ORUÇ TUTMAK, KENDİNİ TUTMAKTIR!
" Ramazan ayı öyle bir aydır ki, insanlığa rehber olan ( hidayet), bu rehberliğin apaçık belgelerini taşıyan ( beyyinât) ve hakkı batıldan ayıran (furkân) Kur'an işte bu ayda indirilmiştir: Sizden biri bu aya ulaştığında oruç tutsun; hasta ya da yolcu olan kimse de başka günlerde iade etsin! Allah sizin için kolaylık ister, sizi zora koşmak istemez; oruç günlerinin sayısını tamamlamınızı, sizi doğru yola ulaştırdığı için O'nu yüceltmenizi ister." ( Bakara sûresi, âyet 185)
Bu ayeti kerimeden yola çıkarak mevzuya girmek istiyorum:
Farsça gün manasına gelen rûze'nin Türkçeleşmişi olan oruç'un Kur'an dilindeki karşılığı savm'dır. Savm, hem " tutmak" hem de " terk etmek" anlamını ihtiva eder. Kelimenin kök manası " yeme içmeden kesilmek, ağzı kapalı olmak , içine ilave bir şey almamak"tır.
Bu vesile ile, hamdü sena olsun ki,önümüzdeki perşembe günü İnşallah! Oruca başlamış olacağız. Mübarek oruç, bizi ifrat tefrit çizgisindeki her türlü çirkinlikten koruyacak, gıybet, dedi kodu iftira nemime, suizan, lafazanlık, boşa zaman öldürme illetinden kurtulup kendimizi; ailemizi ve çoluk çocuklarımızı bu feyizli aydan istifade ettireceğiz.
Maa ailece, Kur'an okuyup , Kur'an konuşacağız. Her ferdimiz hatim devirme alışkanlıgından kurtulup,anlayarak, şuuruna ererek, emirlerini yaşayarak hatimler indireceğiz!..
Tüm geçmişlerimize dua edeceğiz!.. Lakin, okunan hatimlerini dirileri Kur'an inikılabından azami derece
de faydalanmalarını temin etmek için bu yönde hareket edeceğiz!..
Çünkü, asırlar oldu aziz Kur'an'ı anlamadan,bir alışkanlık, bir teberrük edasıyla okumuş olduk. Daha doğrusu sahabe-i kiramın yapmış olduğu eylemi yapmadık, falancaların, filancaların " aferini" almak için Kur'an okuduk.
Fakat, ümid ediyoruz ki, ehli mihrab hoca efendiler bu gidişata son verecektir.. Diyanet görevlisi bile olsa, resmi memur statüsü bile, bu geleneksel gidişattan memnun olmayan hoca efendiler artık çoğalmıştır!.. Dünkü tarihlerde, " sizin imam, bizim imam teravihi hızlı kıldırıyor" yakışıksız yarışmadan kurtulacağız!..
Bir iki sene önce idi!.. Ankara'da bir teravih namazına katılmış oldum. Sekiz rekat teravih namazı kılarak camiden ayrılan insanlar gördüm. Öylesi bir hoş görü ortamı hasıl olmuş ki, kimse kimsenin ne kadar kıldığına karışmıyor, hoş görü ile mes'eleye bakıyordu.
Bir diğer hususta şudur: Ramazan başlamadran önce, imam efendi duyurular yapıyor, hanımların teravih katılmalarını istiyordu. Halbu ki, aynı hoca efendi, hanımların cuma namaazlarına katılmaları için bir duyuruda, bir dikkat çekici tavsiiyede bulunmuyordu.
Şimdi, sormadan edemiyorum!.. Efdal olan cuma namazı kılınması mı, yoksa nafile bir ibadet olan teravih namazı mı?.. Tabii ki, farz olan cuma namazını kılmak muvafık olandır!.. Teravih namazını ister evde, ister mescidde kılınmış olsun, değişen bir husus yoktur!.. Dolayısıyla;
" Oruç tutmak kendini tutmaktır. Başımıza ne geliyorsa kendimizi tutamadığımız için gelir. Günahların kökeni, öfkesini tutamamak, şehvetini tutamamak, dilini tutamamak, vb. sebeplere dayanır.
Kişi orucu ne kadar tutarsa, oruç da onun başını dik tutar. Oruç onu kula kul olmaktan koruyan bir kalkan, kulu kul edinmekten koruyan bir akıl olur. Bu anlamıyla oruç " aç kalmak" değil " beslenmek"tir. Aç bırakılan bedendir. Bunun anlamı insanın maddi yanının " ikincil" olduğunu vurgulamaktır. Birincil olan yanı akleden, düşünen, hatırlayan, öğüt alan, inanan, değer üreten, iyiyi kötüden ayıran yanıdır." ( Kur'ani Hayat Yazıları, M. İ. Say. 21)
Netice olarak;
2026 yılı Ramazan proğramlarını yakinen takip etmekteyim. Gelişen nedir, değişen ne olacaktır kabilinden yapılacak eylemleri dikkatle izlemekteyim..
Bilhassa, TV. Proğramlarının köşe başlarına yerleşmiş profesör Nihat Hatipoğlu sanırım bu yıl emekli olmuştur.. Cübbeli cenahı salvolarına aynen devam edecektir. Yok Mehdi geldi gelecek, Gavs hazretlerii şamatası İnşaallah!.. Bir son bulacaktır!..
İnsanları din adına rehber etmek, ona tapınmak, el ve ayaklarını öpmek,. Uzattıkları ipin sahte bir ip olduğunu iyi bilmek lazımdır. Bizler, Kur'an ehli insanlar olarak kopmaz, çürümez Kur'an biliyoruz. Kur'an dışı oluşumlar, tamamen çıkara dayalı,. Menfaatlere dayalı faaliyetlerdir.
Aziz Kur'an'ıın doğum ayı olan Kadir gecesine bütün yönlerimizle hazırlanmalıyız.. Fikren, zikren Kur'anî ölçülere,. Metodlara uygun davranış içersinde bulunmalıyız.
Rabbimiz!.. Bu dileklerimizi hasıl eylesin..Selam ve dua ile..
Şerafettin Özdemir

































Facebook Yorum
Yorum Yazın