A. Raif ÖZTÜRK

A. Raif ÖZTÜRK

Mail: araifozturk@hotmail.com

ÂSİ GENÇLİK hakkında, Beyin fırtınası

Son yılların en önemli problemlerinden birisi de, kendisine haksızlık yapıldığını zanneden kişilerin, sabır göstermeden, cezasını kendisi vermeye kalkışmasıdır. 

Basit gibi gözüken bu durum öyle çoğaldı ki, “Yan baktın”, “niçin bana korna çaldın”, “niçin yol vermedin”?Vb. gayet basit sebeplerle, tartışmalar, kavgalar, bıçaklanmalar, hatta cinayetler işlenir oldu. 

Okullarda “akran zorbalıkları”, hatta ‘aşırı yaramazları sadece ikaz eden’ öğretmenlerin, öldüresiye dövülmeleri de çoğaldı. Bu davranış öğretmenleri PASİF, çocukları ÂSÎ yapıyor.

Oysa önceleri eğitim kurumlarına gönderilen evlâtlar için,“eti senin, kemiği benim” denilerek, ciddi ve sağlıklı eğitim almaları sağlanıyorken, bugün veliler “niçin çocuğumu azarladın” diye tehditler savuruyor veya dövüyorlar.

ÜSTELİK bir asra yakın sürdürüle gelen ârızalı Milli Eğitim Müfredâtından tutunuz da, bu ârızalı eğitimlerle yetiştirilen(!) öğretmenler, öğretim üyeleri, okul yöneticileri ve velîler de en az o çocuklar ve veliler kadar suçludurlar.  

Ayrıca, Allah inancından ve Ebedî Âhiret hayatından, Din ve îmandan yoksun bırakılan mâsum nesiller; Polisin, Jandarmanın vs. görmediği yerlerde, kanun boşluklarından da faydalanarak, kendi menfâatine olan her isyânı, gâyet normal zannedip işliyorlar.

  • Dindar, Îmanlı ve Ahlâklı âileler tarafından eğitilen çocuklar, bırakın isyânı ve saldırganlığı, sinek ürkütmeye bile kıyamazlar. 

Oysa bir asırdan beri gençliğe, sadece Din, Îman ve Ahlâk yoksunu eğitim değil; özellikle ALLAH’IN VARLIĞINI ÖRT-BAS edici eğitimler verildiği ap-açık ortadadır. 

Yüce Rabbimizin Varlığını gösteren icraatlar; “TABİAT ANA yapıyor, KENDİ KENDİNE oluyor veya TESADÜFEN oluyor” vs. dayatmalarla, körpe zihinler zehirleniyor.

Ap-açık GERÇEKLER yerine, sadece varsayım ve şahsî yorumdan ibaret olanDarwin TEORİLERİ vs, bir asırdan beri okutuluyor. Körpe zihinler de, öğretmenlerine inanmaya eğilimli oldukları için bu sinsi tuzaklara kolayca düşürülüyorlar. OYSA Yüce Rabbimizin Varlığı, sadece tek bir MEYVEYLE bile ispat ediliyor.

Peki, Yüce Rabbimizin Varlığını, sadece tek bir MEYVE ile nasıl ispat ediliyor?

CEVAP: En basitinden KİRAZ meyvesini ele alalım.

  1. Kış mevsiminde tamamen suyu çekilmiş olan o kiraz ağacı, İlkbahar mevsiminde, hangi pompa ile 20-30 metre yüksekteki dalların uçlarına kadar su pompalanıyor? Okullarda dayatılan ‘OZMOS prensibi’ çürütülmüştür. Çünkü ‘OZMOS prensibinin’su iletilme gücü, en çok 3-5 santimdir... 
  2. Kiraz ağacının DAL uçlarına, mûcizelerle iletilen o suyun; Kiraz terkibine uygun minerallerin seçimini, o akılsız, şuursuz KÖKLER mi yapıyor? Hâşâ…
  3. O DALLARDAKİ incecik deliklerden çıkan o mineralli su; imza yerine geçen kiraz YAPRAĞINI, kalıpsız olarak nasıl dokuyabiliyor? 
  4. DAL UÇLARINDAKİ incecik deliklerden sızdırılan o mineralli su; yine imza yerine geçen KİRAZ ÇİÇEĞİ şeklini ve renklendirmesini nasıl yapabiliyor?
  5. Aynı mineralli su; nasıl oluyor da önce incecik KİRAZ SAPINI KALIPSIZ inşâ edebiliyor? 
  6. Aynı mineralli su; nasıl oluyor da incecik kiraz sapının ucuna, kalıpsız olarak Kiraz MEYVESİ yapmayı becerebiliyor? 
  7. Aynı mineralli su; nasıl oluyor da kirazın neslinin devamı için, bir ÇEKİRDEK üretiyor?
  8. Aynı mineralli su; nasıl oluyor da kirazın RENGİNİ ve LEZZETİNİ ihmal etmiyor? 
  9. Aynı mineralli su, nasıl oluyor da sadece KİRAZI değil; 400 000’den çok çeşitli TÜM meyveleri, farklı RENKLERİYLE, LEZZETLERİYLE, ŞEKİLLERİYLE hatta özel KOKULARIYLA, birbirine karıştırmadan nasıl inşâ edebiliyor?
  10.  Aynı mineralli su, nasıl oluyor da; insanların AĞIZ ve DAMAK TATLARINI, hatta ‘mevsimlerdeki ihtiyaca göre mineral, VİTAMİN, hatta GIDA ihtiyaçlarına göre’ meyveler inşâ edebiliyor?..

Acaba bütün bu güzellikleri, mûcizevî üstün sanat becerilerini ve insanların ihtiyaçlarına göre inşâ edilmesini;o akılsız, şuursuz, merhametsiz, ilimsiz olan SU mu veya o ağaç, yani ODUN MU düşünüp yapıyor?..

  • LÜTFEN ÇOK CİDDİ DÜŞÜNÜNÜZ: 

Sınıfa girdiğinizde tahtada bir KİRAZ yazısı görseniz; öğretmeniniz size, “bu yazı KENDİ KENDİNE YAZILMIŞ veya TESADÜFEN OLMUŞ” dese, tek bir kişi bu saçmalığa inanabilir mi?.. 

Bir “KİRAZ” yazısı bile kendi kendine veya tesadüfen olmuyorsa; GERÇEK KİRAZ, kirazın AĞACI, YAPRAĞI, ÇİÇEĞİ, MEYVESİ ve ÇEKİRDEĞİ hiç TESADÜFEN olabilir mi?..

Nasıl oluyor da bütün bu icraatları ve güzellikleri, O ODUNA verenlere inanılabiliyor?..

  • Maalesef okullarımızda, masum zihinler böyle zehirleniyor.

Şimdi, YÜZBİNLERCE meyve çeşitlerini ve yüzbinlerce SEBZE çeşitlerini, bu GERÇEKLER IŞIĞINDA düşününüz? 

  • Gerçekleri hiç gizlemeden, olaylar OKULLARIMIZDA böyle anlatılırsa; acaba tek bir DEİST ve ATEİST yetişir mi? ..Saygı ve muhabbetlerimle…

Facebook Yorum

Yorum Yazın