Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

Mail: kursadalperen@live.nl

ANLAŞILMAZ BİR KİTAP GÖNDERMİŞ OLABİLİR Mİ?.."

BİZ İNSANLAR ANLAŞILMAK İÇİN KONUŞUYORKEN; ALLAH KULLARINA ANLAŞILMAZ BİR KİTAP GÖNDERMİŞ OLABİLİR Mİ?.."

" Ve doğrusu Biz Âdem'e, her şeyden önce, talimatımıza ( uygun bir fıtrat) nakşetmiştik; fakat o buna yabancılaştı; dolayısıyla Biz onu bu hususta kararlılık sahibi bulmadık. "

Burada tüm insanları içine alan bir fıtrat sözleşmesinin dile getirildiği hatırlanmalıdır: " Onlar ki Allah'a verdikleri söze sadâkat gösterirler ve fıtrat sözleşmelerini ihlal etmezler. " ( 13: 20)

Malum olduğu üzere, aziz Kur'an, okunmak, anlaşılmak ve emirleri yaşanmak üzere gönderilmiş bir kitabı mucizedir. Buradan anlıyoruz ki, Kur'an, sadece anlaşılmadan okunsun, kıraatı dinlenilsin, dinleyenlerde sadece savtından , güzel okunmasından müstefid olsunlar diye gönderilmiş bir kitap değildir.

Tabii ki, güzel sesli kariler, Kur'an'ı güzel güzel okumalı, dinleyenlerde hem sesten, hemde emirlerinden istifade ederek, ne buyurulduğu, ne içerdiği toplum ve tüm insanlar nezdinde farkına varılmalıdır. Maalesef,

Ne acıdır ki, aziz Kur'an nesneleştirilmiştir. Bu hususta dört aşamada meydana gelmiştir. Birincisi, anlam üretilmeyince tüketildi. İkincisi, tüketilen anlamdan doğan açık form yüceltilerek kapatıldı. Üçüncüsü, yüceltilen form anlamanın konusu olmaktan çıkıp nesneleşti. Dördüncüsü, nesneleşen forma ise " mukkaddes ölü metin" muamelesi yapıldı.

Bu sözlerimizi teyiden anlıyoruz ve müşahade ediyoruz ki, örneğin her yıl Ramazan günlerinde savta verilen değer, anlamına verilmeden okunup gitmektedir. Seçilen güzel sesli hafızın Kur'an'ı kıraatı, okuması, savtı, mahreci hurufatı ne ve nasıl çıkardığı seçilen heyet tarafıından değerlendirilmekte ve puanlar, altınlar verilerek aferin alınmaktadır.

Oysa, aziz Kur'an'ın kıraatından önce anlamı, anlaşılması üzerinde durulmuş olsaydı, sanırım daha fazla ehemmi mühim olacak, insanlar bu proğramlardan hakkıyla istifade etmiş olacaklardı. Ama, olmadı, olmuyor gibi gözüküyor.

Kitleler şimdilik uyutulmaktadır. Güzel, bir an için değer ve aferin almakta ve bu aferinler sürekli olmamaktadır. Okuma bittiken sonra unutulmakta,, insanlar, yine eski havasında, keyiflerinde alışkanlıklarını devam ettirip gitmektedir.

Yani, Kur'ani emirlerden toplum olarak, millet olarak istifade etmek istiyoruz. Sokaktaki ayyaşlık, kahvelerde kumar alışkanlığı, meyhanelerde görülen rezilce hayat dursun, insanlar yaşamlarına bir çeki düzen vererek kendilerine gelmiş olsunlar!..

Maalesef, sanki sihirli bir el, görünmez bir plan bu isteğimizin önünü kapatmakta, Kur'an okunsun, sese değer verilsin ama, anlamına değer verilmesin, emirleri yaşanmasın gibi bir davranış içersindeyiz!..

Halbu ki, bundan kırk yıl önceki, elli yıl önceki Radyodan Kur'an okuma, kısıtlı kısıtlı şekilde yapılan proğramlar gerilerde kalmıştır. Şimdilerde, rahat ve rehavet içersinde Kur'an proğramları, konuşmaları yapılmaktadır. Heyet, bu durumu neden göz ardı etmekte, neden eski özentileri terk edemiyoruz?

Arzetmeye çalıştığımız, çalışmakta olduğumuz husus,aziz Kur'an'ı duvar süsü olmaktan kurtarıp, güncel hayata indirgenmesi, sürekli okunması, okunup değerlendirilmesi mevzu bahistir. Korkmayalım, bu yüce kitap Kur'an okundukça, emirleri yaşandıkca daha çok değer kazanacak, işte o zaman toplumları, fertleri Kur'an çarpmayacaktır.

Netice olarak;

" Gerçek hakimiyet o gün, rahmetin kaynağı olan ( Allah'a) ait olacak : ve zaten o ( gün) inkar edenler için çok zor bir gün olacak." ( Furkân sûresi, âyet 26)

" Örtmek, kapatmak" anlamındaki kufr'den kurtulmak için Kur'an'ın okunması, anlaşılması ve emirlerinin yaşanması hususunda daha dikkatli olmak zorundayız.

Çünkü, aziz Kur'an anlaşılmak için nazil olmuş bir kitaptır.Onu yükseklerden indirelim. Her an ,her konuştuğmuz gibi Kur'an toplum bünyesinde yerini almalı, tüm hayata, hayatlara hakim olmalıdır.

Kur'an; yaşantımızın tamamına hakim olmalıdır. Ana rahminden tutunda, bebeklik çağımıza, çocukluk, gençliik ve yaşlılık
dönemlerimize bile hakkıyla hakim olmalıdır.

İnsanlığıın, insanlarımızını sığınacakları tek kapı, tek kurtuluş menbaı aziz Kur'an olmalıdır. Onun yüce emirlerinin hayata hakim olması için gereğini yapmalı ve önümüzde duran engelleri ortadan kaldırmalıyız!.. Selam ve dua ile..

Şerafettin Özdemir

Facebook Yorum

Yorum Yazın