Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

Mail: kursadalperen@live.nl

NEO EMPERYAL ÜSTÜNLÜK İDEOLOJİSİ!..

Üzülerek ifade etmeliyim ki, yaşamış olduğumuz dünyada emperyalist düşünceler revaçtadır. Ortalıkta fol yok, yumurta yok iken, egemen güçler, emperyaller dünyayı kana bulandırmış, hiç yere insanlar körü körüne ölmekte, hesabı sorulmayan, ne için öldüğünü, öldürüldüğünü bilmeyen, anlamayan insanların acı dolu iniltilerine, canhıraş feryatlarına şahit olmaktayız!..

Küreseel güçler, emperyal ülkeler bu gidişattan memnun, göbekleri çatlarcasına katıla katıla gülmektedirler. Örneğin, Filistin toprakları ve bilhassa Gazze şehri acımasızca yıkılmış insanlar aç ve susuz bırakılmış bir trajediyi yaşamaktadır.

Akabinde, bir İranlı Müslüman ülkenin alt yapısı çökmüş, köprüler yıkılmış, evler, binalar yerle bir edilmiş durumdadır. Emperyal üstünlük, şımarık Siyonist düşünceler elini, kolunu sallayarak kan dökmeye devam etmektedir.

Maalesef, bizim ülkemizde bile, bir kısım mezhebi ayrılık sebebiyle İran'ın daha perişan olmasını, top yekun bir teslimiyet çizgisine maruz kalmasını isteyen Sünni geçinen bezirganlarda bulunmaktadır. Sözün burasında sayın A. Müftüoğlu'nun görüşlerine yer veriyorum:

" İçersinde bulunduğumuz dönemde neo emperyal üstünlük ideolojisi adına tarihsel yalanlar, tarihsel kötülükler, tarihsel kirlilikler, barbarlıklar, canavarlıklar, işkenceler, işgaller ve her türlü ahlaksızlık meşrulaştırılmaya çalışıyor.

Paranoyak bir ideoloji olan neo-emperyal üstünlük ideolojisi için zayıfların haklarının, hukuklarının, bağımsızlıklarının hiç bir önemi yok. Neo-emperyal ideoloji İslam dünyasında her tür kötülüğe başvurabiliyor.

Neo-emperyal üstünlük ideolojisi İslam dünyasındaa Batı ve İsrail yanlısı yönetimlerin sürekliliği için, her tür kötülüğe başvurabiliyor. Neo-emperyal üstünlük ideolojisi Filistin halkına, Amerikan ve İsrail çıkarları doğrultusunda zoraki çözümler dayatıyor.

Arap-İsrail uzlaşmasını sağlayan bu ideoloji, İran'a karşı kalıcı ve etkili bir koalisyon oluşturmak istiyor. Aptallık ve ahmaklıkla malûl, cinnete dönüşmüş bir ideoloji olan neo-emperyal üstünlük ideolojisi farklı kültürleri kolaylıkla yönetebileceklerini, baskılayabiliceklerini, etkisiz hale getirebileceklerini düşünüyor." ( İktibas, Ekim 2010, say.11)

Üzülerek ifade etmeliyiim ki, son yaşanan ve yaşamakta olduğumuz İsrail-Abd ve İran kargaşası ve kirli savaşı her şeyin ayan beyan olduğunu bizlere göstermiştir.

Ülkemizde, ne acı ki, kendilerini şeyh, mürşid, tarikatçı gözünde gören birileri, hatta H. Konakçı gibi birisi sürekii İran savaşının İran milletinin mağlubiyetle bitmesini arzu edenler az değildir.

Halbu ki, Siyonist fikirler ve emeller, bu gün İran milletini çepe çevre kuşattığı gibi, yarınlarda daha kime toslayacak olmasını bilenler yok mudur?

Tüm bunlar, herkesin şahsi fikirleri olabilir, düşünceleri olabilir, ama, bizleri üzen husus, tıpkı Fetö gibi, sünni akidenin de İsrail düşüncesine, yükselmesine payanda olmasıdır.

İsrail yanlısı olmak, ne Sünniliğe, nede inanca bir etki yapamayacak, sadece ABD'ye kaçanların ekmeğine yağ sürecektir. Maalesef, Batı ülkelerinde, orada, burada boy gösteren Fetö neferleri (!) harıl harıl İslam aleyhine faaliyet gösterirken, Fetö'yu şişirirken, onun ölmüş ruhundan, düşüncelerinden istimdat umarken, bizim içimizdeki Cübbeli gibi gibi vesair sünni geçinen hurafecilere ne demeliyiz?

Aptal olmamak, saf ve beyinsiz olmamak lazımdır(!).. İsrail'in başarısı için el açarak dua etmemek lazımdır. İran milleti ile , hiç olmazsa, aramızda kıble birliği, bulunmaktadır. Beraber hac ve umre yapmaktayız. Sınır komşumuzdur. Türkiye'ye mezhebi ayrılıklar dışında bir saldırganlığı olmayacaktır.

Tüm bunların, ülkemizde tasavvuf adına, sünnilik namına anlatılması, TV.Lerde enine boşuna izah edilmesi benim gibi düşünen insanları bedbin ve dilhun etmektedir.

Netice olarak;

Açıkça üzüldüğümüz ifade tmek istiyorum. "Tipi tipi" namıyla bilinen meşhur (!) kişi, İsrail'de yetmiş bin Siyon insanının öldüğünü bangır bangır söylemektedir.

Be kardeşim!.. Şayet İsrail'de o kadar insan ölmüş olsaydı, vallahi, billahi dünyada bulunan Siyonistler ayağa kalkar, İsrail'in daha çok Gazzeli katletmesi için kollarını sıvamış olurdu.

Demek ki, " Su uyur düşman uyamaz" ata sözünden yola çıkarak şunu demek istiyorum. İsrail yetkili insanlarının Cumhur Başkanımızı aleni tehdit etmeleri, tahkir etmeleri açıkca meselenin görünen yüzüdür.

Son sözler olarak, şunu demek istiyorum: " Tasavvuf yalanları" adına yola çıkmış liderler (!), lütfen kendinize gelin, açıkça Müslümanlar aleyhine düşmanlık etmeyiniz.

Tabii ki, günümüz dünyasında " Tarikat yalanları" revaçtadır. Kılla, sakalla, cübbeyle kitleler kandırılmakta, bu yolla milyonlar vurulmaktadır. Sonunda ne olmaktadır?

Emperyal düşüncelerin ekmeğine yağ sürülmektedir!.. İran milletinin top yekun ölmesini isteyecek, İsrail ülkesinin zaferi için elleri havada, diller mezhebi ayrılıklar üzerine bedduadadır. Tabii ki, buna çılgınlık demek lazımdır.

Rabbimiz!.. Müslümanlara birlik, bütünlük ihsan eylesin!.. Selam ve dua ile...

Şerafettin Özdemir

Facebook Yorum

Yorum Yazın