Diyanet İşleri Başkanı Görmez, Yüz Yüze Vaaz Semineri ne katıldı
DİYANET HABERDiyanet İşleri Başkanı Görmez, Diyanet İşleri Başkanlığı Eğitim Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından Antalya’da din görevlileri için düzenlenen “42. Dönem Yüz Yüze Vaaz Becerilerini Geliştirme Hizmetiçi Eğitim Semine
Diyanet İşleri Başkanı Görmez, Diyanet İşleri Başkanlığı Eğitim Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından Antalya’da din görevlileri için düzenlenen “42. Dönem Yüz Yüze Vaaz Becerilerini Geliştirme Hizmetiçi Eğitim Semineri”ne katıldı. Ülkemizin farklı illerinden yüzlerce din görevlisini buluşturan seminerde Diyanet İşleri Başkanı Görmez, mihrap görevinin önemine vurgu yaptı.
Seminerde yaptığı konuşmada Diyanet İşleri Başkanı Görmez, yaşadığımız dönemin İslam’ın ve Müslümanların içinden geçtiği en zor dönemlerden biri olduğunu belirtti. Mihrap görevinin dünyadaki en yüksek makam olduğunu ve İslam’ın içinden geçtiği bu süreçte mihrap görevlilerine büyük vazifeler düştüğünü vurgulayan Başkan Görmez, konuşmasını şöyle sürdürdü:
Diyanet İşleri Görmez konuşmasında şu konulara temas etti:
“Hz. İbrahim’in duası, hizmetlerimizde bize rehberlik etmelidir…”
Hz. İbrahim’in bir duası var malumunuz. O duanın sonunda, “Allah’ım bizi muttakilere imam eyle” diye dua eder. O dua aslında çift yönlü bir duadır. Hem muttakilerden bir ümmet olsun anlamı vardır hem de muttakilere rehberlik yapmayı bizlere nasip eyle anlamı vardır. Biz camide cemaatimize rehberlik yaparken, bu duayı dikkate almak zorundayız. Acaba, biz rehberliğimizi, Allah’a karşı sorumluluk bilincimizi yükseltecek, takvamızı yüceltecek derecede yapabiliyor muyuz? Bunun için iki şey lazım. Birincisi, önce mihraba geçen insanın kişiliği önemlidir. Sonra da liderlik anlayışı önemlidir. Öyleyse bu iki kavram üzerinde durmalıyız. İmamın kişiliği ne olmalı, biz mümin kişiliği yanında, Allah’ın müminlerden istediği kişiliği yanında imamlık dediğimiz, Peygamberimize mirasçı olmak, mihrapta, muvazzaf olmanın kişiliği nasıl olmalı? İmam, önder ve rehberlik demek olduğu için, bu kavramları yeniden düşünmek zorundayız.
“Diyanet’in hizmetleri ülkemizle sınırlı kalmadı, dünyaya taşındı ve taşınmaya da devam ediyor…”
Diyanet İşleri Başkanlığı, bu topraklarda İslam’a süreklilik kazandıran bir müessese olmuştur. Bütün eksiklerimize, kusurlarımıza rağmen, bu topraklara İslam’a süreklilik kazandırmada, bu toprakların semalarında günde beş defa ezan nimetini insanlığa duyurmada, Kur’an eğitimini vermede, insanlarımızın mümin kimliğini inşa etmede son derece büyük vazifeleri oldu. Cenab-ı Hak nasip etti, bu hizmetler ülkemizle de sınırlı kalmadı, Rusya’dan Asya’ya, Kafkasya’ya sizin Diyanet’in şahsı manevisi içinde inşa ettiğiniz hizmetler, Avrupa’da yaşayan 5 milyon kadar vatandaşımızın asimilasyonunu engelledi. İnşa edilen o şahsı manevi, bugünlerde yüz yıl boyunca sömürgeleştirilmiş Afrikalı kardeşlerinize, Mali’ye, Kongo’ya, Cibuti’ye, Çad’a, Zanzibar’a, Sudan’a ya da Haiti’ye, Latin Amerika’ya, pek çok ülke ve bölgeye gitti. Sizin görev yaptığınız bu müessese hizmetlerini dünyaya taşıdı ve taşımaya da devam ediyor.
“İslam ümmetinin kendi dinine yapabileceği en büyük haksızlık, hayat vermek üzere inşa edilen camileri, sadece namaz kılınan, namazdan sonra kapatılan mekanlar olarak tarif etmektir…”
Yeryüzünde İslam ümmetinin kendi dinine ve peygamberine yapabileceği en büyük haksızlık, onlara hayat vermek üzere Kabetullah’ın şubeleri olarak inşa edilen mescitleri ve camileri sadece namaz vaktinden önce açılan, namazdan sonra da kapısına kilit vurulan mekan olarak tarif etmektir. Bunu yaparsak kendimize, İslam’a ve Resul-i Ekrem’e en büyük haksızlığı yapmış oluruz. Öyleyse Mescid-i Nebevî’yi, mescitlerin coğrafyalarda nasıl medeniyet inşa eden merkezler olarak vazifeler gördüğünü yeniden okumamız gerekiyor.
“Kalpleri arasında rabıtayı kaybetmiş bir topluluk, ümmetin fertleri arasında rabıta kuramaz…”
Kalpleri arasında rabıtayı kaybetmiş bir topluluk, ümmetin fertleri arasında rabıta kuramaz. Önce biz birbirimizi sevip sayacağız. Biz, anne ve babalarımızın dualarıyız. Bizim annelerimiz, babalarımız, topraktan kazandılar ve “Bizim oğlumuz okusun, hafız olsun, imam olsun, müezzin olsun.” diye dua ettiler. Biz birbirimizin kıymetini bilmeliyiz. Kardeşliğimizi çok iyi bir şekilde tescil edersek bu, birlik ruhu olarak milletimize yansımaya da devam eder.
Kaynak Diyanet İşleri Başkanlığı [ Okunma Sayısı: 142 ]
İlginizi Çekebilir
Diyanet ve TDV’den Yetim ve İhtiyaç Sahibi Gençlere Evlilik Desteği
Diyanet İşleri Başkanlığı ile Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) iş birliğinde hayata geçirilen “İki İnsan Bir Hayat” projesi kapsamında, 81 ilde ikamet eden yetim, öksüz ve ihtiyaç sahibi nişanlı gençlere evlilik sürecinde destek sağlanacak.
07 Kasım 2025 Tarihli Cuma Hutbesi
Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 07 Kasım 2025 tarihli "VEFA İMANDANDIR" konulu Cuma hutbesi yayınlandı.
2026 Hac kura sonuçları e-Devlet'te erişime açıldı
Diyanet İşleri Başkanlığınca gerçekleştirilen 2026 hac kura sonuçları, e-Devlet'te erişime açıldı.
Diyanet Vakfı’ndan Gazze için küresel dayanışma zirvesi
Türk Diyanet Vakfı’nın öncülüğünde 11-12 Kasım’da İstanbul’da düzenlenecek uluslararası zirve, Gazze’deki insani krize kalıcı çözümler üretmeyi ve uluslararası dayanışmayı güçlendirmeyi hedefliyor.
2026 yılı hac kurası, 5 Kasım Çarşamba günü
Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Fatih Mehmet Karaca, “2026 yılı hac kurası 5 Kasım 2025 Çarşamba günü saat 10.30’da Diyanet İşleri Başkanlığı 15 Temmuz Milli İrade Şehit Ali Alıtkan Konferans Salonu’nda çekilecektir.” dedi.
Yeni İstanbul İl Müftüsü Doç. Dr. Emrullah Tuncel göreve başladı
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, İstanbul İl Müftüsü olarak atanan Doç. Dr. Emrullah Tuncel’e cübbesini giydirerek göreve başlattı.