KURBAN KESMEDE NİYETİN ÖNEMİ!..
" Onların ne etleri, ne de kanları Allah'a ulaşmaz; Fakat sizin takvanız ( yani Allah'a olan samimi saygınız) O'na ulaşır. Allah, onları bu şekilde size boyun eğdirdi ki, size ( onları emriniz altına alma) yol'unu gösterdiği için Allah'ın büyüklüğünü haykırasınız. Yaptıkları işleri, güzel yapanları ve iyilikte bulunanları müjdele." ( Hacc sûresi, âyet 37)
Hamdü sena olsun ki, yine bir Kurban kesme günlerine yani Bayrama yaklaşmış bulunuyoruz.. Mübarek Kurban bayram günlerini, hali vakti yerinde olanlar beklediği gibi, maddi durumu müsait olmayan fakir, fukara insanlarımızda bu mübarek günü beklemektedir.
Hacda fakir insanlar, sair ülkelerde gariban, maddi güçleri yetersiz kimseler bu muhteşem günü dört gözle, arzu ve iştiyakla beklemektedir.
Keseceğimiz kurbanlarımızın Allah katında makbul birer kurban olabilmeleri için yapacağımız niyetimize çok çok dikkat etmeli, bu ibadetimizde sadece, et elde etme veya âdet yerini bulsun gibi, başka hiçbir niyet ve maksada gönlümüzde yer vermemeli, kurbanımızı sadece Cenab-ı Rabbimizin hoşnutluğunu kazanmak ve O'nun bize olan sonsuz nimetlerine bir şükür nişânesi olarak kesmeliyiz.
Kurban kesme ibadetini, O'nun her emrini ifa etmeye hazır olduğumuzu, çünkü niyetimiz varsa her şeyimizi O'na borçlu bulunduğumuzu fiilen ortaya koymalıyız.
Dolayısıyla, kurban keserken, aziz peygamberimizin bize öğrettiği gibi- dile getirdiğimiz şu ifadede ve okuduğumuz şu âyette bu samimi niyetimizi şöyle dile getiririz:
" Bismillahi Allahu ekber! Allah'ın adıyla, Allah en büyüktür!"
Yani, bu kurbanımı, Yüce Allah'ın adı ile O'nun adına ve sadece O'nun rızası için kesiyorum. Çünkü en yüce olan, her şeyin yaratıcısı, yaşatıcısı ve koruyucusu olan sadece O'dur. Bundan sonra da şöyle deriz:
" Allahümme minke ve leke! _Ey Allah'ım! Bu sendendir ve Senin içindir."
Bu sözlerimizle daha geniş bir ifadeyle şöyle demek istiyoruz: " Ey Rabbi'miz! Bu hayvanı Sen yarattın, onu satın alma gücünü ve imkânını bana Sen verdin: Çeşitli ihtiyaçlarımızı gidermek bu hayvanları bize itaatkâr kılan da sensin... O halde, Senin bize olan sonsuz nimetlerine bir şükür ifadesi olarak bu kurbanımı sadece Senin için, Senin rızan için kesiyor ve onu sadece Sana sunuyorum. Kabul buyur!"
Kurban ibadeti, Hanefi mezhebine göre hükmü vacib iken, diğer Şafii, Maliki ve Hanbeli mezheplerine göre ise sünnettir. Ülkemizde, genelde Hanefi ve Şafii mezhebi mensupları bulunmaktadır. Hanefi mezhebinde, hali vakti yerin olan her Müslümanın kurban kesmesi vacib iken, Şafii mezhebine göre ise, ailenin reisi mesabesinde olan birinin kurban kesmesi sünneti seniyyedir.
Kurban kesilmesi hakkında bir kısım sözde hayvan severler ileri geri konuşur iken, kurban etlerinini nasıl ve ne şekil sadaka edildiğinden mahrum kimselerdir. Bu kesimler, kurbanı, kurban kesmeyi dillerine pelesenk ederken, kimi Batı ülkelerinde stadyumlarda, sokaklarda kovalayarak cahnıraş çığlıklar içersinde hayvan katletmeyi hiç umurlarına getirmezler!..
Elhamdulillah!.. Ülkemizde kesilen kurbanlar, herkese, her kesime faydası dokunmakta, kurban sahibleri kendileri istifa ettiği gibi, hısım ve akraba, eş dost ve fakir fukara kesimleri kurban eti yemekte, öğrenci yurtları da bu güzel vacib olan bu ibadetten istifade etmektedir.
Diğer taraftan kurban derileri, sakatatları ve sair atıkları da işe yaramakta, heba edilmemektedir. Sözün burasında, şu hususa çok çok dikkat etmeliyiz!..
Resmi makamların ve Belediye makamlarının gösterdikleri, özel yerlerde kurbanlarımızı kesmeli, rast gele, köşede, bucakda kurban kesmemeliyiz. Kurban ortaklarının tamamının niyetleri Allah rızası için olmalıdır. Yani, ortaklardan birinin niyeti, sadece et yemek için olmamalıdır.
Netice olarak;
Kurban kesmede niyetimiz tamamen Allah'ın rızası için olmalıdır. Rasulullah (sav)'in " Ey insanlar! Kurban kesiniz, ondan akan kan nedeniyle Allah'tan mükâfatınızı bekleyiniz. Şüphesiz kurbanın kanı yere düştüğü zaman, kişi Allah'ın himayesine girer." ( İbni Mâce, Edâhî, 2)
Kesilen kurbanın her kılına bir sevap verildiği gibi, akıtılan kanın da taşıdığı anlam şu hadis-i şerifte belirtilmektedir: " İnsanoğlu Kurban Bayram'ın da, Allah katında kan akıtmaktan daha makbûl bir amel işlememiştir. O kesilen kurban, kıyamet günü boynuzları, kılları ve tırnakları ile Allah'ın huzuruna gelecektir. Kesilen kurbanın kanı yere düşmeden, Allah katında yüksek bir mertebeye çıkar. Artık kurbanlar hakkında gönlünüz hoşnut olsun." ( İbni Mâce, Edâhî 3, Tirmizî, Edâhî, 1)
Kurban kesme ameliyesi, İbrahimî bir duruşun ve İsmailî teslimiyetin sembolleştiği bir ibadettir. Allah yolunda infâkın, cömertliğin , fedakârlığın ve takvanın bir nişânesidir. Bizlerde, kurban keserek Allah'ımızı hoşnut etmenin ve O'na tazimde bulunmanın sevincini yaşar; Hz. İbrahim'in (as) ve Hz. İsmail'in (as)hatıralarını yâd eder, Allah'ımıza bize böyle bir ibadeti bahşettiği için sonsuz hamdü senâ ederiz.. Selam ve dua ile..
Şerafettin Özdemir


































Facebook Yorum
Yorum Yazın