© Dini Haberler 2020

Camii'ler Sadece Mimari Bir Yapı Değildir!

Eski dönemlerdeki camiileri ve o camiilerdeki sevgi dolu hizmet anlayışını gerçekten özlüyoruz. O camiilerde görev yapan insanların, namaz kıldırmanın yanında, halkın nabzını da tuttukları bir gerçekti...

Eski dönemlerdeki camiileri ve o camiilerdeki sevgi dolu hizmet anlayışını gerçekten özlüyoruz. O camiilerde görev yapan insanların, namaz kıldırmanın yanında, halkın nabzını da tuttukları bir gerçekti...

 

Dönemin camiileri, halka sosyal manada hizmet veren, yardıma ihtiyacı olanlara kucak açan, kimsesizlere sevgi ile yaklaşan faydalı bir kurum iken, şimdiki camiler ise, sadece 5 vakit namaz kılmak için dizayn edilmiş başkaca da hiç bir sosyal yükümlülüğü olmayan, soğuk ve hakikatsiz bir yapılara dönüşmüş vaziyette...

Yılda bilmem kaç kere kandiller ve bayramlar kutlanmak suretiyle halka hizmet edilmez. Camii, sadece halkın girip 5 vakit namaz kıldığı yerler  değildir. Oralar çok daha başka hizmetlerin ve faydalı işlerin yapıldığı da mekanlardır ayrıca... İnsana ait hiçbir şeyin olmadığı sadece mekanik bir ibadet anlayışı ile geçiştirilen yerde çalışanlar, sadece memur zihniyetine sahiptirler. Maaşlarına odaklanır başkaca da hiçbir işe bulaşmazlar.

Cemaatin katkıları ile toplanan paralarla ve binbir meşekkatle yapılan camiiler, hiç kimsenin egosunu tatmin edeceği yerler olmamalı. Oralar; nefsini bir türlü kontrol altına alamamış kişilik fukarası insanların at oynattığı çitliklere dönüşmemelidir. Yoksa; mazaallah bu insanların ahı çok fena tutar sizleri...

Böyle bir zihniyetin, değil bir, 500 görkemli ve gösterişli camiisi olsa kaç yazar ki? O ki; içinde insana hizmet anlayışının sıfır noktasında seyrettiği  bir yapının, kime ne faydası olabilir ki? Camiinin kliması, taban halısı ve hoparlörüne verilen değerin acaba kaçta kaçı insana verilmektedir? Görkemli ve şaşaalı yapıların daha çok önem kazandığı  bir anlayışta insanlar haliyle hep geri planda kalmaya mahkumdurlar...

Buraya sırf  görev süreleri içinde dünyalıklarını doğrultmak için gelenlerden,  din hizmetleri adına ne tür bir hizmet beklersiniz ki...

O nikah senin, bu nikah benim diye dolaşarak para toplayan ve bunu da yan gelir anlayışı iile yapan hocaların varlığı olduğu müddetçe, millet bu sahte bezirganlara olan inançsızlığını da yitirmeyecektir.

Bu durum ise, islamiyeti benimsemiş olan mütedeyyin ve samimi müslümanları derinden yaralamakta... İslamiyetin sadece ibadet dini olmadığını ve insanlara hizmet etmeyi  onların dertlerine çözüm bulmayı  çok daha önemseyen bir yapısı vardır...

Sadece arsa alıp üzerine en modern teknolojilerle donatılmış bir camii yapmayı büyük bir marifetmiş gibi belleyen bir zümre türedi ne yazık ki son dönemlerde... İçinde insan unsuru olmayan, soğuk ve resmi bir mabet anlayışı ile yönetilen bu kurumlarda görev yapan sözümona kadrolar da aynı bu soğuk ve resmi yapının bir prototipi olarak karşımızda durmaktadır.

İçinde insana ait hiçbir şeyin olmadığı yerin adı camii olsa ne olur olmasa ne olur. Hele bilhassa, bu yapıların içinde görev yapan insanların itici ve ben bilirimci tavırları, insanlarımızı İslamiyetten soğutmuş ve cemaat sayısında ciddi azalmalar meydana getirmiştir.

Kendilerini layüsel bir konumda gören ve her yaptıkları işin doğru olduğuna inanan, eleştiriye en ufak tahammülü olmayan bir sürü gereksiz adam camii derneklerinde yönetici vasfıyla sözümona görev yapmakta... Din adına en ufak bilgi ve donanımın olmadığı adamlar, kurdukları hegemonya ile de, kimseleri yönetime yaklaştırmamaktalar... 

Kendilerine yardım istemek için gelen dertli halkı, başlarından savan ve onları başka yerlere yönlendirenlerin günde değil 5 vakit 100 vakit namaz dahi kılsalar, gözümde tek kuruşluk değerlerinin olmadığını burada üstüne basa basa söylemek istiyorum...

Artık bu çarpık yapının bir an önce islah edilmesinin zamanı geldi de geçiyor bile...

Memur zihniyetli pasif din adamlarının yerine daha aktif ve halkı ile kucaklaşan din adamları istiyoruz... Camiilerin ruhunu yansıtan, sevgiyi, hoşgörüyü, muhabbeti ve hizmet anlayışını önceleyenlerin artık görevde olmalarını arzu ediyoruz...

Bu gömlek bu bedene dar geliyor artık...

Kaynak Fikret Özdemir/haberbayern.de [ Okunma Sayısı: 154 ]

İlginizi Çekebilir

İzmir Müftülüğüne Yeni Atama

30.01.2026 Cumhurbaşkanlığı kararıyla İzmir Müftülüğüne atanan müftü Haliloğlu, uzun yıllara dayanan din hizmetleri ve akademik tecrübesiyle dikkat çekiyor. Daha önce vaizlik, ilçe müftülüğü, il müftü yardımcılığı ve yurt dışında din hizmetleri ataşeliği görevlerinde bulunan müftü, son olarak Adıyaman İl Müftüsü olarak görev yapıyordu.

30 Ocak 2026 Tarihli Cuma Hutbesi

Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 30 Ocak 2026 tarihli "TÖVBEYE YÖNELMEK konulu Cuma hutbesi yayınlandı.

Diyanet ve TDV’den Yetim ve İhtiyaç Sahibi Gençlere Evlilik Desteği

Diyanet İşleri Başkanlığı ile Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) iş birliğinde hayata geçirilen “İki İnsan Bir Hayat” projesi kapsamında, 81 ilde ikamet eden yetim, öksüz ve ihtiyaç sahibi nişanlı gençlere evlilik sürecinde destek sağlanacak.

07 Kasım 2025 Tarihli Cuma Hutbesi

Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 07 Kasım 2025 tarihli "VEFA İMANDANDIR" konulu Cuma hutbesi yayınlandı.

2026 Hac kura sonuçları e-Devlet'te erişime açıldı

Diyanet İşleri Başkanlığınca gerçekleştirilen 2026 hac kura sonuçları, e-Devlet'te erişime açıldı.

Diyanet Vakfı’ndan Gazze için küresel dayanışma zirvesi

Türk Diyanet Vakfı’nın öncülüğünde 11-12 Kasım’da İstanbul’da düzenlenecek uluslararası zirve, Gazze’deki insani krize kalıcı çözümler üretmeyi ve uluslararası dayanışmayı güçlendirmeyi hedefliyor.

TÜM HABERLER