© Dini Haberler 2020

Bu sevince ortak olmak ayrıcalık

<p> Markar Eseyan Ramazan'ı yazdı.<br/><br/> Eseyan, 'Ramazan benim hayatımın içinde her zaman yer aldı. Bundan da çok mutluyum çünkü bu coşkuya Ramazan günlerinin huzuru ve sevincine ortak olmak benim içi

Markar Eseyan Ramazan'ı yazdı.

Eseyan, 'Ramazan benim hayatımın içinde her zaman yer aldı. Bundan da çok mutluyum çünkü bu coşkuya Ramazan günlerinin huzuru ve sevincine ortak olmak benim için büyük bir ayrıcalık olmuştur' dedi.Müslüman bir toplum içinde yaşadığımız ve komşularımızla ilişkilerimiz çok iyi olduğundan Ramazan benim hayatımın içinde her zaman yer aldı.

Bundan da çok mutluyum çünkü bu coşkuya, Ramazan günlerinin huzuru ve sevincine ortak olmak benim için büyük bir ayrıcalık olmuştur. Hıristiyanların ve Müslümanların birbirlerinin dini değerlerine, kutsiyetlerine ve özel günlerine saygılı ve paylaşımcı olmasının kültürümüzün önemli bir değeri olduğunu düşünüyorum. Bizler bunu bir arada yaşadığımız bin yıl boyunca ürettik ve koruduk.

Zaten peygamberlerin hayatı ve kutsal kitapların öğretisi de bunu bir mümin ahlakı olarak bize şart koşuyor. Çocukluğumda Ramazan pidesi kuyruklarına beklemek benim hafızamda çok önemli bir tecrübeyi ima ediyordu. Annem de bir Müslüman Çerkes olduğu için bizler iki büyük inancın tüm güzelliklerine aşina büyüdük.

Bu aşinalığın bana, siyasi ve insani altyapıma eşsiz bir katkı sunduğunu, önyargıların içinden sıyırılmamda yardımcı olduğunu biliyorum. Bu aslında bir Anadolu terbiyesidir. Yıllar önce yazmıştım ve sevgili dostum Salih Tuna'da bunu kendi köşesinde sanırım misafir etmişti.

Biz gayrımüslimler diğer tüm halklar gibi son yüzyılı Osmanlılıktan kopan ceberut bir devlet yönetimi altında çok büyük bedeller ödeyerek geçirdik. Ama devlet ile toplumu birbirinden ayırmayı da becerdik. Kapılarımızı komşularımıza kapatmadık, komşularımıza güvendik.

Devlet politikalarından etkilenen bazı insanların kötü davranışlarına maruz kalsak da bunu genellememeye özen gösterdik. Ama bu o kadar da kolay bir şey değildi. Ohannes isminde babamın kuzeni olan bir yaşlı akrabamız vardı.

Sivas'ta fayton ustalığı yaparmış. 1980'li yıllarda devletin baskısı altında ayrımcılığa uğrarken ve bu konuları aramızda fısıltıyla konuşurken toplumu kategorize edenlere karşı çıkardı bu Anadolu adamı. Bana söylediği söz aklıma kazınmıştı.

"Oğlum, Müslümanlar iyidir" derdi bana. Ben ufak ama akıllı bir çocuk olarak bile bunu tam anlayamazdım. Yaşanan onca haksızlığın içinde sokakta bazen "gavur" diye kovalanırken öfkelenmemem mümkün değildi.

Ohannes Amcam ise bana bu işin daha derin bir mevzu olduğunu, kendi Anadolu tecrübesinden yaşanmış hikayelerle anlatmaya çalışırdı. Mesela cenazelerini Hıristiyan mezarlığına taşırken haylaz çocukların korteji taşladığı sırada evlerden kadınların nasıl fırlayıp onları pataklayarak evlerine soktuklarını, gelip korteje katıldıklarını anlatırdı. Ve derdi ki "Oğlum Müslümanlar iyidir.

.." Ohannes Amca'nın ne demek istediğini şimdi tabii ki çok daha iyi anlıyorum.

Birbirine kötü davranan, "Bir masumu öldüren tüm insanlığı öldürmüş demektir" veya "Ne mutlu barışı arayanlara, onlar göklerin çocuklarıdır" düsturlarını anlamayanların hangi dinden olursa olsun bir mümin sayılamayacağını, mümin kişinin adaletsizliğe, hak yemeye, kötülüğe bırakın ortak olmayı, ona canı pahasına karşı çıkması gerektiğini ve bunun bu topraklarda ekseriyetle böyle yaşandığını anlatmaya çalışıyordu. Nitekim son 12 yılda yaşananlar da bunun bir ispatı oldu. Ohannes Amca Anadolu terbiyesine ve tecrübesine sahip bir köylüydü.

İşte bu aşağılanan, sahipsiz bırakılan, hakları yenen "köylüler" bugün bu ülkeyi adalet ve barışla tanıştırıyor. Aslında hafızalarında çok iyi bildikleri bir kültürü ülkenin değişimi için kullanıyorlar. Ohannes Amca ve Müslüman, Hıristiyan, Musevi daha niceleri keşke bugünleri görselerdi.

Ama ben biliyorum ki görüyorlar. Hayırlı Ramazanlar..

. .

Kaynak [ Okunma Sayısı: 167 ]

İlginizi Çekebilir

İzmir Müftülüğüne Yeni Atama

30.01.2026 Cumhurbaşkanlığı kararıyla İzmir Müftülüğüne atanan müftü Haliloğlu, uzun yıllara dayanan din hizmetleri ve akademik tecrübesiyle dikkat çekiyor. Daha önce vaizlik, ilçe müftülüğü, il müftü yardımcılığı ve yurt dışında din hizmetleri ataşeliği görevlerinde bulunan müftü, son olarak Adıyaman İl Müftüsü olarak görev yapıyordu.

30 Ocak 2026 Tarihli Cuma Hutbesi

Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 30 Ocak 2026 tarihli "TÖVBEYE YÖNELMEK konulu Cuma hutbesi yayınlandı.

Diyanet ve TDV’den Yetim ve İhtiyaç Sahibi Gençlere Evlilik Desteği

Diyanet İşleri Başkanlığı ile Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) iş birliğinde hayata geçirilen “İki İnsan Bir Hayat” projesi kapsamında, 81 ilde ikamet eden yetim, öksüz ve ihtiyaç sahibi nişanlı gençlere evlilik sürecinde destek sağlanacak.

07 Kasım 2025 Tarihli Cuma Hutbesi

Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 07 Kasım 2025 tarihli "VEFA İMANDANDIR" konulu Cuma hutbesi yayınlandı.

2026 Hac kura sonuçları e-Devlet'te erişime açıldı

Diyanet İşleri Başkanlığınca gerçekleştirilen 2026 hac kura sonuçları, e-Devlet'te erişime açıldı.

Diyanet Vakfı’ndan Gazze için küresel dayanışma zirvesi

Türk Diyanet Vakfı’nın öncülüğünde 11-12 Kasım’da İstanbul’da düzenlenecek uluslararası zirve, Gazze’deki insani krize kalıcı çözümler üretmeyi ve uluslararası dayanışmayı güçlendirmeyi hedefliyor.

TÜM HABERLER