilde sigarasını fosurdatan cahil insan, zikredilen kötülüğü icra ettiği gibi, talihsizliğe bakınız ki, camii avlularında, hatta camii içerisinde bile, kimi cahil, cühela fısıldaşarak dedi kodu, gıybet, zan ve tecessüsde bulunmaktadır!..
    Evlerimiz hakeza öyledir!.. Hanımlardan, üç beş kişi bir araya geldikleri zaman, görülmektedir ki, " falanın gelini" " filanın oğlu" " feşmekanın kocası" " öbürünün karısı" vb. zanlardan, dedikodulardan geçilmemektedir!.. Halbu ki;
    " İnsanların haysiyetlerini, haklarını, özgürlüklerini ve şereflerini korumada bu ayetin ulaştığı boyuta hangi sistem ulaşabilir? Acaba demokrasi, özgürlük ve insan haklarını korumada gözleri kamaştıran en güzel ülkenin bu uğurda varmış olduğu son nokta.
    Kur'an'ı Kerim'in iman edenlere bu çağırısı yanında hangi seviyeye ulaşabilir? Nitekim İslam toplumu gerçekten bu prensip üzerine kurulmuş ve bu toplum bu prensibi önce vicdanında gerçekleştirmiş sonra da hayata geçirmiştir.

    Sonra yüce Allah toplumun garanti altına alınması ile ilgili olarak zanlardan kaçınma ile ilintili bir başka prensibe geçiyor. " Birbirinizin gizli şeylerini araştırmayınız."
    Kusur araştırmak, kötü zannı izleyen bir hareket olabileceği gibi, onunla ilgisi olmadan başlı başına eksikliği ortaya çıkarmak ve insanın kötü durumlarını öğrenmek için yapılabilir." ( a. g. site)

    Tabii ki, böyle bir durum, yani, gizli şeyleri araştırmak, toplum katmanlarında, fertler arasında düşmanlıkların çoğalmasına, fitne, fücur, husumet, nefret, buğz vb. kötü hallerin çoğalmasına, hatta, kan ve kıtale varacak şekilde nefretin çoğaldığı bizzat tecrübe ile, araştırmakla, gözlemlemekle sabit olmuştur!..
    Kan davalarının altında yatmakta olan en büyük etken, takip edildiği zaman görülecektir ki, sebebiyet verdiği şeylerin " zan" " ifşaat" "araştırma" "suçu yayma" "İftira" " asılsız zan" dan meydana geldiği örneklerle görülecektir!..
 
    " Şerefli ve yüce İslam toplumunda insanlar canları, yuvaları, sırları ve ayıplarından emin olarak yaşarlar. Hangi gerekçe ile olursa olsun, insanların can, konut, gizli sırlar ve ayıp dokunulmazlığı çiğnenemez.
    Hatta bir suçu izleme ve kovuşturma izni İslam düzeninde insanların ayıplarını araştırmak için bahane olamaz. Herkes dış görünüşüne göre değerlendirilir. Dolayısı ile insanların içlerini kimsenin araştırmaya haekkı yoktur.
    İnsanlar, ancak ve ancak dışa vurdukları suçlar ve aykırı davranışları ile cezalandırılırlar. Hiçbir kimsenin birisi hakkında zanda bulunmaya, tahmin yürütmeye hatta insanların gizlice herhangi  bir yasak hareketi yapıp yapmadıklarını öğrenmeye ve bunun için onların ayıplarını araştırmaya ve onları yakalamaya hakkı yoktur.
    Yapabilecek tek şey vardır: O da suçlunun suçu işlediği ve bunu açığa vurduğu zaman, her suç için İslam'ın getirdiği ve belirttiği diğer garantiler eşliğinde cezalandırılmasıdır." ( a. g. site)

    Netice olarak;
    Hiç bir Müslüman; diğer Müslüman kardeşi hakkında zanda bulunması, aleyhinde gıybet etmesi, suçunu araştırmaya kalkması, özel sırlarını orada-burada yayması doğru, Müslümanca bir hareket ve amel değildir!..
    İslam'ın aziz peygamberi bu nakısalara ciddi şekilde riayet ettiği gibi, peşinden gelen sahabe-i kirama da şiddetle tavsiyede bulunmuş, onların örnek, önder bir nesil olarak yetişmelerini, kıyamete kadar şanla, şerefle anılmalarını sağlamıştır!..
    Hz. Bilali Habeşi (ra) ile, Ebu Zerri Gifari (ra) arasında geçen müthiş hadise dillere destan olmuş, bizlere de numune-i imtisal mahiyetinde örneklik yapmaktadır!..
    Rabbimiz!.. Bizlere, Kur'ânî, Nebevi şuur lütfetsin!.. Selam ve dua ile..
    Şerafettin Özdemir

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık