EHLEN VE SEHLEN MUSA UZUNKAYA HOCAM!..
Musa hocamız, bendenizden önce Hollanda Diyanet Vakfı Venlo Tevhid camiinde görev yapmış, tanınmış,. Hizmetleri ile , vaazları ile, kendisini sevdirmiş, alkışlatmış ve aranan bir din gönüllüsü olmuş hoca efendidir!..
Derin ilmi ile amil,İslam'ı bihakkın yaşamış ve yaşanmasını arzu etmiş, iki devrede Millet vekilliği yapmış bir parlamenter din adamımızdır!..
Kürsünün hakkını vermek, pervasızca ayet ve hadisi nakletme kolay bir iş değildir. Ama, Musa hocamız, bu evsafta bir din adamıdır. Bildiklerini çekinmeden, ürkmeden millete yansıtmış., bu vesile ile, millet gönlünde, kalbinde ve kafasında yer edinmiş bir alimdir..
Feraiz ilmine vukufiyeti, kolay bir iş değildir. Çünkü, bu ilim dalı Musa hocanın şahsında, dilinde, gönlünde, kalbinde millete sunulmuş olması sebebiyledir ki, halende ismi geçtiği zaman, anılıdığı vakit dua alan, alkışlanan bir muhterem insandır!..
Sağ olsunlar, var olsunlar, 1993 veya 1994 yılı idi.. Merhum Hacı Osman Gonca ile ziyaretime geldiler Arafat'ta tanışmış ve kendisini tanımış oldum. O yüce makamın verdiği heyecan dolu anlar, halen belleğimdedir, unutamam, unutmam ğayri kaabildir.
Binaenaleyh, meslekdaşı olarak benim hoca efendiyi medhü sena etmem abesle iştigal olacaktır. Onu tanımak, sohbetinde bulunmak için Ankara'da yaşamış olduğıu mıntıkanın camiine ziyaretine gitmek, onun ilminden, irfanından ve bilgisinden müstefid olmak lazımdır...
Zaten hocamız, bu dinçliğini, genç kalmasına ilmine, alim olmasına borçludur. Herkes gibi, her emekli insan gibi bir köşeye çekilip, istirahat edeyim, dinleneyim, emekliliğin vermiş olduğu rahat ve revaheti dinlenerek, uyuyarak. Istirahatla geçireyim durumunda değildir.
Yaşı yetmiş altı civarına olmasıına rağmen yerinde durmayan, davet edildiği yere giden, konuşan, hakkı ve hakikati anlatan bir zatı muhteremdir. Zaman zaman Hollanda ülkesine gelen, eski caminin alımında, açılmasında büyük sayü gayreti olduğu gibi, Venlo yeni caminin ibadete açılmasında da büyük gayret ve fedakarlığı olmuştur. Sağ olsun, var olsun, Allah'ım kendisinden razı olsun!..
Musa hocanın, Müftülük dönemini bilenler bilir, bizim yurt dışı görevi ve hizmetini bildiğimiz gibi.. Ah keşke!.. Bizlerde, tüm gönüldaşlarımızda Musa hoca efendi gibi gayretli, cevval ve hak uğruna koşmayı, prensip edinmiş olsaydık!..
Hoca efendi en son Hollanda Venlo camiine geldiği zaman, hasbelkader bu yazıyı yazacağımı kendisine iletmiş, müsaadesini almıştım..
Sizleri temin ederim ki, Diyanet İşleri Başkanlığının diin hizmetleri ehemmi mühim bir görevdir. Bizim insanlarımız din görevlisine sevdalı, takip eden olduğu gibi, Hollanda insanları da bu kutlu hizmetten nasiplenmek istiyor, bölge ve şehir din görevlisi ile karşılaştığı zaman farklı bir tavır takınmaktadırlar.
Hollanda Boxtel camiinde beş yıl falan görev yapmış oldum!.. Pakistan'lı öğrencilere bile hem arapça hemde Türk dilini öğrettim.. Halen o çocukların babaları beni unutmazlar, bayramlarda, seyranlarda beni ararlar, bayramlaşır, selamlaşırız..
Kilise papazı Cees isimli adam, her hafta cuma günleri uzun uzadıya sohbet eder, Papaz Cess'e Hz. İsa'yi Kur'ani açıdan anlatır, camii başkanı gayretli insan Ramazan Atalay beyde bu durumdan hoşnud olur, bu proğramların aksamamasını isterdi. Bu sebeple,
Musa Uzunkaya gibi bilgin insanlara acil ihtiyaç bulunmaktadır. Örneğin, hali hazır Venlo hocamızın haftalık cuma vaaazlarına alıştık. Başka yerlerde verilen vaazlardan tatmin olmamaktayım. Salih hocama, başarılar diliyorum..
Malumdur ki, camii kürsüleri, minber ve mihrabları layık zatların uhdesinde olmalıdır. Olmadır ki, insanlar, hikaye yerine, boş laf kalabalığı yerine aziz Kur'an'la buluşsun, bilişsin ve hayatlarını bu anlatılanlara göre dizayn etsinler..
Netice olarak;
Musa Uzunkaya hocamızı içtenlikle alkışlıyor, uzun ömürler diliyor, daha faydalı, verimli hizmetler sunmasını temenni ediyorum. Tabii ki, Diyanet İşleri Başkanlığımız, Yurt Dışı Din Hizmetlerini dikkatli seçimler yaparak, faydalı hizmetler sunabilir.
Aksi durumda ise, emekler boşa gider, yıllar boş yere tüketilmiş olur. Hocanın, Arapçaya vukufiyeti, kültürlü, yabancı dil bilmesi zorunludur..
Yani, sözün özü şudur: Hoca efendi, bir nevi ayaklı kütüphane olmak zorundadır. İslam tarihini, Türk tarihini sanki yaşıyormuş gibi bilmelidir.
İşte, yukarı satırlarda da anlatıldığı gibi, Musa Uzunkaya hocamız , bir kürsü insanıdır. Yaşının ilerlemiş olmasına bakmayın, halen din, iman, ahlak ve edep talimi için yorulma bilmeden ileri doğru koşmaktadır. Hemde her dalda!.. Kur'an, Hadis, tarihi meseller ve şiir alanında...Bu vesile ile, kendisine Rabbimden hayri ömürler, sağlıklı, sıhhatlı yıllar temenni ediyor. Saygı ve selamlarımı sunuyorum.. Selam ve dua ile...l
Şerafettin Özdemir


































Facebook Yorum
Yorum Yazın