© Dini Haberler 2020

BASK Genel Başkanı Bayram ZENGİN; “Taşeron Yasası” hakkında değerlendirmelerde bulundu.

BASK Genel Başkanı Bayram ZENGİN; kamuoyunda “Taşeron Yasası” olarak bilinen Tasarının Plan ve Bütçe Alt Komisyonundaki görüşmelerinde yaşanan tartışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

BASK Genel Başkanı Bayram ZENGİN; kamuoyunda “Taşeron Yasası” olarak bilinen Tasarının Plan ve Bütçe Alt Komisyonundaki görüşmelerinde yaşanan tartışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

“MEMURUN GÖREVİNE İADESİ, HUKUK İLKESİ GEREĞİDİR.” “MEMURUN GÖREVİNE İADESİ, HUKUK İLKESİ GEREĞİDİR.” BASK Genel Başkanı Bayram ZENGİN; kamuoyunda “Taşeron Yasası” olarak bilinen Tasarının Plan ve Bütçe Alt Komisyonundaki görüşmelerinde yaşanan tartışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

“Kamu görevlilerinin yargı kararına rağmen görevlerine dönmelerinin engellenmesi veya ötelenmesi, kamu yöneticilerini hukuk tanımaz hale getirir ve hukuk devletini ortadan kaldırır, bu kabul edilemez bir durumdur” dedi. Açıklamasında; 12 Eylül ve 28 Şubat dönemlerinde yapılan benzer uygulamaların yarattığı hukuksuzluğun izlerinin hala silinemediğini belirten BASK Genel Başkanı Bayram ZENGİN: “Plan ve Bütçe Alt Komisyonunda gündeme getirilen bu tartışma ve arayışı esefle karşılıyoruz. Yapılmak istenen düzenleme ile; Kamu görevlileri ile ilgili iptal ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin mahkeme kararlarının gereğinin yerine getirilmesi 2 yıl ötelenmek istenmektedir.

Davayı kazananların 2 yıl bekledikten sonra eski görevleri yerine başka bir kadro veya pozisyona atanabilmesi, yargı kararlarına uymayan kamu yöneticileri hakkında cezai işlem yapılmaması istenmektedir Böyle bir düzenleme, hukuk devletini ortadan kaldırır ve kamu yönetiminde keyfi uygulamaların önünü açar. BU DÜZENLEME AÇIKÇA ANAYASAYA AYKIRI Anayasanın 125 inci maddesi, idarenin her türlü eylem ve işlemine karşı yargı yolunun açık olduğunu hükme bağlamıştır. Aynı maddede; idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda yürütmenin durdurulmasına karar verilebileceğini de hükme bağlamaktadır.

İptal ve yürütmenim durdurulmasına ilişkin yargı kararlarının 1 ay içinde yerine getirilmesi de hukuk kuralıdır. Aksine düzenlemeler Anayasaya aykırıdır ve Anayasa değiştirilmediği sürece Anayasa Mahkemesince iptal edilir. Yargı kararlarını uygulamayan yöneticiler hakkında cezai işlem yapılamayacağı hususu, kamuda “hukuk tanımaz ve despot bir yönetim”in yolunu açar.

Hangi kademede görev yaparsa yapsın kamu görevlisi tarafsız olmak ve tarafsızlığı yasalarla güvenceye alınmak zorundadır. Hukuk devletinde kamu idaresinin eylem ve işlemleri de yargı denetimine açık olmalıdır. Ve her seviyedeki kamu görevlileri, idarenin hukuka aykırı eylem ve işlemlerinin sorumluluğunu da taşımak ve hesap vermeye hazır olmak zorundadır.

Bu evrensel kuralların ortadan kaldırılması kamu görevlisinin tarafsızlığını yok eder. Kamu görevini ve kamu görevlisini siyasallaştırır. Kamu yönetimini günlük siyasetin emrine verir.

Kamu yönetiminde keyfilik ve hukuk dışılık başlar. Kamu yönetiminde aslolan, Anayasa ve yasalar çerçevesinde idarenin eylem ve işlemlerinin hukuka uygun alınması ve uygulanmasıdır. Aksine bir arayış, yargıyı devre dışı bırakmayı ve idarenin eylem ve işlemlerini yargı denetiminden kaçırmayı hedefliyorsa, Türkiye’de demokratik hukuk devletinden bahsetmek mümkün olmaz hale gelir.

Yargı kararlarının iki yıl ötelenmesi, iki yıllık fasılalarla kamu görevlilerinin birbirleri ile hesaplaşma içine girmesi demektir. Bu durum, kamu idaresini kilitler. Yasalara, Anayasaya ve İnsan Hakları Avrupa sözleşmesine açıkça aykırı olan bu anlayışa Komisyonun ve TBMM Genel Kurulunun geçit vermeyeceğine inanıyoruz.

Aksi halde konuyu Anayasa Mahkemesine ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine taşımakta kararlıyız.” dedi. BASIN BÜROSU .

Kaynak [ Okunma Sayısı: 1 ]

İlginizi Çekebilir

İzmir Müftülüğüne Yeni Atama

30.01.2026 Cumhurbaşkanlığı kararıyla İzmir Müftülüğüne atanan müftü Haliloğlu, uzun yıllara dayanan din hizmetleri ve akademik tecrübesiyle dikkat çekiyor. Daha önce vaizlik, ilçe müftülüğü, il müftü yardımcılığı ve yurt dışında din hizmetleri ataşeliği görevlerinde bulunan müftü, son olarak Adıyaman İl Müftüsü olarak görev yapıyordu.

30 Ocak 2026 Tarihli Cuma Hutbesi

Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 30 Ocak 2026 tarihli "TÖVBEYE YÖNELMEK konulu Cuma hutbesi yayınlandı.

Diyanet ve TDV’den Yetim ve İhtiyaç Sahibi Gençlere Evlilik Desteği

Diyanet İşleri Başkanlığı ile Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) iş birliğinde hayata geçirilen “İki İnsan Bir Hayat” projesi kapsamında, 81 ilde ikamet eden yetim, öksüz ve ihtiyaç sahibi nişanlı gençlere evlilik sürecinde destek sağlanacak.

07 Kasım 2025 Tarihli Cuma Hutbesi

Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 07 Kasım 2025 tarihli "VEFA İMANDANDIR" konulu Cuma hutbesi yayınlandı.

2026 Hac kura sonuçları e-Devlet'te erişime açıldı

Diyanet İşleri Başkanlığınca gerçekleştirilen 2026 hac kura sonuçları, e-Devlet'te erişime açıldı.

Diyanet Vakfı’ndan Gazze için küresel dayanışma zirvesi

Türk Diyanet Vakfı’nın öncülüğünde 11-12 Kasım’da İstanbul’da düzenlenecek uluslararası zirve, Gazze’deki insani krize kalıcı çözümler üretmeyi ve uluslararası dayanışmayı güçlendirmeyi hedefliyor.

TÜM HABERLER