© Dini Haberler 2020

Mostar Köprüsü 22 yıl önce bombalanmıştı

Bosna Hersek\'in tarihi simgelerinden Mostar Köprüsü 22 yıl önce bugün Hırvat topçuları tarafından ateşe verilerek yıkılmıştı

Bosna-Hersek'in Mostar kentinde Neretva Nehri üzerine yer alan Mostar Köprüsü 1566 yılında Mimar Sinan'ın öğrencisi Mimar Hayreddin tarafından inşa edildi. Şehrin Boşnak ve Hırvat kesimlerini birbirine bağlayan köprü zamanla bir kültürel hoşgörünün bir simgesi haline geldi. Bosna savaşı sırasında Hırvat topçularının Mostar Köprüsünü hedef almasının sebeplerinden biri de buydu.

Mostar şehri Fatih Sultan Mehmet döneminde Osmanlı topraklarına katılmıştı. Neretva nehri üzerinde o tarihlerde ahşap bir köprü bulunmaktaydı ve Fatih bu köprünün onarımını gerçekleştirmişti.1993 yılında Hırvat topçuları tarafından yıkılan tarihi Mostar Köprüsü ise Kanuni Sultan Süleymanın emri ile Mimar Sinan’ın talebesi Mimar Hayreddin tarafından inşa edildi. 4 metre genişliğinde, 30 metre uzunluğunda ve 24 metre yükseklikteki köprü için 456 kalıp taş kullanıldı.

Köprünün inşası Mostar şehrini Hersek bölgesinin en önemli merkezi haline getirdi.Şehre ismini veren,ticareti canlandıran köprü zamanla kültürel ve sportif eğlencelerin de bir merkezi haline geldi.  Köprü Osmanlı zamanından itibaren gençlerin nehre atlayarak cesaretlerini gösterdikleri bir mekan oldu. Köprünün iki tarafında bulunan iki küçük kale de Kanuni Sultan Süleyman tarafından yaptırılmıştı. Yine köprünün sol tarafına II.Selim döneminde bir de minaresiz mescid inşa edildi. 1878 yılına kadar müezzinler ezanı köprünün üstünde okurlardı.

Mostar Köprüsü yüzyıllardan beri seyyahların ve araştırmacıların büyük ilgisini çekti. 1658’de Mostara uğrayan Fransız seyyah A.Poullet Mostar Köprüsünü “ mukayese kabul etmez bir cüret eseri” olarak niteleyecekti. Köprüden büyük övgüyle söz edenlerden biri de Evliya Çelebi idi. Çelebi o güne kadar on altı ülke gezdiğini fakat böyle yüksek bir köprü görmediğini yazdı. Mostar Köprüsünü en iyi şekilde özetleyen mimar Ekrem Hakkı Ayverdi ise şöyle der:  Bu köprü mimari dehanın terkibiyle taştan yapılmış değil de muhayyilenin cisim halini almasıyla meydana gelmiş gibi efsanevi bir mana ve ruh kazanmıştır. “

Köprünün üstün sanat özelliği hakkında Hans Joachin Kissling yorumu ise şöyledir: Kıyamet gününüdeki sırat köprüsünü bir mecaz olmaktan çıkarıp elle tutulup gözle görülebilir bir sembol haline,başka bir hiçbir eser hiçbir yerde büyük üstat Mimar Hayreddinin Mostar Köprüsü kadar dile getirimez.”

Sezonun modası ipek ve örgü kravat modelleri için yapmanız gereken Kravat sitesine gelmek. İstediğiniz kravat modelini seçin ve siparişinizi verin.

Yüzyıllar boyunca hoşgörü ve kültürel çeşitlilğinin sembolü, Mostar şehrinin adeta ruhu olan bu tarihi köprüye ilk büyük saldırı 1992 yılında Sırplar tarafından düzenlendi. Mayıs 1993’te ise bu kez Hırvat güçleri tarihi köprüyü hedef aldılar.

Hırvat birliklerinin top atışlarına dayanamayan köprü 9 Kasım 1993 günü büyük zarar gördü ve yıkıldı. Dev taşları Neretva nehrinin sularına gömüldü. Köprünün yıkımı Mostar'ın çok kültürlü mirasının reddedilişini simgeliyordu.

Tarihi taş köprünün yıkılmasının ardan yerine derme çatma bir ahşap köprü yapıldı. Köprünün aslına uygun bir şekilde yeniden inşası için çalışmalar ise UNESCO ve Dünya Bankası desteğiyle 1997 yılında başladı. Nevarta nehrine gömülen orijinal taşların bir kısmı çıkarıldı. Bu taşların bir kısmı köprünün yapımında kullanıldı. Köprünün inşasını ise bir Türk firması üstlendi. Ayrıca Türkiye köprünün yapımına 1 milyon dolar para yardımında bulundu.  Aslına uygun olarak yeniden inşa edilen köprü çok sayıda devletin temsilcisinin hazır bulunduğu bir törenle 23 Temmuz 2004 tarihinde açıldı. 2005 yılında da Dünya Mirası Listesine dahil edildi.

Dünya Bülteni/ Haber Merkezi

 

İlginizi Çekebilir

Gazze’de Açlık, Bir Neslin Geleceğini Tehdit Ediyor!

Dünya Gıda Günü’nde Gazze’de 158 bin çocuğun yetersiz beslenmeyle mücadelesi, insani krizin acı yüzünü ortaya koyuyor. Anneler açlıkla, yaşlılar yoklukla, çocuklar hayatta kalmakla sınanıyor. Gazze’de bugün yalnızca sofralar boş kalmıyor; bir neslin geleceği de açlığın gölgesinde kayboluyor.

Gazze’de bir gazeteci daha hayatını kaybetti: Sayı 263’e yükseldi

İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarında Kur’an-ı Kerim Radyosu çalışanı Muhammed Abdülaziz en-Neccar hayatını kaybetti.

Azerbaycanda Başartüsü Yasağı

Azerbaycan’da yeni kıyafet düzenlemesinin ardından başörtülü bazı öğrencilerin okullara alınmadığı bildirildi. Kararda “başörtüsü” açıkça yazmasa da uygulamadaki görüntüler 28 Şubat’ı yeniden hatırlattı. İnancı ile eğitimi arasında bırakılan bir çocuğun eğitim hakkı engellenmemeli.

Sudan'ın altın rezervleri ve savaşın asıl sebepleri

Taha Kılınç, Sudan’daki iç savaşın arkasında BAE’nin yönlendirdiği ve altın rezervleri uğruna yürütülen kanlı çıkar mücadelesinin bulunduğunu aktarıyor.

Hamas: Kalıcı ateşkes başladı

Hamas yetkilisi Halil el-Hayye, kalıcı ateşkesin başladığını duyurdu.

Savaş bittiğinde ağlayabileceğiz

Perşembe günü İsrail ile Hamas arasında ateşkes anlaşması imzalanınca Gazze'de kutlamalar başladı. Ancak soykırımın sona ereceği umuduyla sevinç patlaması yaşanırken, birçok kişi bunun gerçekten sona erdiğine şüpheyle yaklaşıyor.

TÜM HABERLER