© Dini Haberler 2020

Osmanlı\'dan Cumhuriyet\'e Tekkeler

Kurtuluş savaşına büyük destek veren tekkeler bu mücadelenin başarıya ulaşmasında önemli bir rol oynadılar. Üsküdar’daki Özbekler Tekkesi,Hatuniye Dergahı,Taceddin Dergahı milli mücadelede önemli yeri olan belli başlı tekkelerdi. Ancak kurtuluş savaşının başarıyla sonuçlanmasının ardından yeni Türkiye’de bu kurumların varlığı istenmedi

İslam kültürünün önemli bir kurumu olan Tekkelerin kuruluşu 8. yüzyıla kadar uzanır. İslam’ın sosyal hayatının aktif birer unsuru olan tekke ve zaviyeler İslam dünyasının hemen her yanında farklı isimlerle de olsa mevcut olmuştur. Osmanlı Devleti döneminde Dergah ve asitane adlarının da verildiği tekkelerin küçüklerine zaviye denmekteydi. Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde yaygınlaşan Tekkeler, mescid, semahane,derviş ve misafir odaları, kütüphane, mutfak,kiler ve hayatını kaybetmiş olan dervişlerin,şeylerin,pirlerin türbelerinin bulunduğu bölümlerden oluşmaktaydı. Tekkeler, dervişlerin toplandığı, dini ve ahlaki açıdan eğitimin verildiği, kamil insan yetiştirme kurumlarıydı. Tekkeler aynı zamanda yolcuların yatılı kalabildikleri yemelerinin içmelerinin karşılıksız bir şekilde sağlandığı önemli bir mekandı. 

Tasavvuf ehlinin şeyhlerin,pirlerin,mürşitlerin,derviş ve muhiplerin barındıkları, hizmet ve  ibadet ettikleri bu mekanlar Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde Anadolu’nun dört bir tarafına yayıldı. Özellikle Malazgirt savaşından sonra Anadolu’ya giren Türklerin gaza ve cihad anlayışının diri tutulmasında onların şevkinin artırılmasında önemli roller oynadılar. Osmanlı Devletinin kurulmasında ve gelişmesinde Tekkelerin rolü oldukça büyüktü. Osman Gazi’nin çevresi  Hacı Bektaş-ı Velî¸ Ahi Evran¸ Şeyh Edebali¸ Şeyh Mahmud¸ Ahi Şemsüddin¸ Dursun Fakih¸ Kasım Karahisarî¸ Şeyh Muhlis Karamanî¸ Aşık Paşa ve Elvan Çelebi gibi evliyadan şahsiyetlerle dolup taşmıştı. 

Önemli Osmanlı tarihçilerinden  Ömer Lütfi Barkan Tekkelerin-Dervişlerin fetihlerde ne gibi bir rol üstlendiklerini şöyle ifade etmektedir:"... bazı delillere göre diyebiliriz ki, orta zaman hukukiyatına karşı yeni bir sosyal nizam ve adalet telakkisi taşıyan ve esrarengiz bir din propagandası şekline bürünen misyoner Türk dervişlerinin telkinatı ordularla birlikte ve hatta ordulardan evvel fütühata çıkmış ve karşı tarafı daha evvel manen fethetmiş bulunmaktadır." 

Yine Osmanlı tarihçisi Aşıkpaşazade’nin de belirttiği gibi Osmanlı Devletinin kuruluş ve gelişiminde  Anadolu ve Horasan erenlerinin, Ahi ve Bektaşi kurumlarının;   Gaziyânı Rum  (Anadolu Gazileri, Alperenler),  Abdalanı Rum (Anadolu Abdalları, Horasan Erenleri), Ahiyanı Rum (Anadolu Ahileri) ve Baciyanı Rum (Anadolu bacıları)  teşkilatlarının büyük etkisi vardı. 

Osmanlı Devletinin kuruluşunda ve gelişiminde önemli bir rol oynayan tekkeler yüzyıllar boyunca sosyal hayatın, eğitim hayatının önemli bir parçası oldular. II.Mahmut döneminee gelindiğinde değişimin önünde bir engel olarak duran Yeniçeri Ocağı kaldırıldı ve  Yeniçeri Ocağı ile iç içe geçmiş olan Bektaşi tarikatının tekkeleri kapatıldı. Diğer tekkeler ise Tanzimat döneminde Şeyhülislamlığa bağlandı ve bu tekkeler varlığını cumhuriyet dönemine kadar devam ettirdi. Osmanlı devletinin güç kaybettiği, her alanda bozulmaların başladığı son dönemde ise tekkelerin bir kısmı yozlaşmaya başlamıştı. Aynı zamanda Batılılaşmanın her alanda hızlı bir şekilde yaşandığı bu dönemde devlet yöneticileri açısından medreselerle birlikte tekke ve zaviyeler gözden çıkarılmış kurumlar haline gelmeye başlamıştı. 

Tekke ve zaviyelerin bir kısmında yozlaşmalar yaşanmış olsa da bu kurumlar Osmanlı toplumunda önemli bir yere sahipti. I.Dünya savaşı sırasında tekkeler binlerce mensubunu organize ederek, binlerce kişiden oluşan alaylarda birçok cephede mücadele ettiler.  Ülkenin işgale uğradığı dönemde de tekkeler üzerlerine düşen görevi yaptılar. Kurtuluş savaşına büyük destek veren tekkeler bu mücadelenin başarıya ulaşmasında önemli bir rol oynadılar. Üsküdar’daki Özbekler Tekkesi,Hatuniye Dergahı,Taceddin Dergahı milli mücadelede önemli yeri olan belli başlı tekkelerdi. Ancak kurtuluş savaşının başarıyla sonuçlanmasının ardından yeni Türkiye’de bu kurumların varlığı istenmedi. Hızlı bir inkılap sürecinin yaşandığı Türkiye’de yeni bir toplum oluşturma hedefi vardı. Oluşturulmak istenen yeni toplum modelinde ise tekke zaviyelere yer yoktu. Bundan dolayı herhangi bir ıslah çalışmasına gidilmeden diğer birçok Osmanlı kurumu gibi çıkarılan bir kanun ile kapatıldı.

 

Kaynaklar

Mustafa Kara,Tekkeler ve Zaviyeler

Ömer Lütfi Barkan,Kolonizatör Türk Dervişleri

Ömer Aymalı / Tarih Dosyası / Dünya Bülteni

 

İlginizi Çekebilir

RUHUN  ŞADIRVANI, KİTABI OKURLARIYLA BULUŞTU

  Abdullatif Acar'ın  Namazla Aslına Dönmek, Söz Deyip Geçme. İnsan olmam Neyi Gerektirir, Faziletlerin Kaynağı kitaplarından sonra çıkan,  İnsanın yaratılış mayasından varoluşsal sancılarına uzanan hakikat arayışını suyun diliyle anlatan  bu yeni eser "Ruhun Şadırvanı", okuyucusunu derin bir ruhsal yolculuğa çıkarıyor.

BOYKOTTA YENİ OYUN! YERLİ SANDIĞINIZ MARKAYA DİKKAT

Boykot hassasiyeti devam ederken, tüketicilerin yerli olduğunu düşünerek tercih edebileceği markaların arkasındaki şirketler yeniden tartışma konusu oldu. Bu kez gündemde “Balbadem Dondurma” var.

Furkan Vakfına Geniş Çaplı Operasyon

Alparslan Kuytul ve eşi Semra Kuytul gözaltına alındı

Süleymancılar Lideri Alihan Kuriş tutuklandı!

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın “Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütü” soruşturması kapsamında gözaltına alınan Alihan Kuriş tutuklandı.

BOYKOT TARTIŞMALARI SÜRERKEN COCA-COLA’DAN REKOR KÂR

Boykot çağrıları dünya genelinde devam ederken, Coca-Cola’nın 2026 yılı ilk çeyrek net kârı dikkat çekici şekilde arttı. Şirketin açıkladığı finansal veriler, tartışmaların ekonomik etkisine dair yeni değerlendirmeleri beraberinde getirdi.

Köyünde cami olması için kumbarasını bağışladı

Adıyaman Kahta ilçesine bağlı Damlacık Köyü'nde ilkokul öğrencisi Ahmet Demiral, kumbarasında biriktirdiği harçlıklarını köyde inşa edilen camiye bağışladı.

TÜM HABERLER