DEDEM ZOR AHMET'İN YEMEN'E GİDİŞİ!..
Yemen denildiği zaman hemen aklıma, Yemen çöllerine asker olarak gidipte bir daha sılaya dönmeyen dedem Zor Ahmet gelmektedir!..
Tıpkı , Zor Ahmet dedem gibi, 400 bin kahramanın Yemen'e gidipte bir daha sılaya dönmediği bilinen, yaşanan bir vakıadır!.. Söz konusu dört bin yiğidin ailesi, çoluk ve çocukları mağduru yaşamış insanlardır!.
Söz konusu yiğitler, kendi canlarını heba ettikleri gibi, sılaya hasret, malına, mülküne , köyüne, aşiretine, akrabasına hasret olarak gurbette şehid olarak dar-ı bekaya yürümüşlerdir.
Ne mezarları belli, ne gömüldükleri alan belli değildir. Tamamı, acı gurbetin hışmına uğramış, vatanda eşlerini, yavuklularını, çor ve çocuklarını bırakmış insanlardır. Örneğin,
Dedem rahmetli zor Ahmet'te böylesi sefil bir hayatın, acının, gurbete yollanmanın acısını, ızdırabını yaşamış bir vatan cüdadır. Köyünde bıraktığı bağı, bahçesi, tüm arazileri, sadece bir emlak vergisi sebebiyle ellerinden alınmış insanlardır.
Hanımı, Zor Ahmet dedemin ölümünü müteakip başka biriyle evlenmiş, geride kalan üç oğul ve iki kız çocuğuda sefilleri yaşayarak derdeber, ekmeksiz, aşsız olarak yaşama tutunmuşlardır.
Sözün burasında, sormadan edemiyorum!.. Kos koca bir ailenin dağıılışını, tarümar edilişini soran bir yetkili, bir mercii olmuş mudur acaba?.. Hayır!.. Hayır!.. Hiç bir yetkili merciden böylesi bir davranış sadır olmamış, soran, sorgulayan kimsede çıkmamıştır!..
Günümüz dünyasında, gerek Yemen'de, gerekse Çanakkale'de ve sair yerlerde şehid düşenlerin kimlikleri araştırılıp sorulmakta ve bir şehitlik beratı ile taltiif edilmektedir.
Onun içindir ki, nüfus kayıtları ortada iken, Yemen diyarında şehid olduğu bilinir iken, köyüne dedemdem kalma, bir çift potin,bir de fes gönderilmiş iken, neden ve niçin Devlet erkanı bu ailenin acısını paylaşmamış, çekmiş oldukları sefaleti görmezden gelmişlerdir?
Aslında, tüm Yemen şehitleri sorulmalı, bir bir bilinmeli idi!.. Bir ağıtla, bir türküyle yetinilmemeli idi!.." Burası Hoştur, yolu yokuştur, giden gelmiyor acep ne iştir?" Sorusunun cevabı bir bir verilmeli değil miydi?
Şehid dedemden geriye kalan hanım ve çocuklarını teselli etmek bakımından bir çağrılsaydı, bir hal ve hatırları sorularak ellerine bir şehidlik beratı verilemez miydi?
Bendeniz, bu mes'eleyi bir kere daha dillendirmiş oldum. Afşin Nüfus Müdürlüğündeki yazıları, belgeleri, bilgileri yetkili mercilere duyurmuş olmama rağmen, maalesef, kim kime, dum duma duymuş oldu!.. Ne soran oldu, ne ilgilenen, ne Milli savunma Bakanlığından, nede mahalli yetkililerden bir ihbar almış değiliz!..
Dilerim ki, söz konusu bu olay, zikredilen bu yazım üzerine cevaplandırılmış olur!.. Dolayısıyla, bu yazım bir ihbar, bir istek mahiyetindedir. İlgili kurum ve kuruluşlar mes'eleye el atarda geride kalmış bulunan şehid torunlarını tanımış olurlar!..
Netice olarak;
Tüm şehidlerimiz, bu millet için, bu topraklar için, bu devletin, bu milletin şan ve şerefi için canlarından, tenlerinden vaz geçmiş insanlardır!..
Denilse ki, yine bu fedakârlığı istenirse yapar mısınız? Tabii ki, söz vatan olunca, yine yaparız, yine yollara düşerek. " Burası Muş'tur, yolu yokuştur, giden gelmiyor, acep iştir?" türküsünü söyleyerek candan, tenden, evladı iyaldan vaz geçeriz!.. Yeter ki " Vatan sağ olsun" deriz,
Tabii ki, ricali devlette, bu sözleri söyleyenleri unutmaması lazımdır!.. Yetimleri, öksüzlerii, avradı iyali küstürmemek gerekir. Son sözer olarak, Yemen şehidi dedeme rahmet diler, tüm şehidlerin makamlarının cenneti âlâ olmasını niyaz ederim!.. Selam ve dua ile..
Şerafettin Özdemir

































Facebook Yorum
Yorum Yazın