© Dini Haberler 2020

Oruç stres, kaygı ve depresyonu azaltıyor

Uzman Klinik Psikolog Leyla Özcan, Oruç tutmanın insan psikolojisi üzerindeki etkilerinin insanlar tarafından oldukça fazla merak edildiğini belirterek, “Nasıl ki kul zekât vererek malını temizliyorsa, oruç ibadeti ile de ruhunu ve gönlünü arındırıyor. Oruç stres, kaygı ve depresyonu azaltıyor.” dedi.

Son yıllarda, orucun sağlıkla alakalı olarak fiziksel ve ruhsal faydalarını doğrulayan çalışmalar yapıldığını belirten Özcan, “Öfke ve saldırgan tutumlar yoğun su kaybıyla beraber ortaya çıkabilmektedir. Oruç tutmanın günlük aktiviteler üzerindeki olumlu etkileri ile sigara ve kafein alımının azaldığı görülmüştür. Oruçluyken azalan kalp atış hızı, solunum hızı ve arter kan basıncı sayesinde insan vücudunun ve ruhunun rahat olduğu fizyolojik olarak doğrulanmıştır.” diye konuştu.

“Ramazan sonunda depresyonda azalma…”

Yeniakit.com.tr’ye konuşan Uzman Klinik Psikolog Leyla Özcan, şunları söyledi:

“Mohammadi ve Moshiri tarafından yapılan çalışmalarda, Ramazan sonunda anksiyete ve depresyonda azalma olduğu görüşmüştür. Yine enerji tüketiminin azalmasıyla birlikte bilinç seviyesinde bir artış olmaktadır. Açlığa bağlı nöroendrokrin aktivasyonu, açlık stresine verilen tepki, artan nörotrofik faktörlerle mizacın gelişmesine katkıda bulunmaktadır.”

“Duyguları ifade etme ve yönetme becerileri artıyor”

Yine dini inançlar ile ruh sağlığı, umutluluk ve diğer olumlu mizaç yönleri arasında pozitif, anlamlı bir ilişki olduğu görüldüğünü ifade eden Özcan, “Ontolojinin genişlemesinin duygusal hipnotizma bileşenlerinin aktivasyonu üzerindeki etkisine ilişkin bir çalışmada, bu kalitenin duygusal hipnotizmanın artmasına neden olduğu görülmüştür. Duygusal zekâ, insan yeteneklerinde duyguların rolünü açıklamada ve yorumlamada özel bir konuma sahip olan (duygu ve biliş çalışmalarındaki) en yeni gelişme olarak düşünülebilir ve genel gücümüzü pekiştiren bir dizi duygu, sosyal bilim ve yetenekler içerir. Duyguları ifade etme ve yönetme becerilerini ve başkalarının duygularına sempati, empati duyma becerisini öğrenmek, doğumdan başlar ve çocukların yaşamın ilk yıllarında öğrendikleri, duygusal zekalarının oluşumunun temelini oluşturur ve bu öğrenme okul, üniversite ve tüm yaşam boyunca devam eder.” dedi.

“Ramazan ayının sonunda duygusal zeka artıyor”

Özcan, sözlerine şöyle devam etti:

“Tüm alanlarda öğrenmek ve tüm yaşam yönlerinde başarılı olmak için gereken bir beceridir. İnanç ve ibadetlerin duygusal zekâya katkıda bulunduğuna inanılmaktadır. Razaman’da dürtü kontrolü ve iradenin (acil ihiyaçların ertelenmesi ve geciktirilmesi; yemek içmek gibi) gelişmesi ile birlikte bireyler strese daha alışkın olmaya başlar ve öfke ve strese maruz kalırken kendilerini daha iyi kontrol edebilmeyi öğrenirler. Yapılan çalışmalarda; Ramazan ayının sonunda duygusal zekanın arttığı ve bu artışın Ramazan ayından sonra da devam ettiği görülmüştür. Ayrıca orucun dürtü kontrolü, sorumluluk ve duygudaşlık/empati gibi olumlu duygu ve davranışların kazanılmasında katkıda bulunduğunu göstermiştir.”

 

Diyanet Duyurular Sayfamız için TIKLAYINIZ

 

Diyanetliler Platformu  Grup sayfamıza katılmak için >>> TIKLAYINIZ

Dini Haberler Grup sayfamıza katılmak için >>> TIKLAYINIZ

 

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER