Bayramın Gerçek Anlamı: Kardeş Olabilmek
Her milletin kendine özgü millî ve dinî bayramları vardır. Bu bayramların her biri, o milletin kültüründe ve medeniyetinde önemli bir yere sahiptir. Nasıl Kurban Bayramı’nı anlayabilmek için kurbanın anlamını kavramak gerekiyorsa, Ramazan Bayramı’nı anlayabilmek için de Kur’an’ı ve orucu anlamak gerekir.
Kurban Bayramı’nda, İslam’a aykırı bilgi, duygu ve düşüncelerimizi kurban çukuruna gömdüğümüz gibi; Ramazan Bayramı’nda da Kur’an’a aykırı olan tüm kötü alışkanlıklarımızı, kırgınlıklarımızı ve yanlış eğilimlerimizi geride bırakmalıyız. Bayram, sadece sevinç değil; aynı zamanda arınma ve yenilenme zamanıdır.
Ne var ki son yıllarda bayram sevincini doyasıya yaşayabildiğimizi söylemek zor. Dünyanın birçok yerinde yaşanan acılar ve huzursuzluklar, bayram sevincimizi gölgeliyor. Özellikle Filistin’de ve Gazze’de yaşanan dramlar Müslümanların yüreğini derinden yaralıyor. Böyle bir ortamda bayramı gerçek anlamıyla yaşayabilmek için sadece kendi mutluluğumuzu değil, mazlumların derdini de yüreğimizde hissetmemiz gerekir.
Gerçek bayram; dertlilerin derdiyle dertlenmek, mahzun gönüllere umut olabilmektir. Bayramların en güzel yönlerinden biri de bireysel sevinçleri ortak sevince dönüştürmesidir. Bu da ancak paylaşmakla mümkün olur. Geliniz bu bayramda önce gönüllerimizi, sevgimizi ve muhabbetimizi; sonra da Yüce Allah’ın bize ihsan ettiği nimetleri kardeşlerimizle paylaşalım.
Madem ki müminler kardeştir, öyleyse kardeşler arasında uzun süreli dargınlık olmamalıdır. Eğer Ramazan ayında kazandığımız sabır, merhamet ve kardeşlik duyguları kırgınlıkları ortadan kaldıramıyorsa, o zaman ibadetlerimizin ruhunu yeniden düşünmemiz gerekir. Çünkü ibadetler yalnızca şekilden ibaret değil; kalpleri arındıran ve insanları birbirine yaklaştıran manevi bir eğitimdir.
Peygamber Efendimizin rivayet edilen bir hadisinde bayram gününün müminler için bir mükâfat günü olduğu ifade edilir. Müminler Ramazan boyunca tuttukları oruçların, yaptıkları ibadetlerin ve gösterdikleri sabrın sevincini bayramda yaşarlar.
Öyleyse geliniz; aynı kitaba inanan, aynı kıbleye yönelen ve aynı Peygamberin ümmeti olmakla şeref duyan Müslümanlar olarak birlik ve kardeşliğimizi güçlendirelim. Bizi ayrıştırmak isteyenlere fırsat vermeyelim.
Bayram; anne-babalarımızı ziyaret etmek, ailemizle ve akrabalarımızla kucaklaşmak, çocukların yüzünü güldürmek, dargın gönülleri barıştırmak için en güzel fırsattır. Gelin bu bayram sadece kendimiz için değil, bayram sevinci yaşayamayanlar için de bir umut olalım.
Unutmayalım ki bizim bayramlarımız ibadet, dua, paylaşma ve kardeşlik günleridir. Aynı safta omuz omuza durduğumuz, aynı inancın bilinciyle kalplerimizi birleştirdiğimiz günlerdir.
Bu duygu ve düşüncelerle Ramazan Bayramı’nın ülkemize, milletimize, İslam âlemine ve bütün insanlığa huzur ve mutluluk getirmesini Yüce Allah’tan niyaz ediyor, tüm okuyucuların bayramını en içten dileklerimle kutluyorum.
Fahri SAĞLIK / Emekli Müftü


































Facebook Yorum
Yorum Yazın