ASHAB-I KEHF ERLERİNE, HACI BEKTAŞİ VELİYE SELAMLAR!..
" Hamd tümüyle kuluna ilâhî mesajı indiren ve onda hiç bir çarpıklığa yer vermeyen Allah'a mahsustur." ( Kehf sûresi, âyet 1)
" Hiç bir kuşkuya yer olmayan" ilahi emirlerden istifade ederek, bu günkü konumuz olan Ashab-ı Kehf erleri ve Hünkar Hacı Bektaşi başlıklı yazıma başlamak istiyorum.
Hamdü sena olsun ki, Afşin bölgesi insanı olarak, Ashab-ı Kehf erlerinin İlçemizde bulunmasından ötürü , yüce Allah'a hamdediyor, yiğiit mağara gençlerine ve onların ruhaniyetleri için bu makama teşrif eden tüm müminleri selamlıyor, geçmişlerine ve gelecek nesillerine hayır duada bulunuyorum.
Böylesi bu yüce makamı kimler ziyaret etmemiş, ruhani alemlerinden kimler müstefid olmamıştır ki? Devlet erkanı, nice nice meşayihlar, ilim adamları ve Türk_İslam tarihine isimlerini yazdırmış iman erleri!..
İşte, böylesi kahramanlardan birisi de büyük mutasavvıf Hündar Hacı Bektaşi Veli hazretleridir. Hünkar Hacı Bektaşi Veli, doğduğu topraklar olan Orta Asya'da insanları kerametleri ile, İslamî yaşantısı ile nur efşan aydınlattığı gibi, her uğradığı yerde, şehir ve karyelerde örnek hayatı ile beşeriyete ışık olmuş, yol göstermiş, İslam'ın güzelliklerini sunmuş bir dehadır.
Hünkar Hacı Bektaşi veli, dersini, ilmini ve ilhamını büyük insan Hoca Ahmet Yesevi'den alarak Anadolu'ya yollanmış, kul olarak haccını eda ederek, Yesi'den sonra her uğramış olduğu Bağdat, Kerbela, Necef ziyaretlerinden sonra Medine'ye ulaşmış, Medine'de görülmesi,, gezilmesi gereken makamları ziyaret ederek, Mekke-i Mükerremeye hac için vasıl olmuştur.
Hac görevini ifa ettikten sonra, Suriye üzerinden Şam, Halep şehirlerini ziyaret edip, ilgili İslam erlerini makamlarını ziyaret ederek, oralarda " Erbain" yaparak, sonrasında Afşin topraklarına avdet etmiş ve Efsus Ashab-ı Kehf makamında kırk gün aziz misafir olarak yine " Erbain"yapmıştır.
Afşin Ashab-ı Kehf makamında kırk gün nefsini tezkiye ederek böylesi bir yüce yerin maneviyatından, ulviliğinden yararlanmıştır. Ashab-ı Kehf erlerinden manen yararlanarak, Kayseri İl'i üzerinden Hoca Ahmet Hazretlerini emirleri doğrultusunda eski adı olan Suluca Kara Höyük'e avdet ederek , oraya yerleşmiş, burada evlenerek, ömrü boyunca hakkı tebliğ etme görevini sürdürmüştür.
Hünkar'ın medfun bulunduğu topraklara heer gönül insanı akın etmiş, bu yüce makamda dar-ı bekaya ulaşmaayı talep etmişlerdir. Örneğin, Türkiye'nin tanınmış Afşin'li ozanı Mahzuni baba bile vasiyeti gereği bu makama defnedilmiştir. Allah, ozan Mahzuni'ye rahmet eylesin!..
Dolayısıyla, bu geleneği sürdürmek için kolları sıvayan Afşin'li Gönül Der üyelerini sevgi ve saygı ile selamlıyıor, hayri çalışmalarında güzel güzel icrayi faaliyette bulunmalarını, bu çalışmalarıda basına yansıtan Afşin Haber Merkezi müdürü Halil Demir kardeşimi canü gönülden kutluyorumu. Var olsunlar, sağ olsunlar!..
Demek ki, bu kutlu makama hizmet kat'iyyen aksamayacak, günden güne yorulma bilmeden aksamadan yoluna devam edecektir. Bu kutlu makama hizmet etmek kolay bir mes'ele değildir. Maddi ve manevi yorgunluk gerekiyor. Elhamdulillah, Hüseyin Bozkurt kardeş, Halil Demir bey gibi dostlarımız kollarıı sıvamışlar, yorgunluk nedir, bıkkınlık nedir bilmeden bu kutlu yolculuğa devam etmektedirler. Yüce Rabbim, sa'ylerini hayra tebdil eylesin!.
Ümid ederim ki, Şu ana kadar Ashab-ı Kehf makamına teşrif eden ilim, bilim ve devlet erkanı üzerinde durulurda, tanıtım amacıyla onlaın zeyaretlerinden milletimiz bilgi sahibi edilmiş olur. Söz konus makam kimler teşrif etmiş, kimler kitabe şeklinde bırakmış, Selçuklu, Osmanlı ve Dulkadiroğlu beylerin mesajlarındaan insanımızın bilgi sahibi edilmesi bir zorunluluktur.
Netice olarak;
" ( Aksine onu) dosdoğru ve dolambaçsız ( kıldı) ki, ( inkarcıları) kendi katından gelecek şiddetli bir cezayla uyarsın; yararlı ve erdemli davranan mü'minlere de kendilerini bekleyen güzel bir karşılığı müjdelesin." ( Kehf sûresi, âyet 2)
Dolayısıyla, Afşin Ashab-ı Kehf Gönül erlerine düşen bir çok görev bulunmaktadır. Örneğin, ülke genelinde yayın ayapan mahalli ve genel Tv. Yayınlarından istifa etmek suretiyle,. Afşin'a davet edilmeleri, enine boyuna gezdirilmeleri bilgili ve bilgin isanların görüşlerinden müstefid olunması bir zarurettir.
Tabii ki, tanıtım işlerini, tanıtma görevini Afşin Haber Merkezinin direktif ve yardımlarıyla yapılması daha evla, daha verimli olacaktır. Böylelikle, Afşin Ashab-ı Kehf makamı, istenen bilgiye, belgeye kavuşmuş olacak, yer yüzünde hiçde Ashab-ı Kehf'le her hangi bir ilintisi olmayan yerler, unutulup,. Zihinlerden silinip gidecektir.
Örneğin, Tarsus İlçesi ile, Ashab-ı Kehf makamının bir bağı, bir bağlantısı bulunmamaktaadır. Soruyorum, Dekyanus isimli kral, Afşin topraklarında yaşamış, bu yerleşim yerinde hüküm sürmüştür. Sormadan edemiyorum!.. Deekyanus isimli kralın ne ilgisi var Tarsus'la vesair yerlerle?..
Rabbimiz!.. Bu kutlu makamda yapılan ziyaretleri, ibadetleri kabul eylesin!.. Selam ve dua ile..
Şerafettin Özdemir


































Facebook Yorum
Yorum Yazın