Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

Zandan Sakınmak-2
     " Biriniz diğerinizi arkasından çekiştirmesin. Biriniz ölmüş kardeşinin etini yemeyi sever mi? İşte bundan iğrendiniz:" ( Hucurat 12) 
 
    " Peygamber'e " Gıybet nedir ya Resulullah?" diye sorulur. Resulullah " Gıybet din kardeşini hoşlanmıyacağı bir şeyle anmandır" deyince, peki " Ya söylediğim nitelikler kardeşimde varsa" diye sorulunca, Resululah (sav)
    " Eğer söylediğin nitelikler onda varsa onu gıybet etmiş olursun, eğer söylediklerin onda yoksa, ona iftira etmiş olursun." buyurur. ( Zikredilen bu hadis-i şerifi Tirmizi rivayet eder ve sahih olduğunu bildirir.)
 
    Toplum ahlakını, nizam ve intizamını alt üst eden zan, gıybet, dedi kodu, tecessüs, ayet lisanıyla " ..ölmüş kardeşinin etini yemeyi sever mi?" sözüyle bir tutulmuş ve anlaşılmıştır. Çünkü, bir kere zan, toplum düzenini ifsat ettiği gibi, bireyler arasında güveni, itimadı da yok etmektedir!.. Toplum bünyesine
güvensizlik hakim olursa, o toplumda, ahenk, yardımlaşma olur mu?
 
    " Mücahid de  " Birbirinizin gizli şeylerini araştırmayın" ayetini, sizler için açığa çıkanı alın, Allah'ın örttüklerini bırakın demektir diye açıklar.
    İmam Ahmed Ukbe'nin katibi Düceyn'den nakleder: Düceyn Ukbe'ye der ki: " Bizim şarap içen komşularımız var. Ben polisi çağırıp bunları yakalatacağım." Ukbe:
    Böyle davranma, onlara öğüt ver ve tehdit et onları" der. Düceyn öyle yapar fakat komşuları şarap içmekten vaz geçmezler. Bunun üzerine Düceyn yine Ukbe'ye gelir ve " Ben onları içki içmemeye çağırdım  fakat vaz geçmediler. Ben polis çağıracağım, onları yakalasın der. Bunun üzerine Ukbe:
    " Yazıklar olsun sana. Sakın yapma! Çünkü ben Resulullah'ın şöyle dediğini işittim: " Kim bir müminin ayıbını gizlerse, sanki diri diri toprağa gömülmüş bir kızı diriltmiş gibi olur."
 
    Maalesef, bu gün toplum olarak, fertler olarak işin hemencecik kolaycılığına kaçmaktayız.. Yakınlarda, komşumuzda; tanıdığımızda, tanımadığımızda bir kötü haslet görmüş olduğumuz zaman, hemen polise veya diğer emniyet güçlerine haber veriyoruz!.. Çünkü,
    Tebliğ vazifesini, tebliğ metodunu , öğüdü, nasihat etmeyi, suç işleyen zavallıyı irşad yerine onun bir an önce mahpus olmasını veya gerekli cezayı olmasını arzu ediyoruz. Tabii ki, bundan da, yine toplum ve komşuluk ilişkileri, arkadaşlık, dostluk faktörleri zarar görmektedir!..
 
    " İşte ayet, İslam toplumunun temel sisteminde yer almak için yolunu tutmuş ve sadece vicdanları süslemek ve kalpleri temizlemekle kalmamış, aksine insanların dokunulmazlıkları, hakları ve özgürlükleri etrafında bir koruyucu duvar olmuştur. Artık onlara yakından veya uzaktan her hangi bir bahane veya perde altında dokunulamamıştır.
 
    Bu ileri görüşlülük ve yüksek ufuk nerede? Bin dört yüz sene sonra, dünyanın demokraside, özgürlükte ve insan haklarını korumada en ileri olan ülkesi nerede?
 
    Bundan sonra, Kur'an'ın eşsiz bir şekilde ortaya koyduğu hayret verici bir üslup içinde dedi-kodu yasaklanması geliyor:
    " Biriniz diğerinizi arkasından çekiştirmesin. Biriniz ölmüş kardeşinin etini yemeyi sever mi? İşte bundan iğrendiniz."
    Birbirinizi çekiştirmeyin. Sonra yüce Allah öyle bir sahne sunuyor ki bizlere, en kaba gönüller ve en az duyarlı ruhlar bile bu sahneden, çekinir ve tiksinir. Bu sahne kardeşinin etini yiyen bir kardeşin tablosudur.
    Ölü kardeşinin eti... Sonra yüce Allah, onlardan önce davranarak, tiksinti uyandıran bu hareketten onların hoşlanmadıklarına göre çekiştirmekten de hoşlanmadıklarını ediyor." ( www.enfal.de )
 
    Toplum bünyesinde zuhur eden bir kısım hataları, hicapsızlıkları, rezillikkleri ifşa ederek, topluma yayarak önlemek, önünü kesmek mümkün değildir!..
    Yapılması gerekli  metod, Muhammedî düsturları harekete geçirmek, tebliğ, irşad, nasihat ve öğüt vermektir!.. Malum olduğu üzere, eskiden, İslam büyükleri, mahalle veya köy yerlerinde bulunan ihtiyarlar, muhitlerinde bir kargaşa, bir problem olduğu zaman, bunu asayişe, kolluk kuvvetlerine duyurmadan hallederlerdi!.. 
    Oysa, şimdilerde, komşu komşunun ifriti olmuş, komşusu " gaz kaçırmış" olsa bile hemen emniyete, savcılığa mahkemeye müracaat ederek, zaten işin içinden çıkılmaz durumda olan mahkeme odaları yeni bir dava ile daha zor durumda kalmaktadır!..
    Netice olarak;
 
    Müslüman toplumlar, Kur'ânî emirleri referans alarak, Nebevi muştuları bayraklaştırarak, İslam büyüklerinin tavsiyelerini, önerilerini göz önünde bulundurarak, toplum fertlerine karşı görev üstlenilmelidir.
    Zannın azından, çoğundan sakınarak, gıybete meydan verilmemeli, her türlü incitici tecessüsten uzak kalarak, din kardeşinin sırrını, duyulmaması gereken bir halini ortalık malı etmemelidir.
    Elbette ki, İslam toplumları kötülüğün, günahın şüyuundan rahatsız olacak, iyilikte, hayırda yarış yapılması gerekirken, şerde, günahta yarış yapılmış olunacaktır!..
    Hayırda, iyilikte, sevapta, güzellikte, hasenatta yarış yapılmalı, her türlü edeb dışı şeylere fırsat verilmemeli, birinin bir yanlışı, diğer Müslümanı içten içe tedirgin etmelidir.
    Rabbimiz!.. Müslümanlara, Kur'an'a uymayı, her emrini baş tacı etmeyi müyesser eylesin!..Selam ve dua ile..
    Şerafettin Özdemir
            

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık