© Dini Haberler 2020

Kumarbazlar sonunda bunu da yaptı!

Ülkemizde yaşanan kumar rezaletlerine bir yenisi daha eklendi. Kadı'lık yapan, düşündüren esprileri ve nükteleri ile gönüllerde taht kuran Nasrettin Hoca, kumarbazların hedefi oldu.

Vatandaşları kumar illetine düşürmek için yapılan rezaletlere bir yenisi daha eklendi. Son olarak kendini bilmez kumarbazlar, Kadı'lık yapan, düşündüren esprileri ve nükteleri ile dünya genelinde saygı gören değerimiz Nasrettin Hoca, kumarbazların hedefi oldu.

Milli Gazete yazarı Adnan Öksüz bugünkü yazısında, Nasrettin Hoca'nın kumara nasıl alet edilmek istendiğini kaleme aldı. Adnan Öksüz, yazısında, "Son derece şaşkınım; sahiden, bu durumu ülkemizde denetleyecek, kontrol edecek, süzgeçten geçirecek bir mekanizma neden yok!.." sorusunu yöneltti.

Milli Gazete yazarı Adnan Öksüz'ün yazısının ilgili bölümü şöyle:

"Daha neler göreceğiz! Daha nelerle karşılaşacağız? Bahsedeceğim fotoğrafı da yeni gördüm… Belki daha öncesinde de benzerleri kullanılmıştır…

Nasrettin Hoca’nın fotoğrafının bir kumar enstrümanı ile yan yana kullanılması tek kelime ve en hafifi ile ayıptır! Hem de çok ayıp!

Nasrettin Hoca’nın, “Ya tutarsa!..” esprisini alıp, haram olan bir eyleme teşvik için kullanmak tam anlamıyla rezilliktir, kepazeliktir!

Fotoğrafı anlatayım size; kumar reklâm spotları ile çepeçevre kuşatılmış bir tanıtım afişi ve kocaman harflerle kumar tanıtım cümlesi… Bu yazının hemen altında Nasrettin Hoca’nın eşeğe ters binmiş temsili fotoğrafı ve balon içinde Hoca’nın elinde bir metin, şu sözünü okuyor: “Ya Tutarsa!” Hoca’nın fotoğrafının hemen altında da şu cümle: “Aradığın heyecan burada.”

Son derece şaşkınım; sahiden, bu durumu ülkemizde denetleyecek, kontrol edecek, süzgeçten geçirecek bir mekanizma neden yok!.."

Adnan Öksüz'ün yazısının tamamını okumak için tıklayınız..."

Diyanet Duyurular Sayfamız için TIKLAYINIZ

 

Diyanetliler Platformu  Grup sayfamıza katılmak için >>> TIKLAYINIZ

Dini Haberler Grup sayfamıza katılmak için >>> TIKLAYINIZ

 

İlginizi Çekebilir

Siz kazanacaksınız diye bizim davamız kaybetmeye mecbur mu?

Serdar Tuncer, yokluk yıllarında korunan değerlerin, varlık ve güçle birlikte aşındığını savunuyor. Helal kazanç, kul hakkı ve adalet vurgusuyla haksız zenginleşmeye sert eleştiriler yöneltiyor. Kişisel çıkarlar uğruna ortak mücadelenin ve toplumsal umudun zedelenmemesi çağrısında bulunuyor.

Türkiye’de insanlar dinle bağlarını koparıyor mu?

Yıldıray Oğur, Türkiye’de İnanç ve Dindarlık Araştırması isimli anketi değerlendirdiği yazısında “İnsanlar dinle bağlarını koparmıyor. Ama o bağı kendi hayatlarına göre yeniden kuruyorlar. Bu dinin çözülmesi değil, esnemesi.” diyor.

Bir çocuk bir elma ile gözlerini ve kalbini açar

Muhammed, kendi dünyasında yaşayan bir çocuk, bana “sevginin”, “açlıktan” daha büyük olabileceğini ve kurumuş bir elmanın bile dünyanın en büyük hediyesi olabileceğini öğretti.

Gazze'nin yıkıntıları arasında hayata yeniden başlamak

“Evden çıkarken ve eve girerken bir sürü molozun üzerinden tırmanmak zorunda kalıyoruz,” dedi. “Ama bu çadırlarda yaşamaktan daha iyi...

Ramazan'ı Gazze halkının örnekliğiyle yaşamak

Yaşar Değirmenci, geçtiğimiz sene Gazze'de Ramazan boyunca görev yapan Dr. Farhan Abdul Azeez'in verdiği bir röportajda, Gazzelilerin Allah'a olan bağlılıklarını ve bütün imkansızlıklara rağmen Ramazan'ı yaşama biçimlerinin örnekliğini aktarıyor.

Çocuk en iyi sevdiklerinden öğrenir...

Sefa Saygılı çocuk eğitiminde dikkat edilmesi gereken hususları vurgularken ebeveynlerin çocuklarıyla diyaloğunun önemini belirtiyor.

TÜM HABERLER