Hacda dikkat edilmesi gereken bazı hususlar
Gönül dünyamızın imarı ve günahlardan arınmak için bizlere eşsiz fırsat ve imkân sunan, hasret ve özlemle beklediğimiz hac ibadetini rahat, kolay ve eksiksiz bir şekilde yerine getirebilmek ve en iyi şekilde değerlendirebilmek için şu hususlara riayet edilmesi önemlidir.
Hacıların Mescid-i Haram’da ve Mescid-i Nebevî’de kendi aralarında fazla konuştukları ( sohbete daldıkları ) görülmektedir. Hacılar bunun yerine zamanlarını kaza namazı, nafile namaz, dua, zikir, tövbe, istiğfar, tefekkür, nafile tavaf ve Kur’an-ı Kerim okuma gibi amellerle değerlendirmelidir. Mescid-i Haram’a ve Mescid-i Nebevî’ye girildiğinde, kerahet vakti değilse, iki rekât Tahiyyetü’l-Mescid adı verilen “Mescidi Selamlama” namazı kılınmalıdır; bu sünnettir. Farz namazlardan sonra kılınan cenaze namazlarını kılmayı ihmal etmemelidirler.
Hacılarımızın Cuma namazından sonra, Mescid-i Haram’da ve Mescid-i Nebevî’de dahi Zuhr-i âhir namazı kıldıkları görülmektedir. Bunun yerine nafile veya kaza namazı kılmaları daha uygundur. Hanım hacılar, Kâbe’de mümkün mertebe hanımların namaz kıldığı yerleri kullanmalıdırlar. Yapılan ibadetler ve tavaflar başkalarına anlatılmamalı, riyadan, gösterişten sakınılmalıdır. Defalarca umre yapmaktansa, çokça nafile tavaf yapmak tercih edilmelidir. Farz namazlar otel veya otele yakın herhangi bir mescit yerine, çok daha sevap olduğu için Mescid-i Haram’da ve Mescid-i Nebevî’de kılınmalıdır. Hacılar, mescitte yer bulunmaması ihtimaline karşı yanlarında, üzerinde namaz kılabilecekleri bir seccade taşımalıdır.
Haccın her şeyden önce bir sabır eğitimi olduğunun bilinciyle hareket edilmeli, şartlar ne olursa olsun kimseye kızılmamalı, kimseyi kırmamalı, haklı olunsa dahi sabredilmelidir. Hacı, Kur’an’ın ifadesiyle “öfkesini yutmalı” dır.
İslam ahlakına yaraşır davranışlar sergilenmeli, kaba, sert ve kibirli tavırlardan sakınılmalıdır. Hem bir Müslüman olarak hem de mensup olduğumuz milletin bir ferdi olarak olumsuz bir imaj bırakmaktan sakınılmalıdır. Tüm Müslümanlara karşı anlayışlı olunmalı, görülen her türlü olumsuz davranışa müdahale edilmeyerek, soğukkanlı, sabırlı ve hoşgörülü davranılmalıdır.
Birlikte yaşamanın gereği olan saygı, sevgi, nezaket ve temizlik gibi âdâb-ı muaşeret kurallarına riayet edilmelidir. Haccın, İslam kardeşliğinin en fazla kendini göstermesi gereken yerlerden biri olması nedeniyle olabildiğince diğer Müslümanlarla selamlaşma, iletişim kurma ve kaynaşma cihetine gidilmeli, onlara karşı hoşgörülü, anlayışlı, güler yüzlü olunmalıdır. Zira “Müslüman’ın kardeşine tebessümü bile sadakadır.”
Hacda başkalarını hakir görme, küçümseme, ayıplama, arkasından konuşarak küçük düşürme gibi hatalı tavırlardan şiddetle sakınılmalıdır. Çünkü “Mümin kardeşini hakir görmesi, günah olarak kişiye yeter”. Diğer Müslümanları tenkitle meşgul olmak yerine kişi, kendi eksikliklerini ve kusurlarını telafi imkânlarına yoğunlaşmalıdır. Hacda olumlu düşünmeye, uyum göstermeye ve uyumlu hareket etmeye özen gösterilmelidir. Diğer hacılar hakkında hüsnü zan sahibi olunmalı, suizandan kesinlikle sakınılmalıdır.
Hac gibi zorlu bir süreçte, kul haklarına riayete ayrı bir özen gösterilmelidir. İnsanlarla eşitlenilmesi, farkların ortadan kaldırılması, kul olmanın öncelenmesi gereken bir ortamda kişinin kendi için birtakım ayrıcalıklar araması haccın ruhuyla bağdaşmaz. Hac süresince, îsâr (başkalarını kendisine tercih) erdemine özellikle önem verilmelidir. Bencil davranışlardan sakınılmalı, diğer hacılara öncelik verilip yardımcı olunmalıdır. Hacı, kendisi için istediğini başkası için de istemeli, kendisi için arzulamadığını başkaları için de arzulamamalıdır. Küçüklere sevgi, büyüklere saygı gösterilmeli; yaşlı, özürlü, hasta ve yardıma muhtaçların yardımına koşulmalıdır. Arafat’ta kumdan öbekler yapmak; oraya mektup veya çocuk çamaşırı bırakmak, oradan deve dili getirmek; mübarek olduğu zannıyla oralardan taş toprak almak gibi İslam inancına ters düşen bazı hurafelere kesinlikle yelten ilmemelidir. Mübarek beldelerde bulunduğumuz bilinci içerisinde hareket edilmeli; her türlü olumsuz söz, tavır ve davranışlardan kaçınılmalıdır. Hacıların otellerde aynı anda yemek yeme arzuları nedeniyle izdiham ve gereksiz tartışmalar yaşandığından çok acele edilmemeli, yemek saatinden bir müddet sonra yemekhaneye inilmelidir. Asansörlere binişlerde acele edilmemeli, sabırla hareket edilmeli, kimse incitilmemelidir. Uçak veya servis otobüslerine biniş ve inişlerde acele etmemeli, görevlilerin uyarılarına dikkat edilmelidir. Özellikle Mescid-i Haram’da namaz çıkışlarında meydana gelen ve servis araçlarında yaşanan izdihama maruz kalmamak için Harem’de bir müddet daha ibadetle meşgul olunmalıdır. Otellerde verilen yiyecek ve içeceklerden ihtiyaç kadar alınmalı, israftan kaçınılmalıdır.
Hac kimlik kartı, otel ve kafile görevlilerinin irtibat bilgileri sürekli yanında bulundurulmalıdır. Herhangi bir olumsuzlukla karşılaşmamak için yalnız hareket etmekten kaçınılmalı, mümkün mertebe grupla hareket edilmelidir. Kafile görevlilerinin talimatları ve rehberliği doğrultusunda hareket edilmelidir.
Temizlik imanın gereğidir. Bu nedenle ortak kullanım alanları temiz tutulmalı, kirletilmemelidir. Yediklerine dikkat etmeli, güneş, klima ve hava akımına karşı sağlığını korumalıdır. Hem sağlık hem de israf açısından zararlı olan sigara alışkanlığına, bu mukaddes iklimde son verilebilir. (İhram içerisinde dahi sigara içilmesi, ihram yasaklarının yeterince anlaşılmadığının göstergesidir.) Özellikle yaşlı, kilolu, tansiyon hastası, kalp ve solunum yetersizliği olan hacılarımız, hayli yüksek olan ve yorucu bir tırmanışı gerektiren Hira ve Sevr mağaralarına kesinlikle çıkmamalıdır.
Özel ilaç kullananlar veya hastalıkları için özel ilgi gerekenler, bu durumlarını arkadaşlarına ve ilgililere mutlaka bildirmelidir. Dışarıdan alınan yiyecek ve içeceklere dikkat edilmeli; hijyen ve sağlık kurallarına uygun olmayan gıdaları tüketmekten kaçınılmalıdır. Sağlığımıza dikkat etmeli; güneş çarpması, klima dokunması gibi sağlığa zarar verecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır.
Arafat’ta geçirilen süre çok iyi değerlendirilmeli, “Hac Arafat’tır ” sözünün hikmetleri düşünülmeli, takva elbisesi hiç çıkarılmamalıdır. Müzdelife, Mina, Cemerat ve Şeytan taşlama ritüellerinin hikmetleri kavranmaya çalışılmalıdır. Yapılan tavaflar Ziyaret Tavafı eğitimi olarak değerlendirilip bu tavaf arı bir özen, dikkat ve ihlasla eda edilmeli, say coşku ile yapılmalı, tıraş olup ihramdan çıkılarak uygun bir yerde iki rekât şükür namazı kılınmalıdır.
Fahri SAĞLIK
Emekli Müftü


































Facebook Yorum
Yorum Yazın