© Dini Haberler 2020

HZ. PEYGAMBER SAV VE TOPLUM AHLAKI

"Siz, insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyilikle emreder, kötülükten nehyedersiniz"( Al-i İmran, 104, 110.) İnanan erkekler ve inanan kadınlar birbirlerinin dostudurlar, iyilikle emr

"Siz, insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyilikle emreder, kötülükten nehyedersiniz"( Al-i İmran, 104, 110.) İnanan erkekler ve inanan kadınlar birbirlerinin dostudurlar, iyilikle emrederler, kötülükten sakındırırlar.( Tevbe 71.)


         "Sizden bir kimse çirkin bir iş görürse onu eliyle değiştirsin (düzeltsin); eğer buna gücü yetmezse diliyle değiştirsin; buna da gücü yetmezse kalben nefret etsin. Bu ise imanın en zayıf derecesidir" (Müslim, Îmân)
          Her insan dünyada bir gaye uğruna yaşar. Müslümanın gayesi de cemiyeti İslâm ahlâkı çerçevesinde yaşatmaya çalışmak, toplumun her türlü meselesiyle ilgilenmek, bu konuda kendisini sorumlu ve vazifeli görmektir. Böyle olunca mü'min sadece kendisini kurtarmakla iktifa edemez, cemiyetin de kurtulması huzur ve sükuna kavuşması için gayret sarfeder; doğru yapılanları destekler, yanlışlıkları ise usulü dairesince ıslaha çalışır. Zira toplumu tehdit eden felaketler eninde sonunda kendisini bu felaketten uzak tuttuğunu sananlara da bir şekilde dokunacaktır. Gemi battığı zaman sadece geminin altını oyanlar değil, bu iş ile ilgisi olmayanlar yahut yapılanlara seyirci kalanlar da helak olmakla karşı karşıya kalacaktır. Hz. Peygamber bu hususu şu şekilde dile getirir:
        Beni İsrail arasında bozgunculuk şöyle başladı. Onlardan biri günah işleyen bir adama rastladığı zaman: "Be adam Allah'tan kork, yapmakta olduğun işi bırak; zira o iş sana helal değildir" der. Ertesi gün yine o adama aynı halde rastlar. Bununla beraber; o adamla yiyip içmekten ve onunla düşüp kalkmaktan çekinmezdi. Sonra, İsrailoğulları içinde kafir olanlar, isyanları ve hududu aşmaları yüzünden, Davud ve Meryemoğlu İsa diliyle lanetlendiler. Onlar yaptıkları günahlardan birbirini men etmeye uğraşmazlardı."( Mâide, 77.) ayetini okudu.
        Arkasından şöyle dedi: "Ya marufu emir ve münkerden nehyeder, zalimi zulmetmekten men eder, onu hakka çevirir, hak üzerinde durursunuz yahut Allah kalplerinizi birbirine benzetir de sonra sizi de Beni İsrail'i lanetlediği gibi lanetler.”
        İnsanlara iyiyi tavsiye ve onları kötülüklerden alıkoyma noktasında örneğimiz Hz. Peygamber'dir. Onun kötülüklerden sakındırmadaki iIk prensibi, hata yapan kişinin yüzüne vurmadan onun yanlışını düzeltme yoluna gitmesidir. Allah Rasûlü bir kişide gördüğü davranışı düzeltirken, o insanın şahsiyetini incitmemeye özen gösterir, hatasını yüzüne vurmak ve onu teşhir ederek mahcup etmekten sakınırdı. Böyle durumda ya umumi bir tarzda konuşarak, "Bazıları neden böyle yapıyor?" diye uyarır veya hoşnutsuzluğunu gösteren bir tavır sergilerdi.
        Allah Rasûlü'nün bu konudaki ikinci prensibi ise, muhatabını tatlı dille ve yumuşak sözle uyarmasıdır. Hz. Peygamber muhataplarına daima tatlı dil ile muamele etmiştir. Zira emredici nitelikte ve küçük düşürücü bir şekilde yapılan hatırlatmanın müspet bir tesir icra etmesi bir yana, ters yönde bir faaliyete meydan vermesi mümkündür. Nitekim Cenâb-ı AlIah'ın, peygamberleri olan Hz. Musa ile Hz. Harun'u dine davet için Firavun'a gönderdiğinde onlara:
        "O'na yumuşak sözle söyleyiniz. Belki hatırlar veya korkar."( Tâhâ, 44.) demesi muhataba karşı nasıl davranılması gerektiğini ortaya koymaktadır. Yaşadığımız toplumda tasvip etmemiz mümkün olmayan birçok davranışa şahit olduğumuz bir gerçektir. Bizlere düşen evvela bu davranışlardan kendimizi korumak, daha sonra da yanlış davranış ve alışkanlık içinde olan insanları bu hallerinden vazgeçirmeye çalışmaktır.
        Bu konuda da örnek modelimiz ve rehberimiz tabii ki yine Hz. Peygamber'dir. Şayet bizler Allah Rasûlü'nün bu konudaki metod ve prensiplerine uygun olarak kötüler ve kötülüklerle mücadele etme yolunda gayret gösterirsek, onun başardığı gibi ideal bir toplum meydana getirme gayretlerimizde başarılı olabiliriz.
         Bu vesileyle bütün Mü’min, Müslüman kardeşlerimin “Kutlu Doğum Haftası”nı tebrik ediyor; hakkın, hakikatin, adaletin, huzur ve emniyetin hâkim olduğu, ünsiyet, ülfet ve muhabbetle biri birine bağlı bir toplum olmamıza vesile olmasını Yüce Mevlamız’dan niyaz ediyorum.
                    
                                                            Necati AKKUŞ  /  Bilecik Müftüsü
                                                                                     

Kaynak Dinihaberler.com.tr [ Okunma Sayısı: 104 ]

İlginizi Çekebilir

İzmir Müftülüğüne Yeni Atama

30.01.2026 Cumhurbaşkanlığı kararıyla İzmir Müftülüğüne atanan müftü Haliloğlu, uzun yıllara dayanan din hizmetleri ve akademik tecrübesiyle dikkat çekiyor. Daha önce vaizlik, ilçe müftülüğü, il müftü yardımcılığı ve yurt dışında din hizmetleri ataşeliği görevlerinde bulunan müftü, son olarak Adıyaman İl Müftüsü olarak görev yapıyordu.

30 Ocak 2026 Tarihli Cuma Hutbesi

Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 30 Ocak 2026 tarihli "TÖVBEYE YÖNELMEK konulu Cuma hutbesi yayınlandı.

Diyanet ve TDV’den Yetim ve İhtiyaç Sahibi Gençlere Evlilik Desteği

Diyanet İşleri Başkanlığı ile Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) iş birliğinde hayata geçirilen “İki İnsan Bir Hayat” projesi kapsamında, 81 ilde ikamet eden yetim, öksüz ve ihtiyaç sahibi nişanlı gençlere evlilik sürecinde destek sağlanacak.

07 Kasım 2025 Tarihli Cuma Hutbesi

Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 07 Kasım 2025 tarihli "VEFA İMANDANDIR" konulu Cuma hutbesi yayınlandı.

2026 Hac kura sonuçları e-Devlet'te erişime açıldı

Diyanet İşleri Başkanlığınca gerçekleştirilen 2026 hac kura sonuçları, e-Devlet'te erişime açıldı.

Diyanet Vakfı’ndan Gazze için küresel dayanışma zirvesi

Türk Diyanet Vakfı’nın öncülüğünde 11-12 Kasım’da İstanbul’da düzenlenecek uluslararası zirve, Gazze’deki insani krize kalıcı çözümler üretmeyi ve uluslararası dayanışmayı güçlendirmeyi hedefliyor.

TÜM HABERLER