Kutlu Doğum Haftası Köln de coşkuyla kutlandı
DİYANET HABERKutlu Doğum Haftası Avrupa açılış programı Almanya’nın Köln şehrinde yoğun bir katılımla gerçekleşti.
Kutlu Doğum Haftası Avrupa açılış programı Almanya’nın Köln şehrinde yoğun bir katılımla gerçekleşti.
Köln Lanxess Arena Stadında gerçekleşen açılış programına Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez ve Almanya eski Cumhurbaşkanı Christian Wulff katıldı.
Almanya’dan ve çevre ülkelerden çok sayıda kişinin Köln Arena stadını doldurduğu açılış programında konuşan Diyanet İşleri Başkanı Görmez, 25 yıldır Kutlu Doğum Haftasını kutladıklarını ve milletin kalbinde, yüreğinde var olan Peygamber sevgisini barışa, hakka, adalete dönüştürmek ve toplumsal barışı yeryüzünün eksik kalan rahmeti yeryüzüne yaymak için çaba sarf ettiklerini kaydetti.
Sözlerine Almanya özelinde tüm Avrupa’da yaşayan gurbetçi vatandaşları selamlayarak başlayan ve bu yılın Kutlu Doğum Haftası temasının önemine değinen Başkan Görmez’in konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle;
“Anadolu’dan, Eyüp Sultan’ın, Hz. İbrahim’in, Hacı Bektaşi’nin diyarından size binlerce selam getirdim…”
Elli yıl önce mübarek Anadolu’nun bağrından kopup bu topraklara gelen Avrupalı Müslüman kardeşlerim, elli yıldır bütün zorluklara rağmen asli kimliğini kaybetmeden ama içinde yaşadığı toplumla barış içinde yaşayan bütün kardeşlerime binlerce selam olsun. Elli yıl önce buralara geldiği zaman biz ‘Anasız, yarsız, vatansız ederiz, ama biz camisiz, islamsız yapamayız’ diyerek çocuklarına gönderdikleri üç kuruşu bölerek camiler kuran dernekler kuran bütün büyüklerimize rahmetler olsun. Nur yüzlü anneler, eli öpülesi babalar, yüreğinde Peygamber sevgisiyle salonu dolduran sevgili gençler, ehlibeyt sevgisiyle salonu dolduran sevgili canlar, Anadolu’dan, Eyüp Sultan’ın, Hz. İbrahim’in, Hacı Bektaşi’nin diyarından size binlerce selam getirdim.
“Ayrımcılığın baş gösterdiği zamanlarda Köln’ün simgesi haline gelmiş kilisenin ışıklarını söndürerek yüreklerdeki ışıkları yakan kilise mensuplarını selamlıyorum…”
“25 yıldır milletimizin kalbinde olan Peygamber sevgisini barışa, hakka, adalete dönüştürmek eksik kalan rahmeti yeryüzüne yaymak için çaba sarf ediyoruz…”
Kutlu Doğum Haftanız mübarek olsun. 25 yıldır Kutlu Doğum Haftasını kutluyoruz. Milletimizin kalbinde, yüreğinde var olan Peygamber sevgisini barışa, hakka, adalete dönüştürmek ve toplumsal barışı yeryüzünün eksik kalan rahmeti yeryüzüne yaymak için çaba sarf ediyoruz. Bu sene seçtiğimiz başlık ise, Hz. Peygamber ve Birlikte Yaşama Ahlakı ve Hukuku.
“Hz. Peygamberin yeryüzüne getirdiği rahmeti yeniden insanlığa hatırlatmak için bir vazife ittihaz edindik ve birlikte yaşama ahlakı ve hukuku üzerinde durduk…”
Dünyamız iç içe geçti. Bütün uzaklar yakın oldu. Bütün dinler, inançlar, kültürler iç içe geçti. Üzülerek ifade edeyim ki, insanlık bu çok kültürlülüğü yönetememeye başladı, insanların birbirine tahammülü azaldı. İslam coğrafyasından kan akıyor. Bağdat’ta, Şam’da, Kahire’de dünyanın her yerinde Müslümanlar çok zor durumda. Hz. Peygamberin yeryüzüne getirdiği rahmet Müslümanların elinde şiddete dönüşebiliyor. Yeryüzüne getirdiği bu rahmeti yeniden insanlığa hatırlatmak için bir vazife ittihaz edindik ve birlikte yaşama ahlakı ve hukuku üzerinde durmaya çalışıyoruz.
“Peygamberlerin insanlığa getirdiği o rahmeti yaymaya yeniden ihtiyacımız var…”
Üzülerek belirteyim ki, yaşanan acı hadiseler başka dünyalarda korkuya, nefrete, düşmanlığa dönüştü. Bütün bu kini, nefreti ortadan kaldırmak, peygamberlerin insanlığa getirdiği o rahmeti yaymaya yeniden ihtiyacımız var.
“Bizim bugün Müslümanların ahlakını hukukunu yeryüzünde bütün insanlığa takdim etmek gibi bir zorunluluğumuz var…”
“Avrupalı Müslümanlar olarak Müslüman kimliğinizi en güzel şekilde muhafaza etmek zorundasınız…”
Bugün sizlerden hem kardeşiniz hem de Diyanet İşleri Başkanınız olarak birkaç istirhamım olacak. Bunlardan birincisi, bu toprakları kendinize vatan kıldıktan sonra artık Avrupalı Müslümanlar olarak yapacağınız en önemli husus, Müslüman kimliğinizi gençlerinizin ve çocuklarınızın kimliğini en güzel şekilde muhafaza etmek ve korumak olmalıdır. Kimliği oluşturan unsurlar vardır. Dil, Tarih, Kültür ama bir unsur var ki bunların tamamının bekçisidir, din… Dinini kaybeden kültürünü, inancını, değerlerini de kaybediyor. Dilinizi, kültürünüzü, inanç değerlerinizi oluşturan kimliğinizi ve çocuklarınızın kimliğini muhafaza edeceksiniz.
“İçinde yaşadığınız toplumla birlikte yaşama ahlakının bütün prensiplerini devreye sokarak en güzel şekilde barış içinde yaşayacaksınız…”
İkincisi, içinde yaşadığınız toplumla birlikte yaşama ahlakının bütün prensiplerini devreye sokarak en güzel şekilde barış içinde yaşayacaksınız. Her birinize düşen aynı zamanda komşularınızla bütün kainatla, varlıkla barış içinde olacaksınız. Birlikte yaşama ahlakının kurallarını çiğnemeyeceksiniz.
“Değer üreten bir dindarlığa sahip olacaksınız…”
“Bizi öldürmeye gelen bizde hayat bulmalıdır…”
Dördüncüsü, son yıllarda 11 Eylül olaylarından sonra en çok tekrarlanan bir ifade var. Asla bir araya gelemeyecek iki kelime bir araya getiriliyor. İslam ve fobi, İslam ve Savaş, İslam ve ötekileştirme… Bunun ancak biz yüksek bir ahlak ile faziletle bilgiyle hikmetle yüreklerden söküp atabiliriz. Nefret suçuna göre hukukçular değerlendireceklerdir ama bize düşen rahmet peygamberinin temsilcileri olmak. Bizi öldürmeye gelen bizde hayat bulmalıdır. Bütün dinlerde iki haslet vardır ama kimse yapmaz. Bütün dinler üzerinde durdu ancak dindarlar hep ihmal etti. Biri affetmek diğeri özür dilemek… Biz affetmeyi öğreten bir peygamberin ümmetiyiz.
“Bu hafta içinde Peygamberimizin hayatını en iyi şekilde anlatan bir kitap okuyalım…”
Kutlu Doğum Haftasında peygamberimizi öğreniyoruz. Bu hafta vesilesiyle kadınımız, erkeğimiz, gencimiz, çocuğumuz sevgili peygamberimizi anlatan bir siyer kitabını bir kez daha okuyalım. Onun çocukluğunu, gençliğini, aile hayatını, hicretlerini, Medine’de yeryüzünün en bedevi toplumundan en medeni toplumunu nasıl inşa ettiğini, veda hutbesini okuyunuz. Hanımefendiler, lütfen evlerde ders halkaları oluşturun. Bu hafta içinde peygamberimizin hayatını en iyi şekilde anlatan bir kitabı okuyalım. Onun rahmet iklimini kendi gönül dünyamıza taşımanın yollarını arayalım.
“İnsan insanın kurdu değil, insan insanın yurdudur…”
Son olarak öncelikle gençlerimize sahip çıkalım. Gençlerimizi kuşatan dünyamızı kuşatan her türlü kötülükten muhafaza edelim. Sadece bugünün değil yüz sene sonra bu topraklarda içine doğacak gençlerimiz için dünyayı hazırlayalım. Dünya bize biz birbirimize emanetiz. İnsan insanın kurdu değil, insan insanın yurdudur.
Programda Diyanet İşleri Başkanı Görmez’e Almanya eski Cumhurbaşkanı Christian Wulff, Berlin Büyükelçisi Hüseyin Avni Karslıoğlu, Kuzey Ren Wesfalya Eyalet Başkanı Temsilcisi Karl-Heinz Krems eşlik etti.
Kaynak Diyanet İşleri Başkanlığı [ Okunma Sayısı: 173 ]
İlginizi Çekebilir
Diyanet ve TDV’den Yetim ve İhtiyaç Sahibi Gençlere Evlilik Desteği
Diyanet İşleri Başkanlığı ile Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) iş birliğinde hayata geçirilen “İki İnsan Bir Hayat” projesi kapsamında, 81 ilde ikamet eden yetim, öksüz ve ihtiyaç sahibi nişanlı gençlere evlilik sürecinde destek sağlanacak.
07 Kasım 2025 Tarihli Cuma Hutbesi
Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 07 Kasım 2025 tarihli "VEFA İMANDANDIR" konulu Cuma hutbesi yayınlandı.
2026 Hac kura sonuçları e-Devlet'te erişime açıldı
Diyanet İşleri Başkanlığınca gerçekleştirilen 2026 hac kura sonuçları, e-Devlet'te erişime açıldı.
Diyanet Vakfı’ndan Gazze için küresel dayanışma zirvesi
Türk Diyanet Vakfı’nın öncülüğünde 11-12 Kasım’da İstanbul’da düzenlenecek uluslararası zirve, Gazze’deki insani krize kalıcı çözümler üretmeyi ve uluslararası dayanışmayı güçlendirmeyi hedefliyor.
2026 yılı hac kurası, 5 Kasım Çarşamba günü
Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Fatih Mehmet Karaca, “2026 yılı hac kurası 5 Kasım 2025 Çarşamba günü saat 10.30’da Diyanet İşleri Başkanlığı 15 Temmuz Milli İrade Şehit Ali Alıtkan Konferans Salonu’nda çekilecektir.” dedi.
Yeni İstanbul İl Müftüsü Doç. Dr. Emrullah Tuncel göreve başladı
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, İstanbul İl Müftüsü olarak atanan Doç. Dr. Emrullah Tuncel’e cübbesini giydirerek göreve başlattı.